Prof. Dr. İrfan Koca, dirseğin dış kısmında görülen ağrı, kavrama güçlüğü ve el bileğini kullanırken artan şikâyetlerin halk arasında "tenisçi dirseği" olarak bilinen lateral epikondilopatinin belirtisi olabileceğini vurguladı. Bu sorunun yalnızca sporcularda değil, el ve bileğini yoğun kullanan her bireyde ortaya çıkabileceğini belirtti.

Ciltteki Kahverengi Lekeler Sanıldığı Gibi Olmayabilir
Ciltteki Kahverengi Lekeler Sanıldığı Gibi Olmayabilir
İçeriği Görüntüle

Tedavide İlk Adım Yükü Azaltmak

Prof. Dr. İrfan Koca, tedavinin başlangıcında aktivite düzenlemesi, istirahat ve dirseklik kullanımının önemine değindi. Hastanın durumuna göre sıcak-soğuk uygulamalar, elektroterapi ve fizik tedavi programlarının eklenebileceğini ifade eden Koca; manuel tedavi, egzersiz, kuru iğneleme, kinezyolojik bantlama, proloterapi, PRP ve kök hücre temelli yöntemlerin de değerlendirilebileceğini kaydetti.

Ameliyat İzleri Biyomekaniği Etkiliyor

Tedavide sadece ağrılı bölgeye odaklanmanın yetersiz kalabileceğini belirten Prof. Dr. Koca, vücuttaki eski ameliyat izleri ve skar dokularının da incelenmesi gerektiğini söyledi. Bu izlerin fasya gerginliğine yol açarak vücudun yük dağılımını bozabileceğini, bu nedenle skar dokularının gevşetilmesinin tedavinin bir parçası olduğunu aktardı.

Kortizon Enjeksiyonu İlk Seçenek Olmamalı

Steroid enjeksiyonlarının geçici bir rahatlama sağladığına dikkat çeken Koca, kortizonun ilk aşamada rutin olarak tercih edilmemesi gerektiğini vurguladı. Ağrının azalmasının tendonun iyileştiği anlamına gelmediğini hatırlatan Prof. Dr. Koca, asıl amacın ağrıyı geçici olarak susturmak değil, dirseğin fonksiyonel ve sağlıklı kullanımını yeniden sağlamak olduğunu dile getirdi.

Kaynak: İHA