Yılmaz, Fatma Şahin ile aralarında sorun olduğu iddialarından, MRF meselesine, Halı Sarayı’ndaki yangından, CHP’den ayrılış sürecinde yaşananlar ve hakkındaki iddialar ile ilgili konuştu. Yılmaz, “Fatma Şahin ile hiç bir problemim yok. Ona minnettarım” derken yangındaki görüntüler için kamuoyundan özür diledi, hata yaptığını ifade etti. Yılmaz, Şehitkamil Belediyesi’nin kimseye 1 tek kuruş borcu olmadığını da belirtirken, CHP’nin Gaziantep ayağındaki isimlere çok sert tepki gösterdi.
Şehitkamil Belediyesi’nde 2.5 yılı geride bırakan Başkan Umut Yılmaz, Gaziantep’te dar kapsamlı medya buluşmasında hem özeleştiri yaptı, hem gündemdeki meselelerle ilgili açıklamalar yaptı, hem de projelerini anlattı.
Projelerin startını verdik

Önümüzdeki 1 yılın projeler yılı olduğunun altını çizen Yılmaz, “Adrena Park için ihaleye çıktık. 12-14 ay içerisinde tamamlanacak. 700 milyon TL ile ilgili eleştirileri kabul etmiyorum. Bugün uzay çatılı pazar yeri 80 milyon TL’ye malolurken, dünyanın ilgisini çekecek Adrena Park’ı, 700 milyon TL’ye mal edecek olmamız büyük başarı. Buraya aileleri çekeceğiz ve 7/24 yaşan bir park haline getireceğiz. Karşıyaka girişinde Yeşilova Havuz Kompleksi’ni hayata geçiriyoruz. Şirinevler Mesire alanı ile oradaki büyük bir sorun gidermiş olacağız. Şehrin hem imarlı bölgeleri, hem de kırsal alanlarında hizmet atağı başlatıyoruz. Göktürk Mahallesi’ne Matematik Köyü kuruyoruz. 15 günde bir 400 öğrenciyi 35 bin metrekare alan üzerindeki tam donanımlı tesisimizde kampa alarak, farklı aktiviteler ile eğiteceğiz. -Gazikent Havuz Kompleksi ile o bölgenin en önemli eksikliğini gidereceğiz” dedi.
Arsa satmadan nasıl hizmet yapalım
Umut Yılmaz, soru cevap bölümünde ise tüm konuları açık yüreklilikle cevapladı. Yılmaz, 2 bin 800 personelle devraldıkları belediyeyi aynı sayıyla devam ettirdiğini fade ederek, “Nüfusumuz 100 bin artarken, biz belediyede personel sayısını 20 civarında artırdık. İller Bankası’ndan gelen aylık para, personel maaşına ancak yetiyor. Hizmet için kaynak üretmemiz gerekiyor. Bunun yolu da arsa satışlarından geçiyor ama, maalesef arsa satışları da çok yavaş gidiyor. Geçen ay 33 arsa satışına çıktık, sadece 3 tanesini satabildik. Belediyeyi aldıktan sonra sattığımız arsa 45 civarında. Soruyorum, satmadan nasıl hizmet yapabileceğiz. Elbette arsa üreteceğiz ve satacağız” dedi.
İlk 1 yıl belediyeyi yönetemedim

Şehitkamil Belediyesi’ndeki ilk 1 yılı için özeleştiri yapan Yılmaz, “Açık konuşuyorum, ilk 1 yıl hiç bir şey yapamadım. Belediyeyi bile tanıyamadım. Bunun nedenleri var. Öncelikle partimle sorunlar yaşadım. Meclis üyeleri ile sorunlar yaşadım. Elbette benim de hatalarım var. Maalesef yönetemedim. Ama, öyle bir ortam vardı ki hiç te yönetilecek gibi değildi. Çok zordu. Talepleri karşılamak mümkün değildi. Sürekli iftira ve dedikodular ile karşı karşıya kaldım. Kendi partimin meclis üyelerinin CİMER şikayetleri ile uğraştım. 25 meclis üyemiz vardı, 20’si benden başkan yardımcılığı istedi. Sadece kendileri için değil, kardeşleri, hatta babaları için bile görev istediler. Ben bir avukatım. Destek hizmetlerinden ne anlarım, avukat benden destek hizmeti birimini istedi. Parti görevlileri, yöneticiler, hepsi benden talepte bulundular. Bunları karşılamak mümkün değildi” diye konuştu.
Hata yaparım ama kötü bir şeyi asla yapmam
Göreve geldiği günden bu yana Sayıştay ve Mülki İdare Denetimleri geçirdiğini belirten Yılmaz, “Denetlenmekten hiç korkmadım, korkmam da. Hatta, hoşuma da gidiyor. Yanlışım, hatam varsa öğreniyorum. Sayıştaycı arkadaşların bana söylediklerini söyleyeyim. Türkiye’nin en sorunsuz belediyelerinden birisiyiz. Elbette insanım, bende hata yaparım ama, kötü bir şey asla yapmam. Şu anda belediyenin 1 kuruş bile borcu yok. Belediyede asla yolsuzluğa, vurguna müsade etmem. Bende bu işlere kesinlikle ama kesinlikle tenezzül etmem. Öyle rakamlar konuşuluyor ki, inanılır gibi değil. Bu rakamlar için belediyede imar yolsuzluğu yapmam gerekiyor. Sayıştay müfettişleri öyle bir şey yapsam, beni zaten affetmezler. Tam tersi, en düğün belediye sensin diye beni tebrik ettiler. Öyle komik şikayetlerle yargılandım ki, çok şükür hepsinden alnınım akıyla çıktım” ifadelerini kullandı.
Kıbrıslıyım, geniş bir ailem var
Kıbrıs ziyaretlerinin çok konuşulmasına değinen Yılmaz, “Ben Kıbrıslıyım. Kimliğim var. Orada, çok geniş bir aileyiz. Kuzenlerim, hatta İngiltere’de yaşan kuzenlerim. Neymiş, Kıbrıs’ta 5 otelim varmış. Sürekli kumar oynamaya gidiyormuşum. Kıbrıslı olduğum için gidiyorum ve seçim döneminde de bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından orada görevlendirildim. Hakkımda söylenilenler hiç umurumda değil. Talihsiz ilk yılın ardından, sosyal medyayı bırakarak, son yılların en doğru işini yaptım. Ne yazılıyor, çiziliyor, hiç umrumda değil. Mutluluğu keşfettim” dedi.
Yangındaki görüntüler hataydı
Halı Sarayı’ndaki yangınla ilgili özeleştiri yapan Umut Yılmaz, “İpekyolu’ndan geçiyordum. Yükselen dumanları görünce, eyvah Sanko Üniversitesi yanıyor diye düşündüm. Hemen olay yerine gittim. Yaptıklarımı paylaşarak hata ettim. Bir an panik oldum. Kötü niyetle yapmadım. Yangına müdahale ederek değil ama, söz konusu paylaşımım hataydı. Herkesten özür dilerim” diye konuştu.
Fatma Şahin ile aralarında problem var mı?
Son dönemde kamuoyunda Fatma Şahin ile aralarında
problem varmış gibi algı oluşturulmaya çalışıldığını vurgulayan Yılmaz, “Allah Fatma Şahin’den razı olsun. Kendisi, ben CHP’den bile bana abla şefkatiyle yaklaştı. Sürekli uyarılarda bulundu. Sonra Ak Parti’ye geçtim, bir gün bile yanlışını, kötü şeyini görmedim. Bizim kendisiyle abla-kardeş ilişkimiz var. Daha ötesini söyleyeyim, ben CHP’deyken ve kendisine sataşırken, kendisi beni mahçup etti, yaklaşımı ile beni utandırdı. Bu yüzden kendisine minnettarım. İmara açılacak olan Kıraçtepe’de yüzde 5’e 5 paylaşım yapıyoruz. Tugay arazisi olarak bilenen yerde de kendisinden hiç bir talebim olmadı. Fatma Şahin ile anlaşmazlığımız olamaz, onun benim için yaptıklarını unutamam. Son yaptığı Bahçelievler Projesi gerçekten harika. Bana göre Gaziantep için en önemli projelerden birisi. Hatta, öyle ki ben ekibime, bu projeyi neden düşünemediniz diye kızdım. Bizim de bu anlamda farklı projelerimiz olacak” dedi.
MRF İnşaatı bir ay inceledik
Seçimden önce MRF İnşaat ile ilgili yolsuzluk yaptığı gibi bir söylemde bulunmadığını açıklayan Yılmaz, “Ben, başkan seçilirsem MRF İnşaatın tüm işlerini tek tek inceleyeceğim sözünü vermiştim. Yolsuzluk var demedim, hoşuma gitmeyen işler var dedim. Başkan seçildik, mali müşavir arkadaşımız Meclis Üyesi Kadir Yemişen bir odaya kapandı ve 15 gün MRF’nin dosyasını tek tek inceledi. Hiç bir sıkıntılı durum bulmadı. Sıkıntılı durum yoksa, biz ne yapalım. MRF İnşaatın yaptığı Göktürk’deki konutlar tamamlandı. Bu konutlar için MRF İnşaata her ay 200 milyon TL para ödedik. Bu konutların ilk etabını emniyet ile takas etmiştim. Yeni tamamlanan 320 tanesi için de Adliye ile takas yapacağız. Kalan konutlar da, 160 metrekare olduğu için sosyal konuta uygun değil. Sosyal konut en fazla 80 metrekare oluyor. Dolayısıyla bu konutları sosyal projelerimizde takas olarak kullanmayı planlıyoruz” diye konuştu.
Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştü mü?
CHP günlerini anlatan Yılmaz. “CHP’de siyaset yapan öyle bir güruh var ki, onlar siyaseti para kazanma amacı olarak görüyorlar. Hayatında 5 bin TL vergi vermemiş, devletine parası düşmemiş adamlar, CHP Gaziantep’te partinin sözünü söylüyorlar. Yaşadıklarımı en iyi Vakkas Acar, Cihan Ekici biliyor. Şimdi de Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştüğüm dedikodusunu çıkartmışlar. Asla görüşmedim. Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin en büyük ilçelerinden Şehitkamil belediye başkanı ve meclis üyeleri ile tabiki de görüşebilir ama ben görüşmedim. Geçtiğimiz hafta Erbakan Parkı’nın açılışından sonra Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan aradı. O konuda bile İl Başkanımız Fatih Fedaioğlu’dan önce izin aldım. Dolayısıyla, Kemal Kılıçdaroğlu arasa ve görüşmek istese, önce İl Başkanımıza bilgi verdi, müsade ederse öyle görüşürdüm” dedi.
Rıdvan Fadıloğlu ile halen görüşüyoruz

Rıdvan Fadıloğlu ile halen görüştüğünü ve çıkmaza girdiğinde fikrine başvurduğunu ifade eden Yılmaz, “Rıdvan Fadıloğlu Şehitkamil’e çok şey kattı. Kaliteli işler yaptı. Bugün Devlet Tiyatrosu Şehitkamil sahnesini kim yapabilir. Tabi kendisinin daha farklı bir belediyeciliği vardı. Ben, sosyal belediyeciliğe daha yatkınım. Elbette, herkesin yönetim tarzı farklı olabilir. Artıları, eksileri olur. Rıdvan Fadıloğlu, kurulu, hazır düzeni olan ve tıkır tıkır işleyen bir yapı bıraktı. Biz de o yapıyı bozmadan belediyeciliği devam ettirdik” şeklinde koruştu.
Baklavaya neden girdim?
Umut Yılmaz, Şekabel ile baklavaya girmesi konusunda ise şu açıklamaları yaptı. “Kentteki 5 büyük diye adlandırdığımız baklavacıların fiyat konusunda neler yaptığı ortadayken, sosyal belediyecilik yapan biçler bu duruma sessiz kalamazdık. Gaziantep’te günlük 40 ton baklava üretiliyor. Bunun 1.8 tonunu biz üretiyoruz. İstesek, üretimi 10 tona çıkartabiliriz ama, esnafımız ile rekabet etmek istemiyoruz. Bizim ardımızdan, fiyatlarda gerileme oldu. 660 TL’den sattığımız baklavanın ilk ay geliri ile şehit ailesine ev aldık. Bunu yaparken de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın şehit ve gazi ailelerine ne kadar önem verdiğini kendi gözlerimle gördüm. Ev verecek şehit ailesi bulamadık. Çünkü Cumhurbaşkanı Şehit ve gazilerin tamamını ev sahibi yapmış. Böyle olunca da biz evi Mehmetçik Vakfı’na bağışladık. Bu bile sorun oldu. Bundan sonra, baklavanın gelirini, Mehmetçik Vakfı’nın yanı sıra, şehit, gazi ve polis çocuklarına burs olarak vereceğiz. Baklavayı kendimiz imal ediyoruz. Hamido’nun tesislerini kiraladık ve kendi ekibimiz baklavayı orada imal ediyor. Baklavanın fıstığını Gazi Amcam’dan aldığım külliyen yalan. Amcalarımın maddi durumları çok iyi. Hatta Gazi Amcamın firması İSO ikinci 500 listesinde. Ne bir akrabamdan, ne de yakınımdan fıstık almıyorum.
Gaziantep çok pahalı kent
Gaziantep’in pahalılık algısının artık Türkiye’de her lerde bilindiğinin altını çizen Yılmaz, “İnanın İstanbul’da boğaz da otursam, Gaziantep’teki bazı mekanlardan daha pahalı. Bunun nedeni malum firmalar. Biz, turisti neden Gaziantep’te tutamıyoruz. Neden turistler yeme-içme için Mardin Şanlıurfa, Diyarbakır’a gidiyor. Bunun nedeni pahalılık algısı. Kimi görsem Gaziantep çok pahalı diyor. Gelmek istemiyor. Bunu yıkmamız lazım. Bunun yolu da fiyatları indirmektir.
Et-Tavuk sektörüne de giriyorum
1 ay sonra Gaziantep halkına bir sürprizim daha olacak. Et ve tavuk sektör temsilcilerine şimdiden sesleniyorum. Fiyatlarınızı düşürün. Aksi takdirde ben Gaziantep halkına ucuz et ve tavuk yedirmeye karar verdim. Sektöre gireceğim ve baklavada olduğu gibi başaracağım. Sonra kimse neden girdin falan demesin…
Ak Parti’de insanlığı gördüm
Ak Parti’ye geçince değer gördüğümü hissettim. Ak Parti ile CHP arasındaki en büyük parti disiplini ve kurumsallık. İlk gelirken elbette dışlanma, ötekileştirilme korkusu yaşadım ama, başta Fatma Şahin olmak üzere İl Başkanımız Fatih Fedaioğlu, Şahinbey Belediye Başkanımız Mehmet Tahmazoğlu ve İlçe Başkanımız İsmail Güler bunu bana bir an bile olsun hissetmediler. Beni çok sıcak karşıladılar. Sürekli uyardılar, kucakladılar. CHP’de iken eleştirdiğim, hatta aşırısına gittiğim bu insanlar, haketmediğim derecede bana sahip çıktılar. Mahçup ettiler. CHP’deki günlerimi, pari toplantılarını hatırlayınca, neler yaşamışım neler. İnanamıyorum…
Üvey amcasının sözlerine açıklama…
İnsan arkadaşını seçebiliyor ama, maalesef akrabasını seçemiyor. Bu hepimizin başındadır. Malum akrabamın neler dediğini inanın hiç izlemiyorum. Siz izlerken neler düşündünüz mü bilemiyorum ama, birileri tarafından kullanıldığı çok belli. Benim gündemimde değil. Yaptıranlarla ilgili bilgi sahibiyim ama, maalesef akrabam olduğu için bu konuda konuşmak istemiyorum. Susma hakkımı kullanıyorum.
İbreyi yukarıya çevirdim
CHP’de iken genel merkezin yaptırdığı anketlerde oy oranım yüzde 64’e çıkmıştı. Ak Parti’ye geçince, elbette kırılganlıklar oldu, tepkiler oldu. Anlayabiliyorum. Oy düştü. Ama, son 3-5 ay içerisinde ibreyi yeniden yukarı doğru çevirdim. Yakın tarihte, ibre dimdik olacak ve oyumu yeniden o noktalara çıkartacağım. Bundan eminim. Meyve veren ağacı taşlarlar. Eşimi konuştular, abimi konuştular, amcamı konuştular. Şehirde benim hakkımda olmaz dedikodular üretiliyorlar. Daha önce bunları Fatma Şahin ve Mehmet Tahmazoğlu’na da yapmışlardı. Onlar bu yollardan geçtikleri için, şimdi benim hakkımda dedikodular çıkartıyorlar. Çıkartsınlar, hiç umurumda değil. Ben işime bakıyorum.
Otelde konaklama faturası, KOMBİ ve havuz meselesi…
Benim CHP ile hiç bir sorunum olmadı, olamaz. Benim tüm sorunum, CHP’den geçinmeye çalışan kişilerle. Gerçek partililerle sorunum yok. Partiden nemalanmaya çalışanlar, öyle şeyler yaptılar ki, bana bir an olsun destek olmadılar. Hep önümü kesmeye çalıştılar. Seçim döneminde yalnız bırakıldım. Başkan seçildim, karalama kampanyası başlattılar. CİMER’e, yargıya şikayet ettiler. Şimdi de bir otelde yüksek faturalı konaklama yalanını ortaya attılar. 62 kişi kalmış, sanki 1 kişi kalmış gibi kamuoyuna yalan söylüyorlar. O kalanlar da Dülük’deki defile için gelen kişiler. Kombi meselesi gündemde. 2 kombiye 500 bin TL bakım parası vermişiz. İhale dökümanını inceleseler, 2 yeni kombi alımı ve 24 kombinin bakımı olduğunu görecekler ama, işlerine gelmiyor. Alleben Yüzme havuzu konusunda da gerekli açıklamayı Büyükşehir meclisinde yaptım. Orası Türkiye’nin en önemli yüzme havuzları arasında. Tadilat için bakıma alındı. Oranın kapasitesi öyle 1500 falan da değil. 30 bin kişiye hizmet veriyoruz. Bu yalanları bıraksınlar…
Ak Parti meclis grubu ile ilişkisi nasıl?
Ak Parti’de bulunmaktan çok mutluyum. Meclis grubum ile de ilişkim çok iyi. Herkes görevini biliyor. CHP gibi değil. Her kafadan bir ses çıkmıyor, kimsenin derdi ön plana çıkmak değil. Herkesin bir görevi var ve ona uygun davranıyor., Grup Sözcümüz Mehmet Haz var, kendisi zaten gereken yerde müdahalelerini yapıyor. Aynı şekilde, Başkan Yardımcılarımız Yusuf Açıkgöz ve Hakan Aslansoy’da gereken yerde konuşmalar yapıyor. Grup birlikteliğimiz çok iyi. Hedefimiz Şehitkamil’e hizmet etmek ve bunu başarmaya çalışıyoruz.





