Platform adına açıklamayı Gül Fidan Özpolat okudu. Kadına yönelik şiddetin münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Özpolat, şiddetin evde, iş yerinde, sokakta ve yaşamın farklı alanlarında karşılaşılan sistematik bir sorun olduğunu ifade etti.
Özpolat, devletin kadınları koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi ve caydırıcı mekanizmaların etkin şekilde uygulanması gerektiğini söyledi.
23 Yaşındaki Kadına Yönelik Saldırı İddiası
Basın açıklamasında, bakkala gitmek üzere evinden çıkan 23 yaşındaki konuşma ve işitme engelli kadının saatler sonra bulunduğu belirtildi. Platformun aktardığına göre kadın, tanımadığı kişiler tarafından zorla bir araca bindirildiğini ve cinsel saldırıya maruz kaldığını işaret diliyle ifade etti.
Olayın ardından bazı sosyal medya paylaşımları ve haberlerde kadının davranışlarının sorgulanmasına tepki gösteren Özpolat, mağdurun bulunduğu yerin, giyiminin, davranışlarının veya herhangi bir koşulun cinsel saldırıyı meşru gösteremeyeceğini vurguladı.
Özpolat, şu ifadeleri kullandı:
“Bir kadının bakkala gitmiş olması, sokakta bulunması, biriyle konuşması, bir araca binmesi, giyimi, davranışları ya da herhangi bir başka koşul hiçbir biçimde cinsel saldırının gerekçesi olamaz.”
“Rızası Vardı” İmasına Tepki
Açıklamada, olayla ilgili bazı değerlendirmelerde mağduru suçlayıcı ifadelerin kullanılmasına da tepki gösterildi. Özellikle engelli bir kadının maruz kaldığı şiddet olayında rızanın varsayılamayacağı belirtilerek, cinsel saldırının sorumluluğunun hiçbir koşulda mağdura yüklenemeyeceği ifade edildi.
Platform, kadına yönelik şiddet vakalarında mağdurun davranışlarını sorgulamak yerine saldırının ve failin sorumluluğunun merkeze alınması gerektiğini belirtti.
“Doğru Sorularla Hakikati Aramak Gerekiyor”
Kadına yönelik şiddet olaylarının ardından yöneltilen bazı soruların mağduru suçlayıcı bir nitelik taşıdığı belirtilen açıklamada, “Neden oradaydı?”, “Neden yalnızdı?”, “Neden konuştu?” ve “Neden karşı koymadı?” gibi soruların yerine şiddetin neden gerçekleştiğinin sorgulanması gerektiği ifade edildi.
Platform açıklamasında, “Bir kadına neden şiddet uygulandı?”, “Neden bir kadın zorla alıkonuldu?”, “Neden cinsel saldırıda bulunuldu?”, “Failler neden korunuyor?” ve “Devlet kadınları neden yeterince korumuyor?” sorularının sorulması gerektiği vurgulandı.
Cezasızlığa Karşı Mücadele Çağrısı
Kadına yönelik şiddetin yalnızca bireysel olaylar üzerinden değerlendirilmesinin sorunun toplumsal boyutunu görünmez hale getirdiği belirtilen açıklamada, cinsiyet eşitliğini güçlendiren politikaların hayata geçirilmesi ve kadınların haklarını koruyan mekanizmaların etkin şekilde işletilmesi istendi.
Özpolat, cinsel şiddet vakalarında etkin soruşturmanın ve kadınların adalete erişiminin önündeki engellerin kaldırılmasının önemine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Kadınların beyanlarını değersizleştiren, onları sürekli olarak kendilerini kanıtlamaya zorlayan ve failin sorumluluğunu geri plana iten uygulamalara son verilmelidir.”
Açıklamanın sonunda Gaziantep Demokratik Kadın Platformu, kadına yönelik şiddet ve kadın düşmanı söylemlere karşı mücadeleyi sürdüreceğini belirtti.
Platform, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Şiddete ve kadın düşmanı her türlü söyleme karşı susmayacağız. Her türlü tahakkümden arınmış, eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşamı birlikte kuracağız.”




