Mor renkli safran çiçeğinin içerisindeki üç parçalı kırmızı tepeciğin tek tek toplanıp kurutulmasıyla elde edilen safran; yemek, tatlı ve içeceklere renk, aroma ve lezzet katmasının yanı sıra gıda, kozmetik ve ilaç sektörlerinde de kullanılıyor.
Kocaeli'nin İzmit ilçesinde 29 yıldır aktarlık yapan Nurettin Tezel, safranın neden bu kadar değerli olduğunu ve kullanım alanlarını anlattı.
150 bin çiçekten 1 kilo safran çıkıyor
Safranın üretiminin zahmetli olması ve az miktarda elde edilmesi nedeniyle değerli olduğunu belirten Tezel, bir dönümlük tarladan yaklaşık 150 bin çiçek toplandığını ve bunlardan ancak 1 kilogram kuru safran elde edilebildiğini söyledi.
Tezel, “Yaklaşık bir dönüm safran tarlasından, 150 bin çiçekten ancak 1 kilo safran elde edebiliyor. Pahalı olmasının nedeni işçiliğinin zor olması. Çünkü o safran çiçeğinin içerisinden o kırmızı yapraklar tek tek toplanıyor. Onun için de maliyeti yüksek çıkıyor” dedi.
Safran hasadının ekim ve kasım aylarında yapıldığını belirten Tezel, ürünün güneşli havayı ve uygun toprağı tercih ettiğini ifade etti. Safranın pilav ve tatlıların yanı sıra bazı tıbbi ürünlerde de kullanıldığını kaydetti.
Gerçek safran nasıl anlaşılır?
Piyasada safran adıyla farklı ürünlerin de satılabildiğine dikkat çeken Tezel, gerçek safranın suyla temas ettiğinde verdiği renge bakılarak ayırt edilebileceğini söyledi.
Tezel, “Gerçek safran kırmızıdır ancak suya girdiği zaman sarı bir renk bırakır. Gerçekliğini bu şekilde anlayabiliriz” ifadelerini kullandı.
Piyasada “aspir” adıyla satılan ürünün de bulunduğunu belirten Tezel, aspir bitkisinin halk arasında “yalancı safran” olarak bilindiğini söyledi.
Safranın antioksidan özelliğine de değinen Tezel, ürünün bağışıklık sistemi, kalp, göz ve ruh sağlığı ile unutkanlık konusunda faydalı olduğunu belirtti.




