Tip 2 diyabet ve kronik böbrek hastalığı bulunan kişilerde kullanılan semaglutid etken maddeli ilaçların böbrek sağlığı üzerindeki etkileri yeni bir araştırmayla incelendi. Nature Medicine dergisinde yayımlanan REMODEL çalışmasında, ilacın böbrek damar direncini azaltabileceği ve dokularda sertleşmeye yol açan fibrozis sürecini etkileyebileceği yönünde bulgular elde edildi. Araştırmayı değerlendiren Medicana International İzmir Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Sinan Erten, sonuçların önemli olduğunu ancak ilacın böbreklerdeki hasarı doğrudan iyileştirdiği şeklinde yorumlanmaması gerektiğini vurguladı.
106 Hasta Bir Yıl Boyunca Takip Edildi
REMODEL araştırmasında tip 2 diyabet ve kronik böbrek hastalığı bulunan 106 kişi, 52 hafta boyunca takip edildi. Katılımcıların bir bölümüne haftada 1 mg semaglutid uygulanırken diğer gruba plasebo verildi.
Araştırma süresince gelişmiş MR görüntüleme yöntemleri, böbrek biyopsileri ve moleküler incelemeler kullanıldı. Elde edilen bulgular, semaglutidin böbreklerdeki damar direnci, damar hücrelerinin yapısı ve fibrozisle ilişkili biyolojik süreçler üzerinde olumlu etkileri olabileceğine işaret etti.
Böbrek Hasarını Geri Çevirdiği Kanıtlanmadı
Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Dr. Sinan Erten, elde edilen verilerin ilacın etki mekanizmasını anlamaya katkı sağladığını ancak kesin sonuçlara ulaşmak için yeterli olmadığını belirtti.
Erten, "REMODEL, semaglutidin böbrek koruyucu etkisinin damar direnci, endotel sağlığı ve fibrozis üzerinden gelişebileceğini destekliyor; ancak bu mekanizmaları kesin olarak kanıtlamıyor. En kritik nokta, çalışmanın birincil sonlanımlarının anlamlı çıkmaması. Çalışmanın sonuçlarından semaglutidin direkt böbrekteki fibrozisi gerilettiği, böbreğin süzme fonksiyonunu artırdığı sonucunu çıkarmamak gerekiyor. Bu ilacın zayıflatıcı ve şekeri düşürücü etkilerinin de bu parametrelere olumlu katkısı vardır" diye konuştu.
Böbrek Riskinde Yüzde 24 Azalma
Semaglutidin klinik etkilerine ilişkin daha güçlü kanıtların FLOW araştırmasından elde edildiğini belirten Erten, bu çalışmada 3 bin 533 hastanın ortalama 3-4 yıl boyunca izlendiğini aktardı.
Araştırmada böbrek yetmezliği, böbreğin süzme kapasitesinde yüzde 50 veya daha fazla azalma ve böbrek ya da kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm gibi sonuçların birlikte değerlendirildiği riskte yüzde 24 oranında nispi düşüş tespit edildi.
Erten, "Bir başka çalışmada klinik karar açısından asıl güçlü dayanak FLOW araştırmasıdır. 3 bin 533 hastada, ortalama 3-4 yıllık takip sürecinde; böbrek yetmezliği, süzme kapasitesinde yüzde 50 veya daha fazla kayıp yaşanması ya da böbrek ve kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm gibi bileşik risklerde yüzde 24 oranında nispi bir azalma sağlandığı gösterildi. Üstelik sadece böbreğe özgü durumlarda da doğrudan fayda gözlendi. Bu nedenle REMODEL'i, FLOW çalışmasında görülen bu klinik yararın arka planındaki biyolojik sebepleri güçlendiren bir araştırma olarak değerlendiririm. ‘Semaglutid böbrek sertleşmesini geri çeviriyor' veya ‘tüm kronik böbrek hastalıklarında aynı yararı sağlar' yorumlarını yapmak için henüz erken, daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır" açıklamasını kaydetti.
Uzman Kontrolü Olmadan Kullanılmamalı
Bilimsel çalışmaların diyabet ve kronik böbrek hastaları açısından önemli gelişmeler sunduğunu belirten Erten, tedavinin her hastada aynı sonuçları vermeyebileceğine dikkat çekti.
Hastaların böbrek hastalığının evresi, metabolik özellikleri ve genel sağlık durumunun tedavi seçiminde belirleyici olduğunu ifade eden Erten, semaglutid ve diğer böbrek koruyucu ilaçların nefroloji ve endokrinoloji uzmanlarının değerlendirmesi doğrultusunda kullanılması gerektiğini vurguladı.




