Gaziantep'in geçmişten bugüne uzanan sosyal yaşamında “sahre” kültürünün ayrı bir yeri bulunuyor. Ancak eski Anteplilerin yaptığı uzun erkek sahreleri yalnızca yemek yenilen, çalgı çalınan ve eğlenilen bir buluşma değildi.
Bu toplantılar aynı zamanda gençlerin büyüklerini gözlemlediği, sofra ve sohbet adabını öğrendiği, dostlukların pekiştirildiği ve belirli kurallar içerisinde gerçekleştirilen sosyal buluşmalardı.

Fotoğraf: Asım Mıhcıoğlu

Sahre için önce “galle” kurulurdu

Uzun erkek sahresinin hazırlıkları günler öncesinden başlardı. İlk olarak “galle” adı verilen ortak bir kasa oluşturulurdu. Sahreye katılacak kişilerden toplanan para burada bir araya getirilir ve yapılacak masraflar bu kasadan karşılanırdı.

Ardından sahrecilerin içerisinden sözü dinlenen bir büyük organizasyonu üstlenirdi. Kimlerin çağrılacağından sahre yerine, yenilecek yemeklerden oturma düzenine kadar organizasyonun ayrıntıları onun kontrolünde belirlenirdi. Gün geldiğinde çadırlar, gölgelikler, açkılar, yataklar ve minderler sahre yerine götürülüp hazırlanırdı. Et, ekmek ve diğer ihtiyaçlar alınır, yemeklerde kullanılacak kap kacak da götürülürdü.

Firik pilavından kara kavurmaya

Sahrenin en önemli bölümlerinden biri sofraydı. Yemekler katılanların marifetine göre bazen sırayla, bazen de hep birlikte hazırlanırdı. Firik pilavı, çiğköfte, Özbek pilavı, kara kavurma ve kebaplar sofranın öne çıkan yemekleri arasındaydı. Bazı yemekler ise evlerde hazırlanırdı. Sahreye katılacak kişiler, ailelerinin hangi yemeği iyi yaptığını önceden bilir ve buna göre bir program oluştururdu. Bir evden ekşili ufak köfte, diğerinden dolma, başka bir evden ise içli köfte istenirdi. Ev ekmekleri sulanır, dolmalar kazanlarla hazırlanır ve yemekler çocuklarla sahre yerine gönderilirdi.

Sofranın bile bir yöneticisi vardı

Uzun erkek sahresinde sofra rastgele kurulmazdı. İçkili sofralarda “saki” adı verilen bir kişi bulunurdu. Saki, meclisin düzeninden sorumluydu. Ne zaman sofraya oturulacağına, kimin nerede oturacağına, alt ve üst başta kimlerin bulunacağına kadar belirli bir düzen uygulanırdı.

Saki aynı zamanda sofradakileri tanır; kimin ne kadar içebildiğini bilir ve servisi buna göre yapardı. Böylece eğlencenin dahi kendi içerisinde bir adabı ve hiyerarşisi bulunurdu.

Herkes sahreye çağrılmazdı

Bu sahrelerin dikkat çeken kurallarından biri de katılımcıların özenle seçilmesiydi. Her isteyen uzun erkek sahresine katılamazdı. Adap ve usul bilen, sözü sohbeti dinlenen kişiler davet edilirdi. Meclisin tanımadığı yabancı kişiler ise sahreye alınmazdı. Bu yönüyle sahre, kalabalık bir piknikten çok birbirini tanıyan insanların oluşturduğu özel bir dost meclisi niteliğindeydi.

Kavaklık ve İncilipınar sahre yeriydi

Uzun erkek sahreleri için özellikle suyun ve yeşilliğin bulunduğu alanlar tercih edilirdi. Kavaklık, Aynalı Kavaklık, Yedi Söğüt ve İncilipınar eski Anteplilerin tercih ettiği sahre alanları arasındaydı. Yakın köylerde bulunan su başlarına da gidilirdi. Bugün şehrin içerisinde kalan bazı bölgelerin o yıllarda günler süren sahrelerin gerçekleştirildiği mesire alanları olması, Gaziantep'in geçirdiği değişimi de ortaya koyuyor.

Cuma gider, pazar akşamı dönerlerdi

Sahrenin “uzun” olarak adlandırılmasının nedeni de burada ortaya çıkıyordu. Buluşma çoğunlukla cuma günü başlıyor ve pazar akşamına kadar devam ediyordu. Bazı sahrelerin 5-6 gün sürdüğü de oluyordu. Akşamları yemek yeniliyor, çalgılar çalınıyor, türküler söyleniyor ve uzun sohbetler yapılıyordu. Gece eve dönmek yerine sahre yerinde yatılıyordu. Sabah ezanıyla birlikte bülbül seslerini dinlemek için uyanıldığı aktarılıyor. Çok önemli bir haber gelmediği sürece kimse işine ya da evine dönmüyor, bütün gün sahrede kalıyordu.

Çalgı vardı ama çevreyi rahatsız etmek yoktu

Sahrenin eğlencesiz olması da düşünülemezdi. Katılımcılar arasında çalgı çalabilenler varsa müzik onlarla yapılır, bazı zamanlarda ise dışarıdan çalgıcı getirilirdi. Ancak bunun da bir usulü vardı. Çevredekileri rahatsız etmeden çalınıp söylenmesine dikkat edilirdi. Şakalar yapılır ancak alınganlık gösterilmez; geçmişten örnekler verilir, eski olaylar ve hatıralar anlatılırdı.

Piknik değil, bir adabın aktarımıydı

Uzun erkek sahresini eski Antep kültüründe farklı kılan da tam olarak buydu. Yemek yapmak, sofraya oturmak, büyüğün sözünü dinlemek, sohbet etmek, eğlenmek ve hatta sofradan kalkmak bile belirli bir usule dayanıyordu. Günler süren buluşmanın ardından herkes yine usulünce ayrılıyor ve günlük hayatına dönüyordu. Bugün büyük ölçüde geçmişin hatıraları arasında kalan uzun erkek sahreleri, eski Gaziantep'in eğlence kültürünün yanı sıra dostluk, sofra ve sohbet anlayışından da izler taşıyor.

Yorumlar