Çankırı’da yerin 150 metre altındaki tuz mağarasında terapi gören 60 yaşındaki Yasemin Şahin, yıllardır mücadele ettiği astım hastalığı nedeniyle yaşadığı zorlukların ardından günlük yaşamında rahatlama yaşadığını söyledi. Koronavirüs nedeniyle üç ay yoğun bakımda kaldığını ve bir yıl yatağa bağımlı yaşadığını anlatan Şahin, artık eşiyle alışverişe çıkabildiğini ve yürüyüş yapabildiğini belirtti.
Çankırı’da Hititler döneminden bu yana tuz elde edilen ve “Yer Altı Tuz Şehri” olarak bilinen mağara, astım ve Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) bulunan hastalara yönelik terapi çalışmalarına ev sahipliği yapıyor. Çankırı Valiliği koordinasyonunda yürütülen “Daha Güçlü Bir Nefes Projesi” kapsamında hastalara tuz mağarasında solunum terapileri uygulanıyor.
“Bir sene boyunca yatalak kaldım”
25 yıldır ağır astımla mücadele ettiğini anlatan Yasemin Şahin, koronavirüse yakalanmasının ardından sağlık durumunun daha da kötüleştiğini söyledi. Üç ay yoğun bakımda kaldığını belirten Şahin, hastaneden çıktıktan sonra bir yıl boyunca yatağa bağımlı yaşadığını ve oksijen seviyesinin 80’in üzerine çıkmadığını ifade etti.
Tuz mağarasını duyduktan sonra terapiye başladığını anlatan Şahin, ilk seanstan itibaren rahatlama hissettiğini belirterek, “Hiç yürüyemeyen ben, burada hem nefesimi dengeledim hem oksijen seviyemi yükselttim hem de yürüme kapasitemi geri kazandım” dedi.
Daha önce markete ve pazara gidemediğini, evden dışarı çıkamadığını aktaran Şahin, terapi sürecinin ardından günlük işlerini daha rahat yapabildiğini dile getirdi. Şahin, artık eşiyle alışverişe çıktığını, gezdiğini ve yürüyüş yapabildiğini söyledi.
Mağarada saatler süren solunum terapisi
Projede görev yapan Dr. Tuba Öztürk Haliloğlu, tuz tedavisinin mağarada uygulanan speleoterapi ve tuz odasında uygulanan haloterapi olmak üzere iki farklı uygulamadan oluştuğunu belirtti.
Tedavide amaçlarının solunumu kolaylaştırmak, hastaların efor kapasitesini artırmak ve günlük yaşamlarını kolaylaştırmak olduğunu ifade eden Haliloğlu, hastalara solunum egzersizleri de öğretildiğini kaydetti.
Haliloğlu, tuz odasındaki seansların ortalama 20-30 dakika sürdüğünü, tuz mağarasında ise hastanın durumuna göre 4 ila 5 saatlik solunum terapileri uygulandığını söyledi.
“Hastalarda rahatlama gözlemliyoruz”
Yasemin Şahin’in tedavi sürecinde akciğerlerindeki balgam ve sıkışıklık şikâyetlerinde rahatlama gözlemlediklerini belirten Haliloğlu, hastanın yürüme kapasitesinin de arttığını ifade etti.
Haliloğlu, 10-15 günlük seansların ardından tuz terapisinin etkisinin ortalama 6 ay sürebildiğini, ihtiyaç duyulması halinde seansların tekrarlanabildiğini aktardı. Yaklaşık iki yıla yayılan bir tedavi süreci önerdiklerini belirten Haliloğlu, takip ettikleri hastalarda kişiden kişiye değişmekle birlikte ortalama yüzde 70 oranında iyileşme gözlemlediklerini söyledi.
Uzman uyarısı: Haberde aktarılan olumlu sonuçlar hastaların deneyimlerine ve ilgili hekimin açıklamalarına dayanıyor. Tuz mağarası terapisi, astım ve KOAH için kanıtlanmış standart tedavilerin yerine geçmez; bu hastalıkları bulunan kişilerin tedavilerini hekimlerine danışmadan değiştirmemeleri gerekir.




