Gaziantep’in yöresel ağız ve lehçesi, kent kültürünün en belirgin simgelerinden birisidir. Şehirde konuşulan kelimeler, deyimler ve telaffuz biçimleri sadece iletişim aracı değil, aynı zamanda şehrin tarihini, mizah anlayışını ve günlük yaşam ritmini yansıtan bir kültürel mirasını yansıtıyor.

Altın Madalyalı Şampiyon Valilikte
Altın Madalyalı Şampiyon Valilikte
İçeriği Görüntüle

Yöresel Kelimeler ve Kullanım Örnekleri

Gaziantep ağzı, Türkiye’nin genel konuşma kalıplarından farklı, kendine özgü kelime ve telaffuzlarla zenginleşmiş durumda:

  • “Şımarık” yerine “şımartık”: Hafif alaycı ve sevimli bir tonla kullanılır.

  • “Geliyor” yerine “geliyo”: Sözcüklerin sonundaki ünlü düşmesi ve yumuşak telaffuz karakteristiktir.

  • “Ne yapıyorsun?” yerine “Ne yapıyon?”: Günlük iletişimde yaygın biçimde kullanılır.

  • “Çok” yerine “çokk” veya “çooook”: Vurgu ve duygu yoğunluğunu göstermek için söylenir.

  • “Hadi bakalım” yerine “Yerii”: Sosyal etkileşim ve arkadaşça uyarı anlamı taşır.

Yöresel Deyimler

Gaziantep ağzı deyimler açısından da oldukça zengin:

  • “Bıdı bıdı etmek”: Sürekli gevezelik etmek, boş konuşmak.

  • “Ağzı var dili yok”: Söylemek isteyip de söyleyemeyen kişi için kullanılır.

  • “Elini taşın altına koymak”: Zorluklara göğüs germek anlamında kullanılır.

  • “Sakın ha, lafı dolandırma”: Doğrudan ve net konuşmayı öğütleyen bir deyim.

Kültürel Miras Olarak Ağız

Gaziantep ağzı, sadece sözlü iletişim değil; hikâyeler, fıkralar, masallar ve şarkılar aracılığıyla da nesiller boyu aktarılıyor. Sokaklarda, çarşıda veya aile arasında yapılan sohbetler, çocuklara ve gençlere şehrin kültürünü aktarmanın en etkili yollarından biri oluyor.

Uzmanlar, yöresel ağzın şehrin kimliğini ve kültürel hafızasını koruyan bir yapı taşı olduğunu belirtiyor. Gaziantep’in sokakları, kahvehaneleri ve evleri, bu özgün lehçeyi yaşatarak geçmişle gelecek arasında bir köprü görevi görüyor.

Muhabir: Ayşe Sultan Karataş