Gaziantep’te küpçülük ve toprak işleme sanatının tam başlangıç tarihi kesin olarak belgelenemese de kent çevresindeki ören yerlerinde yürütülen arkeolojik kazılar çarpıcı gerçekleri ortaya koyuyor. Bulgular, M.Ö. 6000-7000 yıllarına, yani Neolitik döneme ait ilk seramik izlerini taşırken; Tunç Çağı (M.Ö. 3000-1100) katmanlarında ise topraktan yapılan kaplara bol miktarda rastlanıyor. Bu durum, insanoğlunun bölgeye yerleştiği ilk andan itibaren Gaziantep topraklarını işleyerek günlük yaşamın bir parçası haline getirdiğini kanıtlıyor.

Mağara Atölyelerinden Günümüze

Yakın tarihe bakıldığında, henüz yarım asır öncesine kadar Gaziantep’i çevreleyen doğal mağaralarda çok sayıda küp atölyesinin çalıştığı, yüzlerce usta ve işçinin bu mekanlarda üretim yaptığı biliniyor. O dönemlerde günlük hayatın temel ihtiyacı olan; kap, kazan, tencere, kupa, küp gibi saklama ve servis kaplarının yanı sıra çatı örtüleri, tuğlalar ve su boruları tamamen topraktan üretiliyordu.

Gaziantep Gümüş İşçiliğiyle Ekonomiye Can Veriyor
Gaziantep Gümüş İşçiliğiyle Ekonomiye Can Veriyor
İçeriği Görüntüle

Ancak bakır, çinko ve gümüş gibi madenlerin mutfağa girmesi, cam ve endüstriyel tekniklerin gelişmesiyle toprak kapların kullanımı yavaş yavaş ortadan kalktı. Mağara atölyeleri birer birer kapanırken, zanaat bugün az sayıda yaşlı ustanın omuzlarında turistik bir kimlikle hayatta kalma mücadelesi veriyor.

Sabır İsteyen Yapım Aşaması: Çamurun Mayalanması

Geleneksel bir Gaziantep küpünün yapım süreci, tamamen doğanın dengesine ve ustanın sabrına dayanıyor. Üretim aşamaları şu teknik kronolojiyle ilerliyor:

Toprağın Karışımı ve Mayalanması: Küp toprağı, iki üç çeşit killi toprak ile silisin hassas karışımından elde ediliyor. Suyla buluşan bu karışım çok iyi yoğrulduktan sonra uzun bir süre dinlendirilerek "mayalanmaya" bırakılıyor.

Çarkta Şekillendirme: Mayası gelen çamur, ayakla ya da motorla çevrilen "çark" sisteminde ustaların maharetli ellerinde form kazanıyor. Büyük küpler, çatlamayı önlemek adına tek seferde değil; iki veya üç parça halinde üretilip ardından birleştiriliyor.

Gölgede Kurutma Kuralları: Şekillenen malzemeler doğrudan güneşe veya rüzgara çıkarılmıyor. Güneş ve rüzgarda renk bozulması ve çatlama yaşandığı için ürünler ilk etapta güneşsiz alanda bekletiliyor. Tıraşlama, temizleme ve çizgi çekme işlemlerinin ardından 2 ila 15 gün arasında tamamen kurumaya bırakılıyor.

1000 Derecelik Ateşle Gelen Sır

Tamamen kuruyan toprak ürünler, aralarında hava sirkülasyonu olacak şekilde fırınlara titizlikle istifleniyor. Isı yavaş yavaş artırılarak 900 ile 1000 derece arasındaki sıcaklıkta 9-10 saat boyunca pişiriliyor. Fırın doğal yöntemlerle soğuduktan sonra su kapları ve standart saksılar kullanıma hazır hale geliyor.

Şayet saklama amaçlı "sırlı küp" üretilecekse, ilk fırından çıkan parçalar kurşun esaslı sülyen sırla kaplanarak ikinci kez fırınlanıyor. Teknolojilerini turistik talebe göre modernize eden Gaziantepli ustalar, bugün ürettikleri estetik küpleri ve dekoratif saksıları tarihi çarşılarda yerli ve yabancı turistlerin beğenisine sunarak bu kadim geleneği yaşatmaya devam ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi