Yılmaz, özellikle ağır engelli çocuğu bulunan annelere sağlanan erken emeklilik imkanına dikkat çekerek, emeklilik koşullarının kişinin sigorta geçmişine göre değiştiğini belirtti.
İLKHA mikrofonuna konuşan Yılmaz, annelerin emeklilik haklarından yararlanabilmesi için sigorta başlangıç tarihi, sigorta statüsü ve prim gününün belirleyici olduğunu ifade etti.
Annelerin emeklilik şartları değişiyor
Annelerin emeklilik koşullarının sigortalılık durumuna göre farklılık gösterdiğini belirten Yılmaz, SSK (4A) kapsamında çalışanlarda sigorta başlangıcı, prim günü ve yaş şartlarının; Bağ-Kur (4B) kapsamında sigortalı olanlarda ise başlangıç tarihi, prim günü ve yaş koşullarının dikkate alındığını söyledi.
Memurların (4C) emeklilik şartlarında da göreve başlama tarihi ve tabi olunan mevzuatın belirleyici olduğunu kaydeden Yılmaz, bütün anneler için geçerli tek bir yaş veya prim şartı bulunmadığını vurguladı.
Yılmaz, 1 Mayıs 2008 sonrasında ilk kez 4A kapsamında sigortalı olanlar için normal emeklilikte genel olarak 7 bin 200 prim günü şartının uygulandığını belirtti. Yaş şartının ise primlerin tamamlandığı tarihe ve yürürlükteki kurallara göre değişebildiğini ifade etti. Daha önce sigortalı olanlar ve EYT kapsamına girebilecek kişiler için farklı hükümlerin geçerli olabileceğini hatırlattı.
Doğum borçlanmasıyla 6 yıla kadar süre kazanılabiliyor
Çalışan annelerin doğum borçlanması hakkına ilişkin bilgi veren Yılmaz, belirli koşulların sağlanması halinde en fazla üç doğum için, her doğumda iki yılı aşmamak üzere toplam 6 yıla, yani 2 bin 160 güne kadar borçlanma yapılabildiğini söyledi.
Doğum borçlanması için doğumdan önce sigortalılık şartının yerine getirilmiş olması ve borçlanılacak doğum sonrası dönemde ilgili süreler için prim ödenmemiş olması gerektiğini belirten Yılmaz, çocuğun yaşaması şartına da dikkat çekti. Çocuğun vefatı halinde ise vefat tarihine kadar olan sürenin değerlendirmeye alınabileceğini ifade etti.
Uygun şartların sağlanması durumunda SSK, Bağ-Kur ve memur statüsündeki kadın sigortalılar için de doğum borçlanmasının değerlendirilebileceğini aktaran Yılmaz, bu uygulamanın çoğunlukla prim gününü artırdığını, ancak her durumda emeklilik yaşını düşürmediğini kaydetti.
Başvuruların e-Devlet üzerinden veya ilgili Sosyal Güvenlik Kurumu birimlerine yapılabileceğini belirten Yılmaz, borçlanmanın emeklilik tarihine etkisinin kişinin sigorta geçmişine bağlı olduğunu vurguladı.
Ağır engelli çocuğu bulunan annelere yaş indirimi
Yılmaz, başkasının sürekli bakımına muhtaç derecede ağır engelli çocuğu bulunan kadın sigortalılar için özel bir erken emeklilik düzenlemesi bulunduğunu hatırlattı.
Bu kapsamda, 1 Ekim 2008 sonrasında geçen ve mevzuata göre uygun bulunan prim ödeme günlerinin dörtte birinin toplam prim gününe eklendiğini belirten Yılmaz, eklenen sürenin emeklilik yaşından da indirildiğini söyledi.
Yılmaz, söz konusu uygulamaya örnek olarak, şartları karşılayan 4 bin günlük süre için bin gün ilave hesaplanabileceğini ifade etti. Ancak bu haktan yararlanmak için çocuğun bakım ihtiyacının ve diğer koşulların ilgili mevzuata uygun biçimde belgelenmesi gerektiğini vurguladı. Her engelli çocuğu bulunan annenin otomatik olarak bu haktan yararlanamayacağını da sözlerine ekledi.
Erken emeklilikte başka hangi imkanlar var?
Erken emeklilikte etkili olabilecek diğer uygulamalara da değinen Yılmaz, sigorta başlangıcı ve diğer koşulların uygun olması halinde EYT kapsamında yaş şartı aranmadan emekliliğin mümkün olabileceğini belirtti.
Malulen emeklilikte genel olarak SGK tarafından en az yüzde 60 çalışma gücü kaybının kabul edilmesi ve en az bin 800 gün prim gibi koşulların arandığını ifade eden Yılmaz, sigortalılık süresi ve istisnaların ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Kişinin kendi engellilik veya çalışma gücü kaybı durumuna göre farklı emeklilik şartlarının uygulanabildiğini belirten Yılmaz, kanunda sayılan bazı işlerde çalışanlara yıpranma payı kapsamında ilave hizmet süresi ve yaş indirimi sağlanabildiğini söyledi.
Doğum, askerlik ve mevzuatta belirtilen bazı sürelerin borçlanılmasının da prim gününü, bazı durumlarda ise emeklilik tarihini etkileyebildiğini aktaran Yılmaz, kısmi emeklilikte sigorta başlangıcı ve statüye göre daha düşük prim günüyle emekliliğin mümkün olabileceğini, ancak farklı yaş veya sigortalılık süresi şartlarının uygulanabildiğini belirtti.
Emeklilik hesabında hangi bilgiler gerekiyor?
Yılmaz, kişiye özel emeklilik değerlendirmesi yapılabilmesi için doğum yılı, sigorta statüsü, ilk sigorta başlangıç tarihi ve toplam prim günü bilgilerinin gerekli olduğunu söyledi.
Çocuk sayısı ve doğum tarihleri, doğum sonrası çalışılmayan süreler ile varsa ağır engelli çocuğun bakımına veya kişinin kendi engellilik durumuna ilişkin resmi belgelerin de değerlendirmede önem taşıdığını ifade etti.
Çalışan annelerin analık izni, emzirme ödeneği, ücretsiz izin, yarı zamanlı çalışma, süt izni ve iş yerinde ayrımcılığa karşı korunma gibi sosyal haklarının da bulunduğunu hatırlatan Yılmaz, emeklilik imkanlarının kişisel sigorta kayıtları ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.




