Cilt bakımından istenilen sonucu alamamanın nedenlerinden biri, cildin ihtiyaçlarına uygun olmayan ürünlerin kullanılması olabiliyor. Yağlı ve karma cildi birbirinden ayırmak nispeten kolayken, “nemsiz” cilt çoğu zaman kuru ciltle karıştırılıyor. Cildin yıkandıktan sonraki görünümü ve hissi ise cilt tipi hakkında önemli ipuçları verebiliyor.
Önce Yüzünüzü Temizleyin
Evde cilt tipini anlamak için uygulanabilecek yöntemlerden biri “yıkama testi”. Yüz, cildi aşırı kurutmayan nazik bir temizleyici ve ılık suyla yıkandıktan sonra kurulanıyor. Ardından nemlendirici, serum, tonik veya başka bir bakım ürünü sürmeden yaklaşık 30 dakika bekleniyor. Bazı ev tipi testlerde gözlem süresi daha uzun tutulabilse de bunun kesin sonuç veren tıbbi bir test olmadığı unutulmamalı.
Bekleme süresinin ardından özellikle alın, burun ve çeneden oluşan T bölgesi ile yanakların nasıl göründüğü ve hissedildiği kontrol ediliyor.
Yüzün Her Yeri Parlıyorsa Yağlı Olabilir
Bekleme sonrasında alın, burun, çene ve yanakların genelinde belirgin parlama ve yağlanma oluşuyorsa cilt yağlı özellik gösterebilir. Yağlı ciltlerde sebum üretimi daha fazladır; geniş görünen gözenekler, siyah noktalar ve sivilce eğilimi de görülebilir.
Yağlı cildi sert ürünlerle sürekli kurutmaya çalışmak ise doğru bir yaklaşım değil. Aşırı temizleme ve tahriş cilt sorunlarını artırabileceğinden nazik temizleme ve cilde uygun nemlendirme önem taşıyor.
T Bölgesi Parlıyor, Yanaklar Farklıysa Karma Cilt
Alın, burun ve çene yağlanırken yanakların daha kuru veya normal kalması karma cildin en belirgin özellikleri arasında bulunuyor. Karma ciltte yüzün farklı bölgelerinin ihtiyaçları da birbirinden farklı olabiliyor.
Bu nedenle yalnızca T bölgesindeki yağlanmaya bakarak tüm yüzü “yağlı cilt” olarak değerlendirmek, gereğinden fazla kurutucu ürün kullanımına neden olabilir.
Yağlı Cilt De Nemsiz Kalabilir
“Nemsiz cilt” ile “kuru cilt” aynı kavram olarak değerlendirilmemeli. Kuru ciltte temel sorun sebumun yetersiz olmasıyken, cildin su içeriğinin azalması farklı bir durumdur. Bu nedenle yağlı görünen bir ciltte de gerginlik ve nem kaybıyla ilişkili belirtiler ortaya çıkabilir.
Yüz yıkandıktan sonra belirgin gerginlik, pürüzlü veya rahatsız bir his oluşması cildin bakım rutininin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret edebilir. Ancak yalnızca evde yapılan gözleme dayanarak bir cilt hastalığı veya “dehidrasyon” tanısı konulamaz.

Cilt Tipi Zamanla Değişebilir
Bir kez yapılan testin sonucu ömür boyu aynı kalmayabilir. Genetik özelliklerin yanı sıra yaş, hormonlar, stres, kullanılan ürünler ve mevsimsel koşullar cildin yağlılık ve kuruluk durumunu değiştirebilir. Örneğin aynı cilt yazın daha yağlı, kışın ise daha kuru hissedilebilir.
Bu nedenle bakım ürünlerini seçerken yalnızca geçmişte belirlenen cilt tipine değil, cildin mevcut durumuna da dikkat edilmesi gerekiyor.
Evde Test Kesin Tanı Değil
Evde yapılan yıkama ve bekleme yöntemi cilt tipi hakkında fikir verebilir ancak tıbbi bir test değildir. Sürekli kızarıklık, kaşıntı, yanma, yoğun pullanma, geçmeyen kuruluk veya tekrarlayan sivilceler varsa bunları yalnızca cilt tipine bağlamamak gerekiyor. Hassasiyet; egzama, rozasea veya kontakt dermatit gibi farklı durumlarla da ilişkili olabiliyor.
Uyarı: Cildi test etmek amacıyla sert sabun, alkol içeren ürünler veya aşırı sıcak su kullanılmamalı. Ciltte uzun süren ya da şiddetlenen bir sorun bulunuyorsa sağlık kuruluşuna başvurulması öneriliyor.





