Gaziantep’te yeme içme sektöründe etkisini gösteren durgunluk, esnafı zor durumda bırakıyor. Gaziantep Ciğerciler Odası Başkanı Mehmet Gül, kentte son 2 ay içerisinde 50-60 iş yerinin kapandığını belirterek, birçok esnafın öğle saatlerine kadar siftah yapamadığını söyledi. Sektörde satışların ciddi şekilde gerilediğini ifade eden Gül, işletmeler arasındaki fiyat farklılıklarına da dikkat çekti. Bazı esnafın daha düşük fiyatlarla ürün satmasına rağmen vatandaşların pahalı mekanlara yöneldiğini belirten Gül, sosyal medya üzerinden yapılan reklamların küçük esnaf açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu savundu.
Sektörde yaşanan sorunların yalnızca müşteri kaybıyla sınırlı olmadığını kaydeden Gül, fırınlar ile seyyar satıcıların nohut ve kavurma satmasının da haksız rekabete neden olduğunu ifade etti. Konuyla ilgili daha önce 10 dilekçe verdiklerini ancak herhangi bir sonuç alamadıklarını belirten Gül, denetimlerin artırılmasını istedi. Gül, fiyat tarifelerine uyulmamasının da sektördeki sorunlardan biri olduğunu belirterek, “Bu işe ya Ticaret İl Müdürlüğü'nün ya da belediyelerin el atması lazım. Bir de bizim vermiş olduğumuz fiyat tarifelerini kullanmıyorlar. Herkes kendi tarifesini uyguluyor.” dedi.
50-60 Dükkân Kapandı

Gül, “Son 2 ay içerisinde bizden hemen hemen 50-60 dükkân kapandı. Terk edip gittiler. Çünkü alışveriş yok. Kendi dükkânımda öğlen saat 12’ye kadar siftah etmediğimiz oluyor. Bugün ilk satışı saat 12’de yaptık mesela. İşler bu kadar kötü.” şeklinde konuştu.
200 Lira Dururken 500 Liralık Yeri Tercih Ediyorlar
Müşterilerin daha yüksek fiyatlı mekanları tercih ettiğini, ardından da ödedikleri tutarlardan şikâyet ettiklerini belirten Gül, “Ben kendi dükkânımda mesela ciğeri 950 liraya alıyorum. 200 liraya satıyorum. Aslında fiyat tarifemde 300 lira yazıyor ama 200 lira da beni kurtarıyor. Allah bereket versin, yeter ki satabilelim. Bir de vatandaşta da iş yok. Biz 100 liraya da versek şu an bizim müşterimiz olmuyor. Ama 450-500 lira veren yerlere gidiyorlar, o parayı ödüyorlar. Sonra da dönüp şikâyet ediyorlar. 200 liraya veren yer dururken niye tercih etmiyorsunuz? 450 liraya satanlarla ben de aynı eti veriyorum. Belki benim verdiğim et daha da güzel.” İfadelerine yer verdi.
Sosyal Medya Reklamları Küçük Esnafa Vurdu
Gül, “Bu sosyal medya reklamları ortalığı karıştırdı. Esnafımız da bundan çok rahatsız. Bu reklamlar küçük esnafa vurdu. Geçtiğimiz günlerde Ticaret İl Müdürlüğü reklam yapan birkaç kişiyi yakaladı. Bir yerde reklam yapıyorlar, gittiler ve adamın ürününün içerisinde tırnaklı hayvan eti çıktı. Bunların hepsini Ticaret İl Müdürlüğü yakaladı. Ama yine de milletimizde sanki oralarda farklı bir şey varmış gibi bir algı oluşmuş.” diye konuştu.
Gaziantep’teki ciğer ve nohut dürüm fiyatları arasındaki farklılıklara dikkat çeken Gül, “Mesela Karagöz'de 100 liraya ciğer satılırken başka bir yerde 450 liraya satılıyor. Nohut dürümü bir yerde 50 liraya satılırken başka bir yerde 100 liraya satılıyor. Yani burada bir fiyat karmaşası var.” şeklinde konuştu.

Bu İşe Artık El Atılması Lazım
Gül, “Bu işe ya Ticaret İl Müdürlüğü'nün ya da belediyelerin el atması lazım. Bir de bizim vermiş olduğumuz fiyat tarifelerini kullanmıyorlar. Herkes kendi tarifesini uyguluyor. Bakın, Esnaf Odaları Birliği denetim yapıyor. Yemin ederim dünyanın adamını yakalamışlar. Hep ruhsatsız. Fiyat tarifesi kullanmıyor, ruhsatı yok. Ben diyebilirim ki 2 binden fazla yakalanan var. Bu kadarı da olmaz. Buna Ticaret İl Müdürlüğü'nün de, zabıtaların da karışması lazım. Zabıtalar zaten Allah için hiçbir şeye karışmıyorlar.” diye konuştu.
Ekmekçi Kavurma Dürümü Satar mı?

Fırınlar ile seyyar satıcıların nohut ve kavurma dürümü satmasının sektörde haksız rekabete neden olduğunu savunan Gül, “Bu nohut dürümcüsü, ekmekçisi, pide ekmekçisi bu sıcakta kavurma dürümü satabilir mi? Sen ekmekçisin kardeşim. Ekmekçi kavurma dürümü satar mı? Ama satıyorlar. Bunlara da kimse bir şey söylemiyor. ‘Niye satıyorsun?’ diyen yok. Ben bununla ilgili 10 tane dilekçe verdim. Maalesef hiçbir sonuç alamıyoruz. Belediye Başkanı Fatma Hanım'la da görüştüm. Bunu bire bir söyledim. Fatma Hanım da ‘Arkadaşlar bakın, bu şekilde olmaz. Buna bir ekip kuracaksınız.’ dedi. Ama maalesef söylediğiyle kaldı. Şimdi de randevu istiyoruz, randevu vermiyorlar. Randevu alsam yine hepsini söyleyeceğim ama artık üstlerle görüşmemiz gerekiyor. Bunlar zabıtayla falan çözülecek işler değil. Dönmüyor.” İfadelerine yer verdi.
Gül, “Fırınların, seyyar satıcıların üstelik bu sıcakta kavurma, nohut satması doğru değil. Sen ekmekçisin kardeşim. Ekmekçi kavurma dürümü satar mı? Ama satıyorlar. Bunlara da kimse bir şey söylemiyor. ‘Niye satıyorsun?’ diyen yok. Ben bununla ilgili 10 tane dilekçe verdim ama maalesef hiçbir sonuç alamıyoruz.” dedi.
Bunlar Zabıtayla Çözülecek İşler Değil
Bunlar zabıtayla falan çözülecek işler değil diyen Gül, “Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Hanım'la da görüştüm, bunu bire bir söyledim. Fatma Hanım da ‘Arkadaşlar bakın, bu şekilde olmaz. Buna bir ekip kuracaksınız.’ dedi. Ama maalesef söylediğiyle kaldı. Şimdi de randevu istiyoruz, randevu vermiyorlar. Randevu alsam yine hepsini söyleyeceğim ama artık üstlerle görüşmemiz gerekiyor. Bunlar zabıtayla falan çözülecek işler değil. Dönmüyor.” diye konuştu.
Esnafa Ne Diyeceğimizi Şaşırdık
Gül, “Biz artık gerçekten şaşırmış durumdayız diyen Gül, “Biz artık gerçekten şaşırmış durumdayız. Esnafa ne diyeceğimizi şaşırmışız. Şu 3-4 yılımı da bitireyim, bir daha Esnaf Odası'na uğramayacağım.” İfadelerine yer verdi.





