KDK, tapu kaydında 292 bin lira bedelle satış olarak gösterilen işlemin gerçekte bedelsiz olduğunun güçlü ve inandırıcı delillerle kanıtlanamadığına hükmetti.
Tapuda satış olarak gösterilen devir vergiye tabi tutuldu
KDK'nın 2 Ekim 2026 tarihli kararına konu olayda, başvuran kişi 19 Ağustos 2020'de 50 bin liraya satın aldığı konutu 6 Eylül 2022'de tapuda 292 bin lira bedelle eşine devretti.
Başvuran, eşinden herhangi bir bedel almadığını ve işlem nedeniyle fiilen kazanç elde etmediğini savundu. Buna rağmen değer artışı kazancı elde ettiği gerekçesiyle adına vergi ve ceza tahakkuk ettirildi.
Başvuran, gecikme zammı uygulanmaması için 16 bin 868 lira 8 kuruş ödeme yaptıktan sonra bu tutarın iadesi için KDK'ya başvurdu.
Bedelsiz devir iddiası kanıtlanamadı
Gelir İdaresi Başkanlığı, taşınmazın tapuda satış olarak tescil edildiğine dikkat çekerek işlemin bedelsiz olduğunun belgelenmesini istedi. Ancak başvuran tarafından bu yönde yeterli bir delil sunulmadı.
KDK da değerlendirmesinde, tapu kaydının aksini ortaya koyan somut bir delil bulunmadığına işaret etti. Kurum, tapuda satış olarak tescil edilen bir işlemin sonradan yalnızca beyanla bedelsiz devir olarak nitelendirilemeyeceğini belirtti.
Kararda, işlemin gerçekte bedelsiz olduğunun güçlü ve inandırıcı delillerle ortaya konulması halinde farklı bir hukuki değerlendirme yapılabileceği de ifade edildi.
Beş yıl kuralına dikkat çekildi
Uyuşmazlığın temelinde Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 80. maddesi yer aldı. Söz konusu düzenlemeye göre taşınmazın iktisap tarihinden itibaren beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazanç, değer artışı kazancı kapsamında değerlendiriliyor.
KDK, taşınmazın 2020 yılında satın alındığını, eşe yapılan devrin ise 2022 yılında gerçekleştiğini belirterek beş yıllık sürenin dolmadığına dikkat çekti.
Kararda, ivazsız yani karşılıksız edinilen taşınmazların bu kapsamın dışında tutulduğu ancak söz konusu konutun başvuran tarafından 2020 yılında bedel ödenerek edinildiği vurgulandı.
Özelge iddiası da sonucu değiştirmedi
Başvuran, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının eşler arasındaki bazı satış işlemlerine ilişkin özelgesini de dayanak gösterdi. KDK ise başka bir mükellefe verilen özelgenin, başvuranın kendi işlemindeki resmi kayıtların hukuki niteliğini değiştirmeyeceğine karar verdi.
Kurum ayrıca, vergi iadesi talebinin düzeltme ve şikayet yoluyla değerlendirilebilmesi için açık bir vergi hatasının bulunması gerektiğini belirtti. Hukuki yorum gerektiren uyuşmazlıkların ise bu yöntemle giderilemeyeceği, gerekli itirazların süresi içinde yargı yoluyla ileri sürülebileceği kaydedildi.
KDK'dan dikkat çeken uyarı
Kararın ardından ortaya çıkan temel sonuç, taşınmaz devrinde tapuda seçilen işlem türünün vergisel açıdan önem taşıması oldu.
KDK'nın değerlendirmesine göre satış olarak tescil edilen bir işlemin sonradan bedelsiz olduğu ileri sürülecekse bunun güçlü delillerle ortaya konulması gerekiyor. Yalnızca tarafların beyanı yeterli görülmüyor.
KDK ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığının başvurana, karara karşı hangi sürede ve hangi mercilere başvurabileceğini açıkça bildirmediğini tespit ederek idareye yönelik uyarıda bulundu.
Karar, Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca'nın imzasıyla verildi.





