Düzenlemenin hayata geçirileceğini savunan Karakaş, 2027 yılını işaret ederken, Cumhurbaşkanı ve Çalışma Bakanı’nın da konudan haberdar olduğunu, aktüeryal ve bütçe hesaplarının yapıldığını söyledi. Karakaş, üzerinde durulan formüllerde prim günlerinin düşürülmesinin ise gündemde olmadığını ifade etti.
TGRT Haber canlı yayınında kademeli emeklilik tartışmalarını değerlendiren İsa Karakaş, düzenlemeye ilişkin beklentisini açık bir şekilde dile getirdi.
Karakaş, daha önce de kademeli emekliliğin 2027’den önce gündeme gelmesinin mümkün olmadığını söylediğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“3 yıl öncesinden çok kararlı ve emin bir şekilde mutlaka çıkacağını söyledim. 2027'den önce gelmesinin mümkün olmadığını söylemiştim. Benim izlediğim kadarıyla kesinlikle gelecek.”
“4 milyondan fazla kişiyi doğrudan etkiliyor”
Kademeli emekliliğin milyonlarca çalışanı ilgilendirdiğine dikkat çeken Karakaş, düzenlemenin yalnızca sosyal güvenlik açısından değil, siyasi açıdan da değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Karakaş, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Yani böyle bir ihtimal falan değil, bir matematiksel analiz yapıyoruz. 4 milyonu aşkın kişiyi doğrudan doğruya etkileyen bir mesele. Askerlik borçlanması meselesini de kattığınız zaman neredeyse Türkiye'de her aileyi etkiliyor. Bu anlamda yüzde 51 oy alacaksanız, emeklilikte kademeyi es geçemezsiniz. Bu bir gerçek” ifadelerini kullandı.
EYT düzenlemesinin ardından ortaya çıkan yaş farklılıklarına da değinen Karakaş, mevcut sistemdeki durumu, “38 yaşındaki bir kadın bir gün bile beklemeden emekli oldu. Ama başka bir kadın 53 yaşında EYT'den emekli oldu” sözleriyle anlattı.
Kademeli emeklilik konusunda çalışma yürüten kadınlara da değinen Karakaş, “Kadınlar o kadar önemli ki toplumda. Kadınlar bir işin ucundan tuttuğu takdirde o işin sonu gelir” dedi.
“Cumhurbaşkanının da Çalışma Bakanının da haberi var”
Kademeli emeklilik konusunda devletin üst kademelerinin bilgi sahibi olduğunu öne süren Karakaş, düzenlemeye ilişkin mali hesaplamaların da yapıldığını söyledi.
Karakaş, “Cumhurbaşkanının da haberi var bu işten. Çalışma Bakanının da haberi var. Emeklilikte kademeyle ilgili haberi olmayan kimse yok ve bununla ilgili aktüeryel ve bütçe hesapları da yapılıyor” ifadelerini kullandı.
Kademeli emekliliğin hayata geçirilmesi halinde EYT düzenlemesindeki kadar büyük ve ani bir mali yük oluşturmayacağını savunan Karakaş, bunun nedenini ise başvuruların zamana yayılacak olmasıyla açıkladı.
Karakaş, “Benim görüşüm son derece kolay olacak. EYT gibi sarsıcı olmayacak. Ne bütçeye ağır bir yük getirecek ne SGK. Neden? 2023 Mart'ta 2 milyon kişi birden başvurdu. Burada böyle bir başvuru olayı yok” değerlendirmesinde bulundu.
Prim günlerinde indirim beklenmiyor
Kademeli emeklilikte üzerinde durulan formüllere ilişkin bilgiler de paylaşan Karakaş, çalışanların beklentisinin aksine prim gün sayılarında bir indirime gidilmesinin öngörülmediğini söyledi.
Karakaş’ın aktardığına göre memurlar açısından 9 bin prim günü şartının korunması, 4/a kapsamında çalışan işçiler için ise en az 7 bin prim gününün esas alınması gündemde.
Ancak olası bir düzenlemenin yürürlüğe girmesi, kapsama giren herkesin aynı anda emekli olabileceği anlamına gelmeyecek.
Emeklilik yaşı giriş tarihine göre değişecek
Kademeli emeklilik sisteminin temelini sigortalılık başlangıç tarihine göre değişen yaş şartının oluşturacağını belirten Karakaş, tek bir emeklilik yaşının uygulanmayacağını söyledi.
Karakaş, sistemin nasıl işleyeceğine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Emeklilikte kademede bir anda emeklilik değil, 99 Eylül 2000 arasında girenler yaş skalası farklı olacak. 2001, 2002... bunların emeklilik yaşı farklı olacak. Standart tek bir yaş olmayacak. Vatandaşlarımız yanlış anlıyor, 'kademe çıktığı anda ben hemen emekli olacağım' gibi bir durum yok. Sadece sigortalı işe giriş tarihiniz ne kadar eskiyse emeklilik yaşınız o kadar büyük avantaj olacak.”
Karakaş’ın açıklamalarına göre olası düzenlemede sigorta başlangıç tarihi eski olanlara daha düşük yaş şartı uygulanması, sonraki yıllarda sigortalı olanlarda ise emeklilik yaşının kademeli olarak yükselmesi öngörülüyor.




