Gaziantep’te Antep fıstığı hasadının tamamlanmasının ardından üreticilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar giderek derinleşiyor. Rekoltenin düşük olduğu sezonda fiyatların yükselmesi beklenirken piyasada tam tersi bir tablo ortaya çıktı. Kısa süre önce 690 liradan işlem gören fıstığın fiyatı 630 liraya kadar gerilemesine rağmen ürünlere alıcı bulunamıyor. Satış yapamayan çiftçiler, kredi borçlarını ödemekte ve yeni sezonun hazırlıkları için gerekli kaynağı oluşturmakta güçlük çekiyor. Ziraat Mühendisi ve Antep fıstığı üreticisi Cindo Bozkaya, ithal ürünlerin yerli fıstığa yönelik talebi azalttığını belirterek yaşanan sorunların gelecek yılın üretim miktarını ve kalitesini de etkileyebileceği uyarısında bulundu.

Fiyat Geriledi, Piyasa Hareketlenmedi

Cindo Bozkaya

Hasat döneminin üreticilerin beklentilerini karşılamadığını belirten Bozkaya, ürün miktarının az olmasına rağmen fiyatların düşmeye devam ettiğini söyledi. Piyasadaki durgunluğun çiftçileri zor durumda bıraktığını ifade eden Bozkaya, “Antep fıstığında bu sezon geçen yıla göre daha kötü geçti. Fiyatların biraz yükselmesi beklenirken tam tersine gerilemeye başladı. Mesela 20 gün önce 690 liradan sattığınız bir ürüne iki hafta önce 660 lira dediler, satılmadı. Ardından 640 liraya düştü, şimdi ise 630 lira. Ancak 630 liraya bile müşteri yok. Zaten rekolte de düşüktü, ürünün az olduğu bir yıldı. Üstüne bir de şu anda alıcı yok.” dedi.

Üreticinin Elinde Ürün Kaldı

Fıstık piyasasındaki durgunluğun yalnızca küçük üreticileri değil, sektörde faaliyet gösteren farklı kesimleri de etkilediğini dile getiren Bozkaya, kendi ürününü de yaklaşık bir aydır satamadığını anlattı. Bozkaya, “Benim kendi fıstığım var, ben de satamıyorum. Bir aydır satılmasını bekliyorum. Komisyoncu da benim ürünümü satamıyor. Çiftçi de aynı durumda. Yani ciddi bir mağduriyet söz konusu.” diye konuştu.

İthal Fıstık Yerli Üreticiyi Zorluyor

Piyasadaki talep düşüklüğünün nedenlerinden birinin ithal ürünler olduğunu savunan Bozkaya, yurt dışından gelen fıstığın daha düşük fiyatlarla satılmasının yerli üreticinin rekabet gücünü olumsuz etkilediğini belirtti. Bozkaya, “Dışarıdan ithal ürünlerin geldiğini söylüyorlar, İthal ürünlerin fiyatları çok düşük olduğu için yerli ürüne pek rağbet olmuyor. Yani alıcısı yok.” ifadelerini kullandı.

Gaziantep’te Fıstık Tezgahlara Indi4

Kredi Borçları ve Üretim Giderleri Birikti

Antep fıstığını satamayan çiftçilerin bankalara ve tarımsal girdi tedarikçilerine olan borçlarını ödemekte zorlandığını aktaran Bozkaya, yaşanan sıkıntıların tarımsal faaliyetlerin devamlılığını da tehlikeye attığını söyledi. Zirai ilaç bayiliği de yaptığını belirten Bozkaya, çiftçilere sezonluk ödeme kolaylığı sağladıklarını ancak tahsilatlarda ciddi sorunlar yaşandığını ifade etti. Bozkaya, “Çiftçinin zaten borcu var. Benim aynı zamanda zirai ilaç bayim de var. Biz de çiftçilere sezondan sezona ödeme yapmaları için ürün veriyoruz. Geçen gün arkadaşlarla konuştuk, tahsilatlarımızı yapamıyoruz. Bu insanların kredi borçları var. Ziraat Bankası'ndan kullandıkları kredilerin ödeme zamanı geldi, ancak ödeyemeyecekler. Şimdi bahçelerini sürmeye başlayacaklar. Mazot fiyatları zaten aldı başını gitti. Mazot alamayacaklar. Gübre sezonu da yaklaşıyor. Taban gübresi almaları gerekiyor ancak alıp alamayacakları meçhul. Yani ciddi bir sıkıntı var. Çiftçiler şu anda krizin en ağır dönemini yaşıyor.” dedi.

Gelecek Yılın Mahsulü de Risk Altında

Üreticilerin yaşadığı gelir kaybının yalnızca mevcut sezonla sınırlı kalmayacağını vurgulayan Bozkaya, bahçelerde gerekli bakım ve gübreleme çalışmalarının yapılamaması halinde gelecek yıl ürün kalitesinde düşüş yaşanabileceğine dikkat çekti. Antep fıstığında gelecek sezonun yüksek verim beklenen bir dönem olduğunu belirten Bozkaya, “Bu şekilde devam ederse önümüzdeki sezonu da olumsuz etkileyecek. Önümüzdeki sezon var yılı, mahsul de çok iyi görünüyor. Ancak bahçelerin bakımını yapamadığınız zaman bir sonraki yılın verimini de düşüreceksiniz. Çünkü insanların elinde kaynak olmayınca gerekli bakımı yapamayacaklar. Mesela iç dolgusunun 420-440 seviyelerinde olması gerekirken belki 300-370 seviyelerinde kalacak. Çünkü yeterli potasyumu vermediğinizde meyve olgunluğa erişemeyecek, içi yeterince dolmayacak. Bu da kaliteyi düşürecek. Rekolte yüksek gibi görünecek ama bu sefer kalitesiz bir ürün ortaya çıkacak.” şeklinde konuştu.

Kasım ayında 40 bin TL ikramiye ödenecek
Kasım ayında 40 bin TL ikramiye ödenecek
İçeriği Görüntüle

Üreticiler İçin Destek Çağrısı

Çiftçilerin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunların çözümü için kamu desteğine ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Bozkaya, kredi ödemelerinde kolaylık sağlanması ve ithalat politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Bozkaya, “Burada devletin bir şekilde destek sağlaması gerekiyor. Ya krediler konusunda bir kolaylık sağlanmalı ya da ithalat bir an önce durdurulmalı. Çiftçiye destek verilmesi gerekiyor. Bir şekilde çiftçinin içinde bulunduğu durumun göz önünde bulundurulması lazım.” ifadelerine yer verdi.

Fıstık-20

Fıstık Yerine Zeytin Yetiştirmeyi Düşünüyor

Antep fıstığı üretiminde yaşanan belirsizliğin kendi yatırım kararlarını da etkilediğini anlatan Bozkaya, riskleri azaltmak amacıyla farklı tarımsal ürünlere yönelmeyi değerlendirdiğini söyledi. Son yıllarda binlerce fıstık fidanı dikmesine rağmen yeni yatırımlar konusunda tereddüt yaşadığını belirten Bozkaya, “Aksi takdirde ben mesela son dört yılda 4 bin Antep fıstığı fidanı diktim. Bu yıl da 2 bin tane dikeceğim ama artık Antep fıstığı dikmekten vazgeçmeye başladım. Antep fıstığı yerine Nizip yağlık zeytini dikmeyi düşünüyorum. En azından riski azaltmak istiyorum. Birisi olmazsa diğeri olsun diye düşünüyorum. Bir kısmını zeytine dönüştüreceğim. Kendimce üretmeye devam ediyorum ama ben de bocalıyorum. Bir Antep fıstığı üretimi dışında başka bir iş yapmama, ziraat mühendisi olmama rağmen bu sıkıntıları yaşıyorum. Çiftçilerin çoğunun tek geçim kaynağı Antep fıstığı. O da olmayınca Allah yardımcıları olsun demekten başka bir şey gelmiyor elimizden.” ifadelerini kullandı.

Köy Köy Gezerek Ücretsiz Analiz Yapacak

Çiftçilerin artan maliyetler karşısında daha bilinçli gübreleme yapabilmesi için kendi imkânlarıyla çalışma başlatacağını açıklayan Bozkaya, köylerde ücretsiz toprak numunesi alarak analiz yaptırmayı planladığını belirtti. Bu çalışmayla üreticilerin gereksiz gübre kullanımının önüne geçmeyi ve tarımsal giderlerini azaltmayı amaçladığını söyleyen Bozkaya, “Ben bir ziraat mühendisi olarak vicdanen onlara destek olmak için toprak analizi yaptıracağım. Birçok köyde de çiftçilerle konuştum. Bu aydan itibaren köylere gidip çiftçilerden ücretsiz olarak toprak numuneleri alacağım ve analizlerini yaptıracağım. Böylece maliyetlerini biraz olsun düşürebilirim diye düşünüyorum. En azından kafalarına göre gübre atmasınlar, analiz sonuçlarına göre gübreleme yapsınlar istiyorum. Kendi çabamla böyle bir katkı sağlamayı düşünüyorum. Ama bu sorunun çözümünde asıl sorumluluk devlete düşüyor. Devletin mutlaka el atması gerekiyor.” dedi.

Kaynak: Hatice Zengin