Gaziantep’te döviz kurlarındaki sert dalgalanmalar, kentin ihracat merkezli ekonomisini olumsuz etkiliyor. Dövizle alınan hammaddelerden lojistik giderlerine, ithalat-ihracat dengesinden konkordato başvurularına kadar birçok alanda yaşanan sıkıntılar, yerel ihracatçının üzerindeki baskıyı artırıyor.
Hammadde ve Girdilerde Maliyet Yükü
Dolar/TL’nin Temmuz 2025’te 40 liranın üzerine çıkmasının ardından, 30 Ağustos itibarıyla Gaziantep piyasasında ABD doları 41,19 TL, Euro ise 48,17 TL seviyelerine ulaştı. Bu yüksek kur, dövize bağlı hammadde ve ara malı ithalatını daha maliyetli hale getirdi. Sanayi üretiminde ithalata bağımlı sektörler, artan maliyetleri satış fiyatlarına yansıtmakta zorlanırken, firmaların kâr marjları daraldı ve rekabet gücü zayıfladı.
İthalat-İhracat Dengesinde Kırılganlık
Kur artışları teorik olarak ihracatçı için fiyat avantajı yaratıyor. Ancak Gaziantep’te üretimde kullanılan birçok girdi ithal edildiği için, maliyetlerdeki yükseliş ihracat avantajını büyük ölçüde ortadan kaldırıyor. Tedarik zincirindeki bu kırılganlık, planlama süreçlerini daha karmaşık hale getiriyor. Akademik çalışmalar da dövizdeki oynaklığın özellikle sanayi sektörünün ihracat performansını azaltıcı etki yarattığını ortaya koyuyor.
Konkordato Başvurularında Artış
Artan maliyetler ve finansman sıkıntısı, firmaları konkordato ilan etmeye mecbur bırakıyor. Ağustos ayının yalnızca 25 gününde Gaziantep’te 22 firmanın konkordato ilan etmesi, ekonomik baskının ulaştığı noktayı gözler önüne serdi. Gaziantep Sanayi Odası’nın değerlendirmelerine göre, krediye erişimde yaşanan daralma ve yüksek maliyetler, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeleri daha kırılgan hale getiriyor. Bazı köklü firmaların dahi konkordato sürecine girmesi, tedarik zincirinde domino etkisi riski doğuruyor.
Belirsizlik İhracatçının Önünü Kapatıyor
Kur dalgalanmalarının günlük değişimler halinde yaşanması, ihracatçının fiyatlama ve uzun vadeli plan yapma kabiliyetini zayıflatıyor. Stratejik planlama yapılamadığı için dış pazarlarda rekabet gücü düşüyor. Uzmanlara göre bu süreç, yatırım kararlarını da olumsuz etkileyerek büyüme potansiyelini sınırlıyor.
J-Eğrisi Etkisi: Kısa Vadede Kayıp, Uzun Vadede Potansiyel
Ekonomi literatüründe “J-Eğrisi” olarak bilinen etkiye göre, döviz krizleri sonrası ihracat başlangıçta daralıyor; ancak zamanla fiyat avantajı oluştuğunda ihracat hacmi artabiliyor. Gaziantep için de benzer bir dinamik söz konusu olsa da bu etkinin gerçekleşmesi uzun vadeli istikrarlı politikaları gerektiriyor.
Çözüm İçin İstikrar ve Destek Şart
Gaziantepli ihracatçılar, dövizle alınan girdilerdeki maliyet baskısı ve finansal yükler nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. Kur istikrarı sağlanmadığı sürece, ihracat performansının sürdürülebilirliği risk altında kalacak. Uzmanlar, konkordato riskini azaltacak finansman kolaylıkları, girdi maliyetlerini hafifletecek destekler ve kur yönetiminde öngörülebilirliğin artırılması gerektiğine dikkat çekiyor.