Zor bir günün ardından kendinizi buzdolabının önünde buluyor ya da tok olduğunuz halde belirli yiyeceklere karşı güçlü bir istek hissediyorsanız bunun nedeni gerçek açlık olmayabilir.

Fiziksel açlık genellikle yavaş yavaş ortaya çıkarken duygusal açlık çoğu zaman aniden başlıyor ve kişiyi belirli yiyeceklere yöneltiyor. Üstelik bu yeme davranışı kısa süreli rahatlama sağlasa da sonrasında suçluluk ve pişmanlık duygularını beraberinde getirebiliyor.

Tokken Bile Neden Yemek İstiyoruz?

Yeme isteğinin her zaman vücudun enerji ihtiyacından kaynaklanmadığına dikkat çekiliyor. Fiziksel açlık çoğunlukla zaman içinde gelişiyor; mide kazınması, halsizlik ve enerji düşüklüğü gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Yemek yenildikten sonra ise genellikle belirgin bir doygunluk hissi oluşuyor.

Duygusal açlıkta ise tablo farklı seyrediyor. Kişi fiziksel olarak tok olsa bile aniden ortaya çıkan yoğun bir yeme isteği yaşayabiliyor. Özellikle tatlı, yağlı veya karbonhidrat açısından zengin belirli yiyeceklere yönelme görülebiliyor. Duygusal yeme sırasında kişi doymuş olmasına rağmen yemeyi sürdürmek isteyebiliyor. Yeme sonrasında ise beklenen rahatlamanın yerini suçluluk, pişmanlık ve kendini eleştirme gibi olumsuz duygular alabiliyor.

Sonbaharda Anne Adaylarına Gebelik Uyarısı
Sonbaharda Anne Adaylarına Gebelik Uyarısı
İçeriği Görüntüle

Fiziksel Açlık İle Duygusal Açlık Nasıl Ayırt Edilir?

İki durum arasındaki farkı anlamanın en önemli yollarından biri yeme isteğinin ne zaman ve nasıl ortaya çıktığını gözlemlemektir.

Ortaya Çıkış Şekli: Fiziksel açlık yavaş gelişirken, duygusal açlık çoğunlukla aniden ortaya çıkıyor.

Yiyecek Tercihi: Fiziksel açlıkta farklı yiyecek seçenekleri yeterli olabilirken, duygusal açlıkta kişi çoğu zaman belirli bir yiyeceği tüketmek istiyor.

Doyum Hissi: Fiziksel açlık yemek sonrasında azalırken, duygusal açlıkta kişi doyduğu halde yemeye devam etme isteği hissedebiliyor.

Stres Ve Kaygı Yeme Davranışını Değiştirebiliyor

Uzman Klinik Psikolog Ezgi Dokuzlu Tezel, enerji ihtiyacından kaynaklanan açlığın "homeostatik açlık", vücudun enerjiye ihtiyacı olmadığı halde haz ve ödül amacıyla ortaya çıkan yeme isteğinin ise "hedonik açlık" olarak tanımlandığını belirtiyor.

Özellikle stresin ve duygusal yükün arttığı dönemlerde karar verme ve öz denetim mekanizmaları etkilenebiliyor. Bu da kişinin gerçek anlamda aç olmadığı halde kısa süreli rahatlama amacıyla yiyeceklere yönelmesini kolaylaştırabiliyor. Kaygı ve üzüntü yaşayan bazı kişiler daha fazla yemek yiyebilirken özellikle yağ ve karbonhidrat oranı yüksek yiyecekleri tercih edebiliyor. Öfke ise hızlı ve kontrolsüz yeme davranışını tetikleyebiliyor. Bu nedenle duygusal yeme davranışının yalnızca "irade eksikliği" olarak görülmemesi gerektiği ifade ediliyor.

Kaynak: Haber Merkezi