Bir köşe yazarı olarak korkarak yaşamak kelimesinin anlamını karşıya anlatabilmek gerekiyor kanımca!

Yazarlar istediğini yazıp çizemedikten sonra ne anlamı var yazıp çizmenin, aman şunu yazarsam şu ne der, şunu yazarsam ceza alır mıyım, şunu kızdırır mıyım acaba yanlış anlaşılmasın diye düşünürken aslında ne yapacağından çok uzaklaşmış, sadece yazmış olmak için yazıyorsun.

Yani işin özü derlenip toplanmış biçimlenmiş, kısıtlı bir düşünce yapısının ürünleriyiz, buda ister sosyal hayatta ister ise iş hayatımızda bir yerlere gelmemizi engelliyor. Evler tek tip, düşünceler tek tip, bu durum yaftalanmış takip dolu sıkıcı bir durum. Özellikle de Türkiye’de! Güney ve Doğu Anadolu’da daha da belirgin bu durum. Ondandır ki birçok dostum buralardan gitmeyi tercih ediyor haksız da değiller. Bu aşırı göç dalgası da bunu hızlandırdı. Bilinçli bir planlama gibi duruyor, neyse konuyu dağıtmadan özgürlük üzerine bir şeyler deyip huzurdan ayrılalım; özgürlük ekmek gibi insanın ihtiyacı olan bir şey bunu engellerseniz eğer eninde sonunda bumerang gibi dönüp dolaşıp size musallat olacak sizi özgürlük hatta her şeyinizden edecektir.