Gaziantep Ciğerciler Odası Başkanı Mehmet Gül, kentteki et piyasasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kasaplar arasındaki fiyat farklılıklarından kayıt dışı hayvan kesimine yönelik açıklamalara, fiyat tarifelerinin kullanılmamasından denetim eksikliğine kadar birçok soruna değinen Gül, yetkilileri göreve çağırdı. Bazı işletmelerde kuşbaşı etin kilogram fiyatının 2 bin liraya ulaştığını belirten Gül, özellikle sokak aralarındaki kasapların denetlenmesi gerektiğini söyledi. Kentteki bazı Suriyeli kasapların kaçak kesim yaptığını söyleyen Gül, denetimlerin tüm işletmeler için aynı kurallarla uygulanmasını istedi.
Et Fiyatlarındaki Artışa Tepki Gösterdi

Canlı hayvan fiyatlarındaki düşüşe rağmen et ve ciğer fiyatlarının yükselmeye devam ettiğini belirten Gül, piyasadaki fiyat hareketlerinin açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Gül, “Şu anda ciğerin kilosunu bin liradan alıyoruz. Ben de esnafım da aynı fiyattan alıyor. Kıymalık eti ise 700 liradan alıyoruz. Üstelik eti kendimiz seçerek alıyoruz. Ancak sürekli zam yapılıyor. Bu zamların neden kaynaklandığını kimse bilmiyor. Örneğin Kurban Bayramı'nda kurbanlık koyunların kilogram fiyatı 230-235 liraydı. Ben de o fiyatlardan aldım. 240-250 liraya satanlar da vardı. Şimdi ise koyunun kilogram fiyatı 220 liraya düşmüş durumda. Canlı hayvan fiyatı o zamandan bu yana düşerken et ve ciğer fiyatları nasıl bu kadar yükseliyor? Biz de buna şaşırıyoruz. Bu duruma mutlaka bir çare bulunması gerekiyor.” ifadelerine yer verdi.
Esnaf Unutulmamalı
Kentte belediyeler tarafından açılması planlanan et satış noktalarının tüketiciler açısından olumlu bir adım olabileceğini söyleyen Gül, uygulamanın mevcut esnaf üzerindeki etkilerinin de değerlendirilmesini istedi. Gül, “Belediyelerin et marketleri kuracağını duyuyoruz. Bu marketlerde kıymanın kilosunu 650 liradan satacaklarmış. Kursunlar, vatandaş açısından çok güzel bir hizmet olur. Ancak esnafın durumunu da gözetmeleri gerekiyor. Belediye hayvanın kesimini kendisi yapacak, etini kendisi satacak. Biz kıymalık eti zaten 700 liradan alıyoruz. Belediye 650 liradan satarsa arada yalnızca 50 lira fark olacak. Bu nedenle belediyelerin mümkün olduğunca daha uygun fiyatlarla satış yapması gerekiyor.” dedi.

Hazır Kıyma Esnafın İhtiyacını Karşılamıyor
Belediye marketlerinde satışa sunulması planlanan kıymanın özellikle ciğerci ve kebapçı esnafının üretim süreçlerine uygun olmayabileceğini anlatan Gül, vatandaşın ise daha uygun fiyatlı ete ulaşabileceğini dile getirdi. Gül, “Biz eti 700 liradan alıyoruz ama istediğimiz şekilde seçebiliyoruz. Yağ oranını ve kıymalık kısmını kendimiz belirliyoruz. Belediye marketine gittiğimizde ise bize hazır kıyma verecekler. Bir kilo, iki kilo veya beş kilo ne istiyorsak onu alıp çıkacağız. Ancak ben o kıymayı doğrudan kullanamam. Yeniden tuzlamam, yoğurmam ve zırhtan geçirmem gerekiyor. Dolayısıyla belediyelerin yaptığı çalışma güzel olsa da bunun bizim gibi esnafa bir katkısı olmayacak. Ancak vatandaşa faydası olabilir.” açıklamasında bulundu.
Aynı Etin Fiyatı 2 Bin Liraya Kadar Çıkıyor
Kasaplar arasında ortak bir fiyat uygulamasının bulunmadığını savunan Gül, aynı ürünün farklı işletmelerde oldukça yüksek fiyat farklarıyla tüketiciye sunulduğunu belirtti.
Gül, “Et fiyatlarında da ciddi farklılıklar var. Örneğin kuşbaşı etin kilosunu bazı kasaplar bin 500 liradan satarken bazı yerlerde 2 bin liraya kadar çıktığını duyuyoruz. Köftelik et fiyatlarında da benzer farklılıklar bulunuyor. Fiyat konusunda bir istikrarsızlık var. Herkes kendi kafasına göre fiyat belirliyor ve satış yapıyor.” dedi.

900 Üyeye Karşılık 175 Fiyat Tarifesi
Odaya kayıtlı esnafın büyük bölümünün resmî fiyat tarifesi kullanmadığını ileri süren Gül, işletmelerin kendi belirledikleri fiyatlarla satış yaptığını söyledi. Fiyat tarifelerinin denetlenmemesinin piyasadaki düzensizliği artırdığını savundu. Gül, “Bizim esnafımızın neredeyse hiçbiri bizden fiyat tarifesi alıp kullanmıyor. Fiyatları esnaf kendi belirliyor. Örneğin ben dükkânımda 120 gramlık, iki şiş ve bir ekmekten oluşan porsiyonu 200 liradan satıyorum. Başka bir esnaf 300 liraya, bir başkası ise 350 liraya satıyor. Neden bu fiyattan sattığını sorduğunuzda, yanında 10 kişi çalıştırdığını, yüksek kira ödediğini söylüyor. Benim yanımda 10 kişi çalışmıyor, kiram da 100 bin lira değil. Ancak onun da giderleri farklı olduğu için bir şey diyemiyorsunuz. Benim 900 üyem var. Bu üyelere yönelik 175 fiyat tarifesi çıkardım. İnanın, çoğunu da ücretsiz verdim. Ancak tarifeler hâlâ burada duruyor. Esnafın önemli bir kısmı tarifeyi almıyor. Bazıları da kendi eliyle bir kâğıda fiyatları yazıp dükkânına asıyor. Böyle olmaz. Bunun mutlaka denetlenmesi gerekiyor.” diye konuştu.
Küpesiz Hayvanlar Kaçak Kesime Yönlendiriyor
Hayvanların kayıt altına alınmasında kullanılan küpelerle ilgili sorunların sürdüğünü belirten Gül, kesimhanelere kabul edilmeyen hayvanların kayıt dışı kesime yönlendirilebildiğini öne sürdü. Gül, “Bir dönem hayvanların küpeleriyle ilgili sorunlar nedeniyle kesimhanelerde sıkıntılar yaşanıyordu. Bu sorun hâlâ devam ediyor. Küpesi olmayan hayvanlar kesimhaneye kabul edilmiyor. Böyle olunca da bazı kişiler kaçak kesime yöneliyor. Mezbahalar yalnızca küpeli hayvanları kabul ediyor. Çünkü bu hayvanların kayıtları tutuluyor ve vergileri alınıyor.” şeklinde konuştu.
Bazı Kasapların Kaçak Kesim Yaptığını Söyledi
Gaziantep'teki bazı Suriyeli kasapların kayıt dışı hayvan kesimi yaptığını söyleyen Gül, kesilen hayvanların niteliği ve yasal koşullara uygunluğu konusunda denetim yapılmasını istedi. Gül, “Gaziantep'te bazı Suriyeli kasapların kaçak hayvan kesimi yaptığını söylüyorum. Üstelik kestikleri hayvanların çoğunun dişi koyun olduğunu iddia ediyorum. Bunlar tespit edilemiyorsa ortada ciddi bir denetim eksikliği var demektir. Denetim yeterli olsa bunlar yaşanır mı? Dişi koyunların kesimi belirli şartlar ve dönemlerde yasal olarak yapılabiliyor. Ancak üreme amacıyla kullanılan hayvanların kesimine ilişkin kısıtlamalar bulunuyor. Buna rağmen bazı yerlerde bu kurallara uyulmadığını düşünüyorum.” İfadelerine yer verdi.

İki Cadde İçin Özel Denetim Talebi
Denetim çağrısında belirli bölgeleri de işaret eden Gül, İnönü ve Şentürk caddeleri çevresindeki kasapların kontrol edilmesini istedi. İşletmelerin tamamının aynı yasal yükümlülüklere tabi olması gerektiğini vurguladı. Gül, “Özellikle İnönü Caddesi ve Şentürk Caddesi çevresindeki kasapların denetlenmesini istiyoruz. Bu bölgelerde çok sayıda Suriyeli kasap bulunuyor. Benim gözlemime göre bu işletmelerin önemli bir kısmında fiyatlar ve kesim koşulları yeterince denetlenmiyor. Herkes istediği gibi fiyat belirleyip satış yapıyor. Biz kimseye bir şey söyleyemiyoruz. Bir şey söylediğimizde mülteci oldukları ifade ediliyor. Tamam, mülteci olabilirler ama burada herkesin aynı kurallara uyması gerekiyor. Bizim ailemiz, atalarımız bu memleket için mücadele etmiş insanlar. Dedem Fransız işgali döneminde kurşun yemiş. Ancak bugün kendi memleketimizde kendimizi yabancı gibi hissediyoruz” dedi.
Sokak Aralarındaki İşletmeler de Kontrol Edilmeli
Mevcut denetimlerin kapsamının genişletilmesi gerektiğini ifade eden Gül, yalnızca büyük satış noktalarının değil, mahalle aralarında faaliyet gösteren kasapların da düzenli olarak incelenmesini talep etti. Gül, “Yetkililerden istediğimiz tek şey denetim. Marketlerdeki etleri, tavukçulardaki ürünleri denetliyorlar. Elbette bunlar da denetlensin. Ancak asıl sokak aralarındaki kasapların, piyasada kontrolsüz şekilde satış yapan işletmelerin de denetlenmesi gerekiyor. Kimin ne sattığının, hangi ürünü hangi fiyattan verdiğinin bilinmesi lazım.” şeklinde konuştu.
Ruhsat Kontrolü Var, Tarife Denetimi Eksik
Gaziantep Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği tarafından gerçekleştirilen denetimlere de değinen Gül, çalışmaların ağırlıklı olarak ruhsatsız işletmelere yönelik olduğunu söyledi. Fiyat tarifelerinin de kontrol edilmesi gerektiğini belirten Gül, Karagöz çevresindeki bazı işletmelerin satış fiyatlarının araştırılmasını istedi. Gül, “Şu anda Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği denetim yapıyor. Ancak bu denetimler daha çok ruhsatsız işletmelere yönelik gerçekleştiriliyor. Fiyat tarifelerinin kullanılıp kullanılmadığı kontrol edilmiyor. Yani bir bakıma belediyenin yapması gereken ruhsat denetimleri yapılıyor. Yaklaşık sekiz aydır denetim yapıyorlar. Bu süreçte çok sayıda ruhsatsız işletme tespit edildi. Ancak fiyat tarifeleriyle ilgili denetim yapılması da gerekiyor. Bu konu belediyelerin sorumluluğunda. İşletmeye gidip, ‘Senin fiyat tarifen var mı? Yoksa bu ürünleri neye göre fiyatlandırıp satıyorsun?’ diye sormaları gerekiyor. Örneğin Karagöz çevresinde çok sayıda yabancı uyruklu esnaf var. Bazı yerlerde ciğerin porsiyonunu 120 liradan satıyorlar. Ben ciğerin kilosunu bin liradan alırken bu kişiler nasıl 120 liradan satış yapabiliyor? Yetkililerin gidip bunu araştırması gerekiyor. Hangi eti satıyorlar, ürünün içinde ne var, nasıl bu fiyata verebiliyorlar? Bunların kontrol edilmesi lazım.” şeklinde konuştu.

Odanın Doğrudan Denetim Yetkisi Bulunmuyor
Esnaf odalarının denetim konusunda sınırlı yetkilere sahip olduğunu dile getiren Gül, gerektiğinde kendi üyeleri hakkında da ilgili kurumlara bildirimde bulunduğunu ifade etti. Gül, “Ortada ciddi bir denetim eksikliği var. Bizim oda olarak doğrudan denetim yapma yetkimiz de bulunmuyor. Esnaf seni seçip buraya getiriyor. İnsan kendi esnafını şikâyet etmek istemiyor. Ama ben gerektiğinde şikâyet ediyorum. Yanlış yapan esnafımı da bildiriyorum. Gerekirse bir daha beni seçmesinler, önemli değil.” Dedi.
Fiyat Tarifesinde İki Esnaf Grubunu Örnek Gösterdi
Kent genelindeki fiyat tarifesi uygulamalarını değerlendiren Gül, ekmekçiler ve berberlerin bu konuda diğer esnaf gruplarından ayrıldığını savundu. Gül, “Gaziantep'te fiyat tarifesini düzenli kullanan iki esnaf grubu var: Ekmekçiler ve berberler. Onların dışında neredeyse hiçbir esnaf fiyat tarifesi kullanmıyor. Bizim istediğimiz, bunun denetlenmesi ve herkesin belirlenen kurallara uyması.” diye konuştu.





