Gaziantep’in güneydoğusunda, Gündoğan köyü sınırları içerisinde yer alan Tılbaşar Kalesi ve Höyüğü, Anadolu’nun sayılı büyük yerleşim alanlarından biri olarak dikkat çekiyor. MÖ 3000 yıllarına kadar uzanan köklü geçmişiyle Tunç Çağı’ndan itibaren medeniyetlere ev sahipliği yapan Tılbaşar, devasa bir höyük üzerine inşa edilmiş mimarisiyle bölge tarihinin en önemli kalelerinden biri olma özelliğini koruyor.

Haçlı Seferleri’nin Stratejik Kilidi

Klasik çağlarda "Abara" ismiyle anılan antik kentin hemen yanı başında yükselen Tılbaşar, MS 11. ve 12. yüzyıllarda Haçlı Seferleri sırasında altın çağını yaşadı. Ticari yolların kavşak noktasında yer alması nedeniyle stratejik bir öneme sahip olan höyük, o dönemde sağlam surlarla çevrelenerek aşılması güç bir kale-şehre dönüştürüldü. O dönem "Tel-Başir" olarak anılan bu merkez, tarih boyunca sayısız kuşatma ve savaşa sahne oldu.

Kazılar Medeniyet Katmanlarını Kanıtlıyor

Gaziantep Müzesi ile Fransız Anadolu Araştırmaları Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen arkeolojik kazılar, bölgenin çok katmanlı yapısını gün yüzüne çıkardı. Yapılan çalışmalarda; Eski Tunç Çağı’ndan Bizans’a, Eyyubi’den Haçlı dönemine kadar pek çok farklı kültüre ait yerleşim izleri tespit edildi. Bu bulgular, Tılbaşar’ın binlerce yıl boyunca bölgenin idari ve askeri merkezi olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Kerebiç kimin? Gaziantep'in yıllardır sakladığı lezzet farkı
Kerebiç kimin? Gaziantep'in yıllardır sakladığı lezzet farkı
İçeriği Görüntüle

Türk ve Haçlı Ordusunun Karşı Karşıya Geldiği Topraklar

Bugün Tılbaşar Höyüğü’ne bakıldığında, Haçlı dönemi kalesine ait kesme taş duvar kalıntılarını görmek mümkün. Ancak bölgenin en dramatik izleri, hemen önündeki düzlükte yatıyor. Türk ve Haçlı ordularının büyük bir savaşa tutuştuğu şehir surları, bugün toprak yığıntıları haline gelmiş olsa da tarihin en büyük mücadelelerinin sessiz şahidi olarak ziyaretçilerini bekliyor.

Kaynak: Haber Merkezi