Bilecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Kutay Can Çamlıca, özellikle 40 yaşından önce başlayan ve 3 aydan uzun süren bel ve sırt ağrılarının ankilozan spondilit belirtisi olabileceğini belirterek erken tanının önemine dikkat çekti. İstirahatle geçmeyen, hareket ettikçe azalan ağrıların yanı sıra uzun süren sabah tutukluğu ve gece uykudan uyandıran ağrıların da hastalık açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Ankilozan spondilitin özellikle omurga ve leğen kemiği çevresindeki eklemleri etkileyen kronik, iltihaplı bir romatizmal hastalık olduğunu ifade eden Çamlıca, hastalığın genellikle genç yaşlarda başladığını kaydetti. Erken tanı ve uygun tedavi uygulanmadığında omurga hareketlerinde kısıtlılığa ve yaşam kalitesinde düşüşe yol açabileceğini belirten Çamlıca, belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Üç aydan uzun süren ağrılar önem taşıyor
Ankilozan spondilitin belirtilerine ilişkin bilgi veren Çamlıca, özellikle genç erişkinlik döneminde başlayan ve 3 aydan uzun süren bel veya sırt ağrılarının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
İstirahatle geçmeyen, hareketle azalan bel ve sırt ağrıları, 30 dakikadan uzun süren sabah tutukluğu, gece uykudan uyandıran ağrı, kalça veya topuk bölgesinde ağrı ile diğer eklemlerde görülen ağrı ve şişliğin hastalık açısından değerlendirilmesi gereken belirtiler arasında bulunduğunu aktaran Çamlıca, kesin tanının hekim değerlendirmesi sonucunda konulabileceğini belirtti.

Düzenli egzersiz ve tedavi takibi önemli
Eklem ve omurga sağlığının korunmasında hareketli yaşamın önemine değinen Çamlıca, yaşa ve sağlık durumuna uygun fiziksel aktivitelerin düzenli yapılmasını, uzun süre aynı pozisyonda kalınmamasını ve sağlıklı vücut ağırlığının korunmasını önerdi.
Ankilozan spondilit tanısı alan kişilerin hekim veya fizyoterapist tarafından önerilen egzersizleri düzenli yapmaları ve gerekli fizik tedavi uygulamalarını sürdürmeleri gerektiğini belirten Çamlıca, tedavinin hastanın durumuna göre planlandığını ifade etti. Tedavinin ilaçların yanı sıra egzersiz, fizik tedavi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını da içerebildiğini kaydeden Çamlıca, ilaçların doktor önerisi olmadan bırakılmaması veya değiştirilmemesi ve düzenli kontrollerin aksatılmaması gerektiğini vurguladı.
Çamlıca, özellikle genç yaşta başlayan, istirahatle geçmeyen ve hareketle azalan bel veya sırt ağrısı yaşayan kişilerin sağlık kuruluşlarına başvurmalarının önemine dikkat çekerek erken tanı, uygun tedavi ve düzenli hareketin eklem ve omurga sağlığının korunmasına katkı sağladığını belirtti.




