Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşmasında, şarkıcı Gül Tut'un ölümüne ilişkin deliller, tanık ifadeleri ve savunmalar ele alındı. “Tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi talep edilen Tuğyan Ülkem Gülter'in yargılandığı duruşmaya, maktulün oğlu Tuğberk Yağız Hamza Gülter, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve taraf avukatları katıldı.

Gaziantep’te 16 yaşındaki Muhammed’in acı vedası
Gaziantep’te 16 yaşındaki Muhammed’in acı vedası
İçeriği Görüntüle

Mahkemede Mesajlar Gündeme Geldi

Duruşmada söz alan Gül Tut'un ablası Kader Tut'un avukatı, sanığın geçmişte annesi hakkında gönderdiği öne sürülen mesajları hatırlattı. Dosyada yer alan yazışmalarda Gülter'in bir kişiye, "Ne zaman ölecek?" "Ne olur ölsün" "Gebersin" ifadelerini kullandığı belirtildi.

Müşteki vekili, olay gecesine ait ses kayıtlarına da değindi. Gül Tut lavaboya girmeden önce evde bir roman şarkısının çaldığını aktaran avukat, sanığın arkadaşı Sultan Nur Ulu'ya "Malkata açalım öyle oynasın" dediğini ve müziğin maktulü olay yerine çekmek amacıyla açıldığını ileri sürdü. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ise savcılık mütalaasına katılarak sanığın cezalandırılmasını talep etti.

Savunma Tarafından İddialara İtiraz

Sanık avukatı, dosyadaki bazı iddiaların yargılama sürecinde çürütüldüğünü savunarak tanık Sultan Nur Ulu'nun gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunu öne sürdü. Diğer bazı kişilerin de müvekkiline iftira attığını iddia eden avukat, Gül Tut'un daha önce de düştüğünü ve olay sırasında alkollü olduğunu belirtti.

Savunma kapsamında olay sonrasında yapılan konuşmalar ve çeşitli ses kayıtları mahkeme heyetine sunuldu.

Duruşmaya verilen aranın ardından bilirkişi raporlarına ilişkin itirazlarını sürdüren sanık vekili, Sultan Nur Ulu'nun ifadeleriyle olay gecesine ait ses kayıtlarının örtüşmediğini ileri sürdü. Avukat, savunmasını desteklemek amacıyla farklı tarihlerde kaydedilen ve Gül Tut'a ait seslerin bulunduğu videoları da dinletti.

Kayıtların dinletildiği sırada sanık Tuğyan Ülkem Gülter ile Tuğberk Yağız Gülter'in ağladığı görüldü.

Ben Sadece Annemi Değil Hayata Tutulacak Dalımı Kaybettim

Karar öncesinde son sözü sorulan Tuğyan Ülkem Gülter, suçlamaları reddederek annesinin pencereden düştüğü anı görmediğini savundu. Gülter, "Görsem tutmaya çalışırdım. Her ne kadar aramızda tartışmalar olsa da biz anne kızız. Ben sadece annemi değil hayata tutulacak dalımı kaybettim." diye konuştu.

"Bugün burada sanık sıfatıyla bulunuyorum ama mağdurum" ifadelerini kullanan Gülter, "Sultan'ın bana yaptığı iftirayı anlamlandıramıyorum." dedi.

Tanık Sultan Nur Ulu'nun anlatımlarını sorgulayan sanık, "Ben madem katilim, katil olduğumu görmüşse neden olay anında sesini çıkarmadı, çığlık atmadı? İlk günden son güne kadar benimle aynı şeyi anlatıyor." ifadelerini kullandı.

Ben Kamuoyunda Anne Katili Olarak Yaftalandım

Aleyhinde ifade veren kişilerin Ferdi A'dan korktukları için bu yönde beyanda bulunduklarını düşündüğünü söyleyen Gülter, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:

"Ben kamuoyunda anne katili olarak yaftalandım. Annemi kaybetmenin acısını yaşarken bir de kendimi ifade etmek zorunda olmamın ne kadar zor olduğunu tahmin edemezsiniz."

Savunmasının sonunda ise Gülter, "İftiraya uğradığıma inanıyorum. İlahi adalete inanıyorum. Öteki dünyada ilahi mahkemeye annemle el ele çıkacağımı biliyorum. Ben ne kadar ceza alırsam alayım sadece kızımın bu lekeyi taşımasını istemiyorum." dedi.

Ağırlaştırılmış Müebbet Cezası Verildi

Tarafların beyanlarını ve dosyadaki delilleri değerlendiren Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, Tuğyan Ülkem Gülter'i “kadına ve üstsoya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm etti.

Güllü 26 Eylül'de Hayatını Kaybetmişti

Şarkıcı Gül Tut, 26 Eylül 2025 tarihinde Yalova'nın Çınarcık ilçesine bağlı Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi'ndeki 6 katlı binanın teras katında bulunan evinin penceresinden düşerek yaşamını yitirmişti.

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, Gül Tut'un kızı Tuğyan Ülkem Gülter, olay sırasında aynı odada bulunan Sultan Nur Ulu, Ulu'nun babası Arif Ulu ve iki kişi gözaltına alınmıştı.

Soruşturma sonucunda Gülter tutuklanırken Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verilmiş, diğer üç kişi ise savcılık işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Gülter'in eski nişanlısı Kervan E. de “kasten öldürmeye azmettirme” suçlamasıyla gözaltına alınmış, adliyedeki işlemlerinin ardından yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü şeklindeki adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakılmıştı.

İddianamede Dikkat Çeken Ayrıntılar

Hazırlanan iddianamede, Gül Tut'un olay günü saat 01.26'da kızına ait odanın penceresinden 18,17 metre yükseklikten beton zemine düşerek hayatını kaybettiği belirtildi.

Olay anındaki kamera ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği, bilirkişi raporunda düşme öncesinde genç bir kadının "Hadi görüşüürüüüz" dediğinin değerlendirildiği aktarıldı. Raporda söz konusu sesin Tuğyan Ülkem Gülter'e ait olduğu kanaatine varıldığı kaydedildi.

İddianamede, sanığın bu sözlerin ardından annesini kalça altından iki eliyle kavrayarak ayaklarını yerden kestiği ve pencereden aşağı attığı ileri sürüldü.

Mesajlaşmalar, tanık beyanları, ses kayıtları, bilirkişi değerlendirmeleri ve olay sonrasındaki davranışların delil olarak gösterildiği iddianamede Gülter'in “tasarlayarak üstsoya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi talep edilmişti.

Öte yandan Sultan Nur Ulu hakkında da “yalan tanıklık” suçlamasıyla 2 yıldan 4 yıla kadar hapis istemiyle ayrı bir dava açılmıştı.

Kaynak: AA