Gaziantep, köklü tarihi ve kültürel yapısıyla birçok geleneksel el sanatına ev sahipliği yapıyor. Şehirde bakır işlemeciliği, kutnu dokumacılığı, Antep işi nakış işlemeciliği ve yemenicilik gibi meslekler geçmişten günümüze aktarılıyor

Binlerce yıllık geçmişe sahip olan Gaziantep’in farklı medeniyetlere ev sahipliği yapması, şehrin kültürel yapısının da zenginleşmesini sağladı. Bu kültürel birikim, geleneksel el sanatlarına da yansıdı. Günümüzde bu meslekler hem kültürel mirasın korunmasına hem de kent ekonomisine katkı sağlıyor. Gaziantep’in geleneksel el sanatları arasında yer alan bakır işlemeciliği ise özellikle kendine özgü işleme tekniğiyle dikkat çekiyor.

Bakır İşlemeciliği

Antep’in Nakışlı Bakırı Genç Nesilsiz Kalıyor3

Gaziantep’in geleneksel el sanatlarından biri olan bakır işlemeciliği, ustaların el emeğiyle günümüzde de yaşatılıyor. Bakır İşlemeciliği Tarihi Bakır, insanlık tarihinde en eski metallerden biri olarak bilinir. İlk bakır kullanımı M.Ö. 9000 civarına, Orta Doğu’da Neolitik Çağ’a dayanmaktadır. Bu dönemde, bakır doğada serbest halde bulunabilir ve yumruk büyüklüğündeki bakır parçalar kullanılarak basit araçlar yapılabilirdi. Bakır ve pirinçten hazırlanan ürünler, çekiç ve çelik kalem kullanılarak işlenir. Antep bakır işlemeciliğinin en önemli özelliklerinden biri, ürünlerin tek parça halinde yapılması ve lehim gibi birleştirme yöntemlerinin kullanılmaması. Bir ürünün işlenmesi, kullanılan tekniğe göre haftalar hatta aylar sürebilir. Sahan, tas, kazan, sini, ibrik, cezve ve semaver gibi ürünlerin yapıldığı bakır işlemeciliği, özellikle Bakırcılar Çarşısı’nda geleneksel yöntemlerle sürdürülüyor.

Abdulhamit Gül Nizip İlçe Teşkilatını Ziyaret Etti
Abdulhamit Gül Nizip İlçe Teşkilatını Ziyaret Etti
İçeriği Görüntüle

Kutnu dokumacılığı

Kutnu A W438431 01

Arapça ‘kutn’ (pamuk) kelimesinden türetilen kutnu, Selçuklu döneminden itibaren Anadolu’da dokunmaktadır. 16. Yüzyıldan itibaren Gaziantep yöresine sahip dokuma teknikleriyle gelişmiş kentin en önemli geleneksel sanatlarından biri haline gelmiştir. 19. yy Osmanlı ve Avrupa saraylarının en değerli elbiselik kumaşları arasında yer almaktadır. Renkli ve kendine özgü motifleriyle dikkat çeken kutnu kumaşı, geçmişte Osmanlı padişahlarının kıyafetlerinde de kullanılıyordu. Endüstriyel değişimler nedeniyle 21.yüzyılın başında kaybolma tehlikesi yaşansa da, 2015’ten itibaren yerel projelerden ve Kutnia gibi girişimlerle yeniden koruma esas alınarak yaşatılmaktadır. Türkiye’de tamamen el tezgâhlarında dokunan kutnu kumaşı, ipek ve pamuk ipliklerden üretilir. Günümüzde ise geleneksel dokuma yöntemleriyle yaşatılmaya devam ediyor.

Yemeni

Yemenici Hayri Usta Yazlık Yemeni (1)

Yemeni tamamen el yapımı, dikişli, topuksuz ve sağlıklı bir geleneksel ayakkabı türüdür. Yaklaşık 600-700 yıllık geçmişe sahip olan bu zanaat, ilk defa Yemen’de Yemen-i Ekber adında bir kişi tarafından yapıldığı rivayet edildiği için bu adı almıştır. İlk olarak Yemen’de üretilen bu ayakkabı İlk olarak Yemen'de üretilen bu ayakkabı türü, ticaret yollarıyla Halep'e, buradan da Anadolu'da Gaziantep, Kahramanmaraş, Kilis ve Şanlıurfa gibi illere yayılmıştır. Seri üretim ayakkabılar yüzünden kaybolmaya yüz tutan geleneksel bir zanaat olmasına rağmen, günümüzde Gaziantep, Kilis ve Kahramanmaraş'ta az sayıdaki ustayla yaşatılmaya çalışılmaktadır. Üstü kırmızı yada siyah deriden, tabanı köseleden dikilen topuksuz ve çok sıhhatli olan ayakkabıdır. Gaziantep’te yemeniciliğe “köşgercilik” yemeni dikenlere “Köşger” yemeni ustalarına da “Köşger ustası” denilmektedir. Köşger kelimesi Farsça “keşger” kelimesinden gelmiş olup, ayakkabı yapan anlamına gelmektedir.

Muhabir: Tülay Kara