Erciyes Üniversitesi'nde geliştirilen düşük voltajlı radyasyon dedektörü, ulusal patent onayı aldı. TÜBİTAK destekli proje kapsamında geliştirilen ve gama ile nötron parçacıklarını tespit etmeyi amaçlayan teknolojinin, başta savunma sanayisi olmak üzere farklı alanlarda kullanılması hedefleniyor. Projenin uluslararası patent başvurusu ise değerlendirme aşamasında bulunuyor.
Erciyes Üniversitesi Fizik Bölümü Nükleer Fizik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emrah Tıraş, Erciyes Nötrino Araştırma Grubu olarak uluslararası bilimsel deneylerde yer aldıklarını ve yerli radyasyon dedektörü teknolojileri geliştirmek için çalışmalar yürüttüklerini belirtti.
Grubun ABD'deki Fermi Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı bünyesinde gerçekleştirilen ANNIE, NOvA ve DUNE deneyleriyle ortak çalışmalar yürüttüğünü aktaran Tıraş, California Berkeley Üniversitesi'ndeki EOS hibrit nötrino dedektörü üzerinde de çalıştıklarını ifade etti. Araştırmalarda nötrinoların türleri, kütleleri, etkileşimleri ve salınımları incelenirken veri analizleri ile yapay zeka modelleri de kullanılıyor.
Elektronik kartları da araştırma ekibi geliştirdi
Uluslararası çalışmaların yanı sıra kendi laboratuvarlarında radyasyon dedektörleri geliştirdiklerini belirten Tıraş, ilk projelerinin ikincil iyonizasyon dedektörü olduğunu söyledi. Elektron gibi yüklü parçacıkların radyasyon etkilerini ve etkileşimlerini incelemek amacıyla geliştirilen sistemin elektronik kartlarının da ekip tarafından tasarlanıp üretildiğini kaydeden Tıraş, bu çalışmaya yönelik patent süreçlerinin devam ettiğini bildirdi.
Araştırma grubunun bir diğer çalışması ise silikon tabanlı düşük voltajlı gama ve nötron dedektörleri üzerine yoğunlaşıyor. Silikon tabanlı sistemlere farklı elementlerin katmanlar halinde yerleştirilmesiyle geliştirilen dedektörün ulusal patentinin onaylandığını belirten Tıraş, uluslararası patent başvurusunun da değerlendirme sürecinde olduğunu ifade etti.

Savunma sanayisinde kullanılması hedefleniyor
Geliştirilen teknolojinin özellikle insansız hava araçları (İHA), silahlı insansız hava araçları (SİHA) ve kargo uçaklarının maruz kaldığı radyasyonun ölçülmesinde kullanılabileceğini belirten Tıraş, düşük enerji tüketiminin bu sistemler açısından avantaj sağlayabileceğine dikkat çekti.
Mevcut dedektörlerin bir bölümünün yaklaşık 1800-2000 volt seviyelerinde çalışabildiğini aktaran Tıraş, araştırma kapsamında yaklaşık 28, 30 veya 35 volt seviyelerinde çalışabilecek silikon tabanlı MOSFET yapıları üzerinde çalıştıklarını söyledi. RadFET olarak adlandırılan bu yapıların savunma sanayisi başta olmak üzere farklı alanlarda kullanılmasını hedeflediklerini dile getirdi.
Kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehditleri kapsayan KBRN alanında radyasyon ölçümü ve doz takibinin önemine de değinen Tıraş, farklı kullanım alanlarına uygun dedektör ve dozimetre sistemlerine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Bu teknolojilerin Türkiye'de geliştirilmesinin stratejik önem taşıdığını vurgulayan Tıraş, araştırma grubunun özellikle nötron etkileşimi ve nötron yakalanması üzerine yoğunlaştığını kaydetti.
Yerli teknoloji için çalışmalar sürüyor
Yarı iletken ve çip teknolojileri, kuantum sensörler, kuantum yazılımları, kuantum bilgisayar donanımları ve nükleer teknolojilerin kritik araştırma alanları arasında yer aldığını belirten Tıraş, yerli üretim kapasitesinin artırılması gerektiğini ifade etti.
Araştırma grubunun donanım üretimi, elektronik kart tasarımı, veri toplama sistemleri ve yazılım geliştirme alanlarını kapsayan bütünleşik bir altyapı oluşturmayı hedeflediğini aktaran Tıraş, temiz oda koşullarında yürütülen çalışmalarla Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu radyasyon dedektörlerinin yerli imkanlarla geliştirilmesine katkı sunmak istediklerini söyledi.
Araştırma grubu üyesi İbrahim Koca, nükleer fizik ve nükleer reaktör fiziği alanlarında çalıştıklarını, Monte Carlo simülasyonları ve yazılım geliştirme üzerine araştırmalar yürüttüklerini belirtti.
Erciyes Üniversitesi Yapay Zeka ve Büyük Veri Uygulama ve Araştırma Merkezi Öğretim Görevlisi Dr. Merve Taş ise nötrino ve parçacık fiziği alanlarında yapay zeka uygulamaları üzerinde çalıştıklarını, karmaşık bilimsel verileri yapay zeka yöntemleriyle analiz etmeye odaklandıklarını ifade etti.





