Genç ve sağlıklı görünen bir cilt için kullanılan kremler kadar sofraya konulan besinler de önem taşıyor. Bilim insanlarına göre antioksidanlardan sağlıklı yağlara, bağırsak dostu fermente gıdalardan omega-3 kaynaklarına kadar birçok besin cildin yaşlanma sürecini etkileyebiliyor. Özellikle bazı meyve, sebze ve kuruyemişlerle ilgili yapılan araştırmalar, kırışıklıkların azalması ve kolajen yapısının korunması açısından dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor.
Bitkiler, yağlar ve fermente gıdalar kırışıklıkları azaltabilir, kolajen üretimini artırabilir ve cildimizin dokusunu iyileştirebilir. Deri, vücuttaki en büyük organdır ve ömür boyu bize eşlik eder. İyi bakılmış bir cilt, bize genç bir görünüm kazandırmanın yanı sıra genel sağlığımıza da aktif olarak fayda sağlar. Ancak vücudumuz ile dış dünya arasındaki bu bariyer, sürekli bir baskı altındadır.
BBC Türkçe'de yer alan habere göre, Leibniz Çevre Tıbbı Araştırma Enstitüsü'nde dermatoloji alanında Prof. Jean Krutmann, hava kirliliği, ozon ve iklim değişikliği dahil olmak üzere birçok çevresel faktörün cilt yaşlanmasına katkıda bulunduğunu söylüyor. Krutmann, "On yıllardır ultraviyole ışınlarının, çevresel faktörlerin neden olduğu cilt yaşlanmasının başlıca nedeni olduğunu düşünüyorduk. Artık bunun doğru olmadığını biliyoruz. Doğal güneş ışığı içindeki diğer dalga boyları da yaşlanmaya katkıda bulunabilir; örneğin, görünür ışık ve kızılötesi ışınlar. Hatta sıcaklıktaki bir artış bile bu sürece katkıda bulunabilir" diyor.
Bir de zaman faktörü var. Yaşlandıkça, cildimize yapısını veren protein olan kolajeni yavaş yavaş kaybederiz ve bu da kırışıklıklara yol açar. Cildi daha iyi durumda tutmaya yardımcı olabilecek, göz ardı edilen bir faktör de beslenme alışkanlıklarımız. İşte, sağlıklı yağlardan bağırsak dostu fermente gıdalara kadar, diyetimize ekleyebileceğimiz bazı besinler...

Renkli Meyve ve Sebzeler
Bitkisel gıdalar açısından zengin bir diyetin cildimizi sağlıklı tutmak için önemli olduğuna dair çok sayıda araştırma bulunuyor. Renkli meyve ve sebzeleri tercih etmek faydalı çünkü bunlar, cildi kirlilik ve güneş ışığının neden olduğu hasarlardan korumaya yardımcı olan güçlü antioksidanlar içerir.
Havuç, biber ve domates, lutein, likopen ve beta-karoten gibi karotenoidler açısından zengindir. Jena Friedrich Schiller Üniversitesi'nde gıda kimyası alanında Prof. Volker Böhm, "Bu maddeler yağ dokusunda depolanır ve UV ışınlarına karşı koruma sağlar" diyor.
Güneş kremi hâlâ önemli olsa da, Böhm, insanların bunu her gün değil, uzun süreli açık havada kalma durumlarında sürme eğiliminde olduklarını belirtiyor. Karotenoid açısından zengin gıdaları düzenli olarak tüketmek, "tüm yıl boyunca yaklaşık iki ila üç arasında sürekli bir temel UV koruma faktörü sağlar" diyor.
Domates veya havuçlara zeytinyağı gibi az miktarda sağlıklı yağ eklemek, vücudun bu antioksidanları emmesini kolaylaştırır. Beta-karoten ayrıca, cilt hücrelerinin büyümesi ve cildimizi enfeksiyonlardan korumak için önemli olan A vitaminine dönüştürülebilir.
Karotenoidler, cilt hücrelerinin hiyalüronik asit üretmesine yardımcı olabilir. Bu molekül, cildin sıkılığını ve elastikiyetini korumaya yardımcı olur ve piyasada bulunan birçok nemlendirici ve "yaşlanma karşıtı" kremde bulunur.
Aynı pigmentler, kolajen üretimini artırmaya da yardımcı olabilir. Dar kapsamlı bir çalışmada, on ay boyunca günlük karotenoid takviyesi alan kadınların ciltlerinde kolajen ve elastin düzeylerinde bir iyileşme gözlemlenmişti. Bu da karotenoidlerin kolajen yıkımını önlemeye yardımcı olabileceğini düşündürüyor.
Son olarak, renkli meyve ve sebzeleri bolca tüketmenin cilde daha sağlıklı görünen bir "ışıltı" kazandırdığı tespit edilmişti. Krutmann, bu faydalarından yararlanmak için bu besinleri düzenli olarak tüketmemiz gerektiğini söylüyor: "Hangi antioksidanı tüketirseniz tüketin, çevresel etkilerden korunmak için genellikle ölçülebilir bir etki elde etmek sekiz ila 10 hafta sürer."
Mangonun, yaşlandıkça cildimizin daha genç görünmesini sağladığı da bulundu. California Üniversitesi Davis'ten Vivien Fam'ın liderliğinde menopoz sonrası kadınlar üzerinde yapılan bir araştırmayı ele alalım. Katılımcılar, 16 hafta boyunca haftada dört kez 85 g mango yediler. Araştırmacılar, bunun mevcut kırışıklıkların boyutunu ve yeni kırışıklıkların sayısını azalttığını tespit ettiler.
Daha fazla araştırma yapılması gerekmekle birlikte, araştırmacılar bu yararlı etkilerin karotenoidlerin yanı sıra antioksidan flavonoidler ve mangiferin kaynaklı olabileceğini öne sürdüler. Şaşırtıcı bir şekilde, çalışma günde yaklaşık 250 g mango tüketmenin kırışıklıkları artırdığını ortaya koydu. Araştırmanın ortak yazarlarından California Üniversitesi'nde beslenme alanında Prof. Robert Hackman, bunun sebebinin net olmadığını ancak mangoların yüksek doğal şeker içeriğinden kaynaklanıyor olabileceğini söylüyor. Hackman, "Bizim hipotezimiz, şekerin ciltteki moleküllere bir miktar zarar verdiği yönünde" diyor. Çalışma küçük ölçekli olsa da, henüz yayınlanmamış olan takip araştırmaları da bu sonuçları doğruladığını söylüyor.
Mango ve turunçgiller ayrıca C vitamini açısından zengin. Bu vitamin, kolajen üretimine yardımcı oluyor ve aynı zamanda cildimizi güneşin zararlı etkilerinden koruyan bir antioksidan görevi görüyor. Araştırmalar, C vitamininin cildin nemlenmesini artırmaya ve pigmentasyonun azalmasına yardımcı olabileceğini gösteriyor. Krutmann, bu nedenle C vitamininin cilt bakım ürünlerinde ve takviye olarak yaygın olarak kullanıldığını belirtiyor.




