12 Eylül 1980 darbesi döneminde gözaltına alınarak askeri cezaevlerinde kalan ve 7 yıl hapis cezası alan Mustafa Tanrıverdi, 46 yıl önce yaşadıklarını anlattı. Kozan Ülkücü Gençlik Derneği mensubu olduğu dönemde gözaltına alındığını belirten Tanrıverdi, darbe sürecinde farklı siyasi görüşlerden gençlerin ağır mağduriyetler yaşadığını söyledi.
Darbe öncesinde henüz 20’li yaşlarında olduğunu aktaran Tanrıverdi, darbenin ardından Kozan Ülkücü Gençlik Derneği'nden arkadaşlarıyla birlikte gözaltına alındığını belirtti.
“28 faili meçhulün hepsini üzerimize yıktılar”
Kozan'da meydana gelen 28 faili meçhul cinayetin kendileri üzerine yıkılmak istendiğini söyleyen Tanrıverdi, gözaltında ağır koşullarda tutulduklarını anlattı.
Tanrıverdi, “Bunların hepsini bizim üzerimize yıktılar. ‘Bunları kabul edin' diye bizi aldılar. Gözaltında gözlerimiz bağlandı, saçlarımız askeri usulle kesildi ve uzun süre nezarethanede tuttular. Nezarethane duvarları bembeyazdı girdiğimizde simsiyah çıktık. Bir insanın dayak yemesine falan gerek yok. Yapılan manevi işkenceler, küfürler, buna benzer şeyler zaten çok ağırdı” dedi.
Kozan'ın ardından Gaziantep Cezaevi'ne gönderildiğini ve 7 yıl hapis cezası aldığını ifade eden Tanrıverdi, askerlik döneminde Sakarya'da yeniden cezaevinde kaldığını, ardından da Çanakkale Cezaevi'nde yaklaşık bir yıl hapis yattığını söyledi.
“Bir onlar gidiyor dayağa, bir biz gidiyoruz”
12 Eylül döneminde farklı siyasi görüşlere mensup gençlerin aynı nezarethanelerde tutulduğunu belirten Tanrıverdi, Kadirli'den Devrimci Kurtuluş mensuplarıyla aynı yerde kaldıklarını anlattı.
Nezarethanelerin son derece küçük olduğunu söyleyen Tanrıverdi, “Bir onlar gidiyor dayağa, bir biz gidiyoruz. Nezarethaneler çok küçüktü. Bir insan boyunda ve 30-40 kişi aynı yerdeydik. Çömelip oturacak yer bile yoktu” diye konuştu.
“Kanun maddelerini ezberleyerek savunmalar hazırladık”
Cezaevinde kanun maddelerini ezberlediğini ve bazı arkadaşlarının savunmalarını hazırladığını anlatan Tanrıverdi, Kahramanmaraş olayları nedeniyle idam cezası alan mahkumlarla da Gaziantep Cezaevi'nde kaldığını söyledi.
Tanrıverdi, “Cezaevinde kanun maddelerini ezberleyerek arkadaşlarımızın Kahramanmaraş’ta idam edilecekleri savunmalarını hazırladık. Rahmetli Yavuz Aktaş bağırırdı, 'Anayasa Mustafa' falan diye. Öyle kaldı ismimiz. Ben Gaziantep Cezaevi'nde Kahramanmaraş olayları nedeniyle idam cezası alan mahkumlarla kaldım ve bazı mahkumlar yeterli savunma yapamamıştı, onlar için savunma dilekçeleri hazırladım” ifadelerini kullandı.
“O kuşağı çok kötü harcadılar”
12 Eylül darbesinin üzerinden 46 yıl geçmesine rağmen yaşananların yeterince konuşulmadığını ifade eden Tanrıverdi, dönemin yalnızca ülkücü gençleri değil, sol görüşlü gençleri de etkilediğini söyledi.
Tanrıverdi, “Darbe döneminde yalnızca ülkücülerin değil, sol görüşlü gençler de cezaevlerine atıldı ve ağır mağduriyetler yaşadı. O dönemin insanları sağcısıyla, solcusuyla büyük travmalar yaşadı. O kuşak bana göre okuyan, dik duran bir nesildi. O kuşağı çok kötü harcadılar” dedi.
12 Eylül döneminin siyasi sonuçlarının yanı sıra toplumsal ve ekonomik etkilerinin de bulunduğunu belirten Tanrıverdi, yaşananların en iyi o dönemi yaşayanlar tarafından bilinebileceğini ifade etti.