Araştırma kuruluşları, sektörün net kârında geçen yılın aynı dönemine ve ikinci çeyreğe kıyasla düşüş öngörüyor.
Bankaların üçüncü çeyrek bilanço dönemi, 27 Ekim'de Akbank ile başlayacak. Analistlerin değerlendirmelerine göre sektörde net kârın yıllık bazda yaklaşık yüzde 7, ikinci çeyreğe göre ise yüzde 4 gerilemesi bekleniyor.
Deniz Yatırım: Net kârda düşüş beklentisi
Deniz Yatırım, araştırma kapsamındaki bankaların toplam net kârının üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 5, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 7 azalacağını tahmin ediyor.
Kurumun beklentilerine göre özel bankalar ile kamu bankalarının net kârında çeyreklik bazda yüzde 4 düşüş yaşanacak. Yıllık bazda ise özel bankaların net kârında yüzde 13 gerileme, kamu bankalarında yüzde 15 artış öngörülüyor.
Üçüncü çeyrekte Türk lirası kredilerde orta tek haneli büyüme beklenirken yabancı para kredilerindeki artışın sınırlı kalacağı değerlendiriliyor. Yerli özel bankalarda TL kredi büyümesinin düşük tek haneli seviyelerde kalması, sektör genelindeki büyümenin ise yabancı ve kamu bankalarının öncülüğünde gerçekleşmesi bekleniyor.
Kredi kalitesindeki bozulmanın ikinci çeyrekte başlayan eğilimini sürdürdüğüne dikkat çekilirken fonlama maliyetlerindeki gerilemenin kârlılığa kısmen olumlu yansıması bekleniyor. Mevduat maliyetlerindeki düşüşle TL faiz makaslarında genişleme ve net faiz marjında iyileşme öngörülüyor.
Net ücret ve komisyon gelirlerinde artış devam etse de kredi büyümesindeki yavaşlama bu artışın hızını sınırlıyor. Operasyonel giderlerde enflasyonun hafif üzerinde artış beklenirken takipteki kredi oranındaki yükselişin karşılık giderlerini artırarak kârlılığı baskılayacağı tahmin ediliyor.
Garanti BBVA Yatırım'dan yüzde 10 daralma tahmini
Garanti BBVA Yatırım, analiz kapsamındaki bankaların net kârında çeyreklik bazda yüzde 10 düşüş bekliyor.
Kredi-mevduat makasında yaklaşık 250 baz puanlık artış yaşanmasına rağmen yükselen swap maliyetlerinin net faiz marjlarını baskıladığı belirtiliyor. Kredi büyümesinin zayıf seyretmesi de komisyon gelirlerindeki artışı sınırlayan unsurlar arasında yer alıyor.
Fonlama maliyetlerindeki normalleşmenin üçüncü çeyrek sonuçlarına kısmen yansıdığı değerlendirilirken artan takipteki alacaklar nedeniyle yükselen karşılık giderlerinin sektörün temel sorunlarından biri olmaya devam ettiği ifade ediliyor.
Ekim ayında piyasada beklenen faiz indiriminin etkisiyle dördüncü çeyrekte bankaların net faiz marjlarında belirgin bir toparlanma yaşanabileceği öngörülüyor. Buna karşın kurum, risk maliyetleri konusunda temkinli yaklaşımını sürdürüyor.
Ak Yatırım: Sorunlu kredilerde artış
Ak Yatırım, başlangıçtaki beklentilerin aksine bankacılık sektöründe kârlılığın yatay kalabileceğini belirtiyor. Kurum, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının normalleşme adımlarının net faiz marjına etkisinin sınırlı kaldığına dikkat çekiyor.
Rapora göre bankacılık sistemindeki sorunlu kredi hacmi, üçüncü çeyrekte ikinci çeyreğe kıyasla yüzde 50'nin üzerinde arttı. Sorunlu kredilerdeki artış 145 milyar liraya ulaşırken toplam hacim 917 milyar liraya yükseldi.
Özellikle kamu bankalarının sorunlu kredilerindeki artışın belirgin olduğu belirtiliyor. Sektör genelinde kredi risk maliyetinin de 20-50 baz puan yükselerek ortalama 300 baz puana yaklaştığı ifade ediliyor.
Temmuz ayında yapılan personel maaşı düzenlemeleri de banka kârlarını baskılayan unsurlar arasında gösteriliyor.
Gedik Yatırım'dan zayıf üçüncü çeyrek değerlendirmesi
Gedik Yatırım, bankacılık sektörünün üçüncü çeyreği zayıf geçirdiği görüşünde. Kurum, net faiz marjları üzerindeki baskının sürmesini ve risk maliyetlerindeki artışı kârlılıktaki gerilemenin temel nedenleri olarak sıralıyor.
Analistler, araştırma kapsamındaki bankaların net kârının üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 4, yıllık bazda ise yüzde 6 düşmesini bekliyor.
Dördüncü çeyrekte ise ağustos ayında başlayan normalleşmenin kredi-mevduat makası üzerindeki etkilerinin daha belirgin hissedilebileceği değerlendiriliyor.




