Elektrikte milyonlarca haneyi yakından ilgilendiren tüketim limiti tartışması sürüyor. 2025 yılında meskenler için 5 bin kilovatsaat olan Son Kaynak Tedarik Tarifesi limiti, 2026 yılı için 4 bin kilovatsaate indirildi. EPDK verilerine göre bu düzenlemeden yaklaşık 2,5 milyon mesken abonesinin etkilenmesi öngörülüyor.
Limitin 3 bin kilovatsaate kadar düşürülmesi ihtimaline ilişkin tartışmalar ise elektrik faturalarının daha geniş bir kesim için yükselip yükselmeyeceği sorusunu beraberinde getirdi.
Daha Fazla Hane Etkilenebilir
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Genel Başkanı Mahir Ulutaş, tüketim sınırının aşağı çekilmesinin daha fazla hanenin piyasa fiyatlarının etkili olduğu tarifeyle karşılaşmasına yol açacağını savundu.
Dört kişilik bir ailenin aylık ortalama elektrik tüketiminin yaklaşık 230 kilovatsaat olduğunu belirten Ulutaş, bunun yıllık bazda yaklaşık 2 bin 760 kilovatsaate ulaştığına dikkat çekti. Elektrikle ısınma gibi ilave tüketimlerin devreye girmesi halinde ise hanelerin daha düşük bir limite yaklaşabileceğini ifade etti.
“Zam Yapmadan Zam Yapmış Oluyorlar”
Ulutaş, elektrik fiyatlarına yönelik tartışmalarda yalnızca ulusal tarifedeki olası artışların değil, Son Kaynak Tedarik Tarifesi için belirlenen tüketim limitinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Ulutaş, “Zam yapmadan zam yapmış oluyorlar. Birkaç yıldır bu sırayla limiti düşürüyorlar.
Ulusal tarifeye zam yapmıyoruz diyerek aslında yüksek tüketim limitini kademeli bir şekilde aşağıya indiriyorlar. Böylece yüksek tüketim faturasından fatura alacak hane sayısını artırıyorlar.” ifadelerini kullandı.
2026 Sınırı 4 Bin Kilovatsaat
EPDK'nın 2026 yılı için yürürlüğe koyduğu düzenlemeye göre mesken abonelerinde Son Kaynak Tedarik Tarifesi sınırı yıllık 4 bin kilovatsaat olarak uygulanıyor. Bu miktar aylık ortalama yaklaşık 333 kilovatsaat tüketime karşılık geliyor. Limitin aşılması durumunda belirli koşulları taşıyan ve ikili anlaşması bulunmayan aboneler Son Kaynak Tedarik Tarifesi kapsamına giriyor.
EPDK, düzenlemenin bütün elektrik abonelerinin faturalarının artması anlamına gelmediğini; limitin altında kalan mesken tüketicilerinin ulusal tarifeden yararlanmaya devam ettiğini belirtiyor.
Enerjide Kamusal Yapı Çağrısı
Elektrik fiyatlarının serbest piyasadaki arz-talep koşullarıyla şekillenmesini eleştiren Ulutaş, enerji hizmetlerinin temel altyapı hizmeti niteliğine dikkat çekerek üretimden dağıtıma kadar kamusal yapının güçlendirilmesi gerektiğini savundu.
Ulutaş, “Fiyatları aşağı çekebilecek temel politikanın üretim, iletim ve dağıtım süreçlerinde kamusal otoritenin yeniden kurulması zorunludur. Yapmamız gereken, üretim, iletim ve dağıtımıyla bu alanda yeniden bir kamu otoritesinin tek elinin kurulmasıdır. Fiyatları aşağı düşürebilecek ana politika da bu olmalıdır" dedi.
Faturalar Hane Bütçesini Zorluyor
Elektrik ve doğalgaz maliyetleri üzerindeki tartışmalar devam ederken, enerji giderlerinin özellikle düşük gelirli hanelerin bütçesindeki ağırlığı da gündemdeki yerini koruyor.
Verilen bilgilere göre 2026 yılının ilk yarısında 1,8 milyon hanenin elektrik faturalarını karşılamak amacıyla sosyal yardıma ihtiyaç duyduğu belirtildi.
İstanbul Planlama Ajansı'nın Eylül 2025 verilerinde ise her 5 kişiden birinin faturalarını ödemekte zorlandığı aktarılırken, “İstanbul’da Yaşlılıkta İyilik Hali” araştırmasında görüşülen 65 yaş üzerindeki 752 kişinin yüzde 25,9'unun faturalarını ödeyemediğini bildirdiği kaydedildi.