Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ile Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Türk Ceza Kanunu’na eklenen 217/A maddesinin yürürlükten kaldırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na kanun teklifi verdi. Teklifin gerekçesinde, söz konusu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren gazeteciler, sendikacılar ve muhalif kesimler üzerinde bir "cezalandırma tehdidi" oluşturduğu ifade edildi.
“Sansür Yasası”nın 3,5 Yıllık Bilançosu
Ekim 2022’de “Dezenformasyonla Mücadele Yasası” adıyla yürürlüğe giren ancak kamuoyunda “Sansür Yasası” olarak anılan düzenlemeye ilişkin veriler teklif metninde yer aldı. Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği’nin (MLSA) raporlarına atıfta bulunulan gerekçede, 2025 Şubat ayında yayımlanan “Sansür Yasasının Gölgesinde İfade Özgürlüğü Raporu”na göre ilk iki yılda 4.590 kişi hakkında soruşturma açıldığı belirtildi.
Mart 2026’da yayımlanan raporda ise davaların büyük bölümünün yüzde 72’nin üzerinde oranla gazeteciler, muhabirler ve medya çalışanlarına yönelik olduğu kaydedildi. Aynı raporda gazetecilere yönelik yargılamaların büyük ölçüde beraatla sonuçlandığı bilgisine yer verildi. Milletvekilleri bu tabloyu, “İlgası istenen maddenin esasen konusu suç oluşturmayan basın faaliyetlerine uygulandığını açıkça göstermektedir.” sözleriyle değerlendirdi.
Sendikacılar da Gündemde
Teklif gerekçesinde, son dönemde yaşanan tutuklamalara da değinildi. Gazeteciler Alican Uludağ ve İsmail Arı’nın yanı sıra BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen ile Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu’nun da sendikal faaliyetleri nedeniyle tutuklandığı hatırlatıldı.
“Caydırıcı Etki” Vurgusu
Gerekçede, söz konusu düzenlemenin basın, ifade ve örgütlenme özgürlüğünü ihlal ettiği ifade edilerek, evrensel insan hakları ilkeleriyle çeliştiği belirtildi. Ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına atıf yapılarak, “caydırıcı etki” kavramına dikkat çekildi.
Metinde, yasal yaptırımların bireylerin ifade özgürlüğü gibi temel haklarını kullanmaktan çekinmesine yol açtığı, bunun da öz-sansüre neden olduğu ifade edildi. Bu kapsamda düzenlemenin muhalif kesimler üzerinde baskı oluşturduğu vurgulandı.


