Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Hicaz Demiryolu'nun yeniden hayata geçirilmesine yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Şahin, Osmanlı döneminde Sultan Abdülhamid Han'ın vizyon projeleri arasında yer alan hattın, modern yüksek hızlı tren ağı olarak yeniden inşa edileceğini duyurdu.

110 Yıllık Hayal Yeniden Raylara Taşınıyor

Fatma Şahin-61

Fatma Şahin, Hicaz Demiryolu'nun yaklaşık 110 yıl önce sabotajlar sonucu kullanılamaz hale getirildiğini hatırlatarak, “Hicaz Demiryolu’nu 110 yıl önce patlattılar, bugün hızlı tren olarak yeniden yapıyoruz! Sultan Abdülhamid Han’ın büyük vizyonuyla İstanbul’u Şam’a, Medine’ye ve Hicaz’a bağlayan Hicaz Demiryolu, ajan Lawrance tarafından patlatılmış, tren ve rayları çölde kaderine terk edilmişti. Aradan 110 yıl geçti ve bu milletin evlatları gerekeni yapıyor. Dün, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdulkadir Uraloğlu’nun Suudi Arabistan’da imzaladığı mutabakat metniyle, Hicaz Demiryolu’nun modern yüksek hızlı tren hattı olarak yeniden hayata geçirilmesi için tarihi bir adım atıldı. Projenin üç yıl içerisinde tamamlanması öngörülüyor. Bir asır önce sökülen raylar, bugün daha güçlü, daha modern ve çok daha iddialı bir şekilde yeniden döşenecek.” şeklinde konuştu.

Gaziantep'te Mangal Yasaklandı!
Gaziantep'te Mangal Yasaklandı!
İçeriği Görüntüle

Hicaz

Bölgesel Ticaret ve Ulaşıma Katkı Sağlayacak

Yeni hattın yalnızca bir ulaşım projesi olmadığına dikkat çeken Şahin, “Bu sadece bir demiryolu projesi değil, tarihe sahip çıkmanın, medeniyet hafızasını yeniden ayağa kaldırmanın sembolüdür. İstanbul’dan başlayıp Gaziantep İslahiye üzerinden Orta Doğu’nun kalbine uzanacak bu hat, ticareti, ulaşımı ve bölgesel entegrasyonu güçlendirirken Türkiye’nin jeopolitik ağırlığını ve küresel stratejik önemini de daha da artıracak. Sultan Abdülhamid Han’ın asırlık hayali, aziz milletimizin iradesi ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yeniden hayat bulacak. Dün rayları sökenler vardı… Bugün o rayları yüksek hızlı tren olarak yeniden inşa eden bir Türkiye var.” diye konuştu.

Kaynak: Nesrin Özçay