Raporda Yükseköğretim Kurulunun (YÖK) hantal ve atıl bir yapıya dönüştüğü, rektör atamalarında liyakatin göz ardı edildiği ve üniversitelerdeki akademisyenlerin süreçlerin dışında bırakıldığı yönündeki tespitler öne çıktı.

Gaziantep Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Ali Gür de rapordaki değerlendirmelere ilişkin açıklamalarda bulunarak, özellikle rektör atamalarında liyakat ve üniversite bileşenlerinin sürece dahil edilmesi gerektiğini savundu.

“Liyakat yerine sadakat ön plana çıkarılıyor”

Uzun yıllar YÖK Yürütme Kurulu Üyeliği yapan Prof. Dr. Ömer Açıkgöz’ün yükseköğretim alanındaki sorunlara ilişkin değerlendirmelerinin önemli olduğunu belirten Gür, üniversitelerde akademisyenlerin devre dışı bırakılmasının ciddi sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Gür, “Özellikle YÖK’ün hantal ve atıl olduğu, rektör atamalarında liyakatin göz ardı edildiği ve üniversitedeki akademisyenlerin tamamen devre dışı bırakıldığı vurgusu önemli. Bu durum başta akademisyenler olmak üzere üniversite çalışanlarını değersizleştirmekte ve motivasyonlarını yok etmektedir” dedi.

Üniversitelerde paydaşların aktif rol aldığı seçim sisteminin yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini ifade eden Gür, liyakat yerine sadakatin öne çıkarılmasının yeni tartışmaları beraberinde getirdiğini belirtti.

“Sadakatin ölçüsü nedir?”

Gür, açıklamasında “sadakat” kavramını da sorguladı. “Neye sadakat? Kime sadakat? Sadakatin ölçüsü nedir?” diye soran Gür, üniversite yönetimlerinin yerel siyasete yaklaşımını eleştirdi.

Gür, “Yerel siyasete ram olmak mıdır? Sadakat gösterisi, yapılan hukuksuzluk ve usulsüzlüklere koruyucu kalkan mıdır?” ifadelerini kullandı.

“Suskun üniversiteler topluma fayda veremez”

Van Gölü Derneği’nde Birlik Mesajı
Van Gölü Derneği’nde Birlik Mesajı
İçeriği Görüntüle

Üniversitelerin toplumların öncü dinamiklerinden biri olduğunu belirten Gür, üniversitelerin suskunluğa mahkum edilmesinin hem kurumlara hem de topluma zarar vereceğini söyledi.

Gür, liyakatli ve üniversitesini önceleyen yöneticileri ayrı tuttuğunu belirterek, bazı rektörlerin üniversiteyle aidiyet kurmak ve çalışanlarını motive etmek yerine yerel siyasete yakın durmayı tercih ettiğini savundu.

“Uzaktan yönetim modeli” eleştirisi

Üniversite yönetimlerine ilişkin eleştirilerini sürdüren Gür, bazı yöneticilerin siyasete güvenerek hareket ettiğini ve bunun üniversitelerde yönetim boşluğuna neden olduğunu ileri sürdü.

Gür, “Hatta siyasete sırtını yaslayan ve bana bir şey olmaz diyen bazıları geçmişte olduğu gibi uzaktan eğitim modeline benzer uzaktan yönetim modelini benimsemişlerdir. Bu durum da üniversitelerde yönetim boşluğuna yol açmaktadır” dedi.

Kaynak: Haber merkezi