Gaziantep’te sağlık altyapısını güçlendirmeye yönelik yeni hastane yatırımları peş peşe hizmete alınırken, kentte randevuya erişim ve hekim yetersizliği tartışmaları devam ediyor. Gaziantep Kilis Tabip Odası Başkanı Kazım Doğan Eroğulları, yapılan yatırımların önemli olduğunu ancak sağlık sistemindeki sorunların yalnızca yeni binalarla çözülemeyeceğini söyledi.

Gaziantep’te geçtiğimiz hafta sağlık alanında üç önemli yatırım hizmete açıldı. Sağlık Bakanı Memişoğlu’nun da katıldığı açılışlarla Nizip’te 400 yataklı Nizip Devlet Hastanesi, kent merkezinde 300 yataklı Cengiz Gökçek Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi ile Şehitkamil’de 50 yataklı OSB Ek Hizmet Binaları hizmet vermeye başladı. Gaziantep Kilis Tabip Odası Başkanı Kazım Doğan Eroğulları, kente kazandırılan sağlık yatırımları nedeniyle Sağlık Bakanı Memişoğlu’na teşekkür etti. Yapılan sağlık yatırımları için Bakan Memişoğlu’na teşekkür eden Gaziantep Kilis Tabip Odası Başkanı Kazım Doğan Eroğulları, sağlık hizmetinin yalnızca yeni binalarla çözülemeyeceğini belirterek, kentte bazı branşlarda randevu bulunamadığını ve hekim yetersizliğinin önemli bir sorun olduğunu söyledi. Eroğulları, sağlık hizmetlerinin daha ulaşılabilir hale getirilmesi için kentin farklı bölgelerinde yeni ve donanımlı hastaneler kurulması gerektiğini belirtti. Sağlık sistemindeki sorunların yalnızca yeni yatırımlarla çözülemeyeceğini vurgulayan Eroğulları, “Bina tek başına hiçbir şeyi çözmeyecek.” dedi.

Sağlık Hizmetini Bina Sunmaz

Hastane Var, Randevu Yok (1)

Sağlık yatırımlarının tek başına yeterli olmayacağını belirten Eroğulları, “Şöyle, biz hep şunu söylüyoruz. Sağlık hizmetini bina sunmaz. İçindeki çalışan hekimler ve sağlık emekçileri sunar. Dolayısıyla bina tabii ki önemli. Tabii ki insanların hak ettiği temizlikte, konforda ve donanımda sağlık tesislerinin olması güzel. Ama içine, özellikle bazı branşlarda doktor koyamayıp insanların o binada verilen sağlık hizmetlerine ulaşamaması durumu, maalesef bu yatırımların bizim derdimize çare olmayacağını gösteriyor.” açıklamasında bulundu.

Haftalar Sonrasında Bile Randevu Bulunamıyor

Kentte bazı branşlarda randevu sorunu yaşandığını belirten Eroğulları, “Özellikle bazı branşlarda haftalar sonrasında bile randevu bulunamıyor. Şehir Hastanesi biliyorsunuz 1800-1900 yataklı, devasa bir yapı. Biz bu tür büyük yapıların hem organizasyonuyla hem kendi içindeki ulaşımıyla hem de ticari mantıkla yapılmış şirket hastaneleri olmasıyla ilgili çok ciddi eleştirilerimiz var. Ama mesela 1848'de insanlar bazı bölümlerden randevu alamıyor. Dolayısıyla bina değil, sağlık hizmetini sunan hekimler ve sağlık emekçileridir. Öncelikle bunu söyleyelim.” İfadelerine yer verdi.

Hastane Sıra 4

Bu Sağlık Sistemi Çökmüş

Sağlık politikalarında koruyucu hekimliğin öncelikli olması gerektiğini savunan Eroğulları, “İkincisi, maalesef bakanlık sağlık hizmetlerinin merkezine tedavi edici hizmetleri koymuş. Halbuki sağlığın temelinde tedavi etmekten önce insanı o hastalıktan korumak vardır. Olması gereken şey, hastalık olmadan önce önlem almak, insanları bu hastalıklardan korumaktır. Ama biz biliyoruz ki pandemide dahil, yoğun bakımlarda pandemiyi karşılayan bir sağlık sistemimiz var. Bu sağlık sistemi çökmüş. Bunu nereden anlıyoruz? Yani bu tercihin, tedavi edici hekimlik tercihinin bakanlığın politikalarının merkezinde olduğunu nereden anlıyoruz? Çünkü Sağlık Bakanlığı'nın bütçesinde her yıl birinci basamak sağlık hizmetlerine, yani koruyucu hekimlik hizmetlerine ayrılan pay maalesef düşüyor. Yani bütçenin büyük kısmı şehir hastanelerinin kiralarına gidiyor.” dedi.

Kuzeyşehir Ve Güneyşehir İçin Hastane Çağrısı

Sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması gerektiğini ifade eden Eroğulları, “Dolayısıyla bu şehrimize tesis kazandırılması çok güzel. Hatta ben daha önce de söylemiştim. Özellikle Kuzeyşehir veya Güneyşehir bölgesinden bir kişinin gece hastalandığında hastaneye gitmesi çok ciddi anlamda külfet. Eğer aracı yoksa taksiyle gidecekse çok ciddi bir mali külfet. Bizim sağlık hizmetinin eşit ve ulaşılabilir olmasını savunmamız da tam da bu yüzden. Yani herkes kendisine en yakın sağlık tesisine ulaşabilmeli ve ücretsiz bir şekilde bu hizmetten faydalanabilmeli diyoruz. Ama şu anda Kuzeyşehir bölgesindeki insanlara en yakın hastane kilometrelerce uzakta. Biz o yüzden şehir hastanesi yerine, şehrin birçok yerine ulaşılabilecek, insanların kolaylıkla ulaşabileceği 400-500 yataklı hastaneler, hatta daha küçük travma hastaneleri öneriyoruz. Ama maalesef gördüğümüz şey şu anda sadece bina ve tedavi edici hizmet sağlanıyor. Çünkü maalesef sağlığı bir rant alanı olarak, sağlığı para kazanılan bir alan olarak görüyorlar. Bunun sonucunda da ikinci basamak sağlık hizmetlerinde tedavi edici hizmetleri politikaların merkezine koyuyorlar. Onda da insanlar bu hizmete maalesef ki ulaşamıyor.” diye konuştu.

Hastane Sıra 1

Kılavuzlu’da yılların sorunu çözülüyor
Kılavuzlu’da yılların sorunu çözülüyor
İçeriği Görüntüle

Şehir Hastaneleri Yerine Ulaşılabilir Hastaneler Yapılmalı

Şehir hastaneleri modeline yönelik eleştirilerini dile getiren Eroğulları, “Bu şehir hastanesi sistemi İngiltere'de denendi ve ne kadar kötü bir sistem olduğu anlaşıldıktan sonra terk edildi. Hatta Sağlık Bakanlığı şu anda bizim eleştirilerimizi haklı çıkaran bir uygulamaya geçerek yeni şehir hastanelerini kendisi yapıyor. Şu andaki şehir hastanelerine maalesef şirket hastaneleri diyoruz biz. Hasta garantisi verilen, önümüzdeki 20-25 yılımıza ipotek koyan ve gerçekten sağlık bütçesinin bir kısmını alan hastaneler bunlar. Şehir hatanelerinin yerine insanların daha kolay ulaşabileceği hastaneler yapılmalı.” şeklinde konuştu.

Yakın ve Donanımlı Hastaneler Açmak Lazım

Gaziantep’in farklı bölgelerinde sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması gerektiğini belirten Eroğulları, “Mesela İbrahimli’de bir kaza olduğu zaman o hastaneye ulaşılması maalesef çok zor. Aynı şekilde yeni yerleşim yerlerinden dediğim gibi Güneyşehir, Kuzeyşehir bölgeleri. Yani buralarda yakın, yönetimi kolay ulaşılabilir ve donanımlı hastaneler açmak lazım. Mesela şu anda merkezdeki Ersin Arslan binasını yıktık. O bölgede de ciddi bir travma hastanesi ihtiyacı var. Bunları aslında görmek için alim olmaya da gerek yok. Bu çok basit bir şey. Sağlığın ulaşılabilirliği üzerinden değerlendirilecek bir konu.” dedi.

Yurttaş Mutsuz, Sağlık Sistemi Çökmüş

Kentte vatandaşların doktor ve tetkik için randevu bulmakta zorlanması hakkında konuşan Eroğulları, “Maalesef bu, bütünsel olarak çökmüş sağlık sisteminin bir sonucu aslında. Çünkü kışkırtılmış bir sağlık talebi var. Yaklaşık 1 milyarın üzerinde bir muayene olduğundan bahsediliyor. Bu ne demek? Her vatandaşımız yılda en az 12-13 defa hastaneye başvurmuş demek. Bunun anlamı bir: Toplumumuz hasta. Yani biz toplumumuzu, yurttaşımızı asla koruyamıyoruz. İki: Yurttaşımız hastaneye gittiğinde şifa bulamıyor. Niye? Çünkü rant elde etmek için kurulan bu hastanelerde 5 dakikada bir doktor muayeneye zorlanıyor. 3 dakikada bir muayeneye zorlanıyor. Ne oluyor? Nitelik değil, nicelik. Yani nitelikli bir sağlık hizmeti sunmaya çalışan hekimin önüne, ‘Hayır’ diyorlar. ‘Siz günde 100 hasta, 200 hasta bakacaksınız. Ayda şu kadar ameliyat yapacaksınız. Gece de çalışacaksınız. Hastayı 3 dakika görmen yeterli’ gibi bir anlayış var. Yani neresinden bakarsanız bakın, yurttaş mutsuz, vatandaş mutsuz ve sağlık sistemi çökmüş. Böyle bakıldığı zaman maalesef röntgende de, diğer işlemlerde de uzun süren randevu günleri verilmesi kaçınılmaz.” diye konuştu.

10 Yıl Sonra Randevu Verecek Hekim Bulunamayabilir

Eroğulları, “Başka bir sorun da şu: Özellikle hekimlerin çalışma koşulları ve bu performansa dayalı ödeme sistemi, değersizleştirme politikaları üzerinden bakmak lazım. Şu anda bazı bölümlere asistan olmuyor. Mesela çocuk hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları gibi riskli bölümlere maalesef hekim yetişmiyor. Dolayısıyla belki de bundan 10 yıl sonra sistemde randevu verecek hekim bile bulunamayacak. Veya ameliyat randevusu verecek, 3 ay sonra bile olsa verecek hekim bulunamayacak maalesef. Yani böyle çökmüş bir sağlık sistemi üzerinden biz uyarılarımızı yapıyoruz. Ve maalesef biz bu uyarılarımızın sonucunda haklı çıkmak istemiyoruz. Ama görünen köy de kılavuz istemiyor.” ifadelerine yer verdi.

Hastane Sıra-3

Vatandaşın Yaşadığı Sorunun Tek Bir Sebebi Yok

Randevu sorununun birçok nedeni olduğunu söyleyen Eroğulları, “Bunların hepsi bir bütünün parçaları. Yeterli derecede hekim yok. Hekimlerin özellikle dağılımı, çalışma koşulları ve tükenmişlik sonucunda hekimlerin özellikle üniversite hastanelerinde vesaire kamudan ayrılması, kışkırtılmış sağlık talebi, sağlığı alınıp satılan bir meta gibi görerek oradan rant elde etmeye çalışan bir sistem... Vatandaşın yaşadığı sorunun bir sebebi yok. Onlarca sebebi var ve bu onlarca sebebi de bile isteye yapıyorlar maalesef.” şeklinde konuştu.

Yeni Hastanelere Teşekkür, Sisteme Eleştiri

Sağlık yatırımlarının gerekli olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını belirten Eroğulları, “Tabii ki Sağlık Bakanı da bir hekimdir. Sağlık Bakanı da bu tabloyu görünce üzülüyordur. Ama bu politikalar karşısında yapabileceği bir şey yok. O da o politikalar doğrultusunda, sağlıkta dönüşüm politikaları dediğimiz, yurttaşlara ölüm getirecek dediğimiz zarar verecek bir sistemin maalesef devamını sağlamakla yükümlü. Yoksa hastane açılışına teşekkür edeceğiz tabii ki, bina yapılmasına teşekkür edeceğiz tabii ki. Biz yıllardır kamu sağlık hizmeti kamu binasında sürdürülür diyoruz. Özellikle depremde birinci basamak aile hekimliği binalarının apartman altlarında kaldığını, çöktüğünü gördük biz. Biz onun için her seferinde şunu diyoruz: Kamu binaları yapın, depreme dayanıklı olsun ve böyle bir afet anında en azından orada insanların o binaların altında kalmaktan korunmasını, o insanların takiplerinin yapılmasını sağlayalım.” diye konuştu.

Bina Tek Başına Hiçbir Şeyi Çözmeyecek

Yeni hastane yatırımlarının tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan Eroğulları, “Sağlık Bakanı'nın açılışını yaptığı hastane tabii ki gerekli bir hastane, tabii ki iyi bir şey ama tek başına yeterli mi? Hayır. İçine yeterli sayıda doktor koymayıp, doktorlara düzgün bir çalışma sistemi, performans sistemi olmadığı, hekimlik yapabilecekleri, nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilecekleri imkânın verilmediği, bazı branşlarda hekim hiç olmadığı ve yurttaşların kışkırtılmış sağlık talebinin olduğu bir sistemde bina tek başına hiçbir şeyi çözmeyecek tabii ki.” dedi.

Kaynak: Hatice Zengin