TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Bulut, inşaat mühendislerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara, güvencesiz çalışma koşullarına ve mesleki liyakatin geri plana itilmesine dikkat çekti. İMO'nun Türkiye genelindeki şubeleri tarafından eş zamanlı gerçekleştirilen basın açıklamasında, mühendislerin haklarının korunması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve güvenli yapılaşmanın sağlanması için çağrıda bulunuldu. “Talebimiz Geleceğimizdir” kampanyası kapsamında konuşan Bulut, mevcut sorunların yalnızca mühendisleri değil, toplumun güvenliğini de yakından ilgilendirdiğini vurguladı.
“Bilimin Geri Plana İtilmesi Geleceğimizi Tehdit Ediyor”
İnşaat mühendislerinin konutlardan hastanelere, okullardan köprülere kadar pek çok yapının tasarım, inşa ve denetim süreçlerinde önemli sorumluluklar üstlendiğini belirten Bulut, mesleğin karşı karşıya olduğu sorunların giderek derinleştiğini ifade etti. Mühendislik hizmetlerinin güvenli kentlerin oluşturulmasındaki rolüne dikkat çeken Bulut, “Bizler, bu ülkenin konutlarını, okullarını, hastanelerini, yollarını, köprülerini, barajlarını yani ülkemizin her alanda ihtiyaç duyulan yapıları ve altyapı sistemlerini tasarlayan, inşa eden ve denetleyen inşaat mühendisleriyiz. Ülkemizin dört bir yanında, güvenli yapıların, sağlıklı kentlerin ve güçlü bir altyapının oluşturulması için bilgi, birikim ve emeğimizle çalışıyoruz” dedi.
“Tarihindeki En Derin Ekonomik Krizlerden Birini Yaşamakta”
Meslekte yaşanan ekonomik kayıpların ve çalışma hayatındaki güvencesizliğin mühendislerin geleceğini olumsuz etkilediğini belirten Bulut, bilimsel ilkelerin ve mesleki yeterliliğin göz ardı edilmesinin ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Bulut, “Ancak bugün inşaat mühendisliği mesleği, tarihindeki en derin ekonomik krizlerden birini yaşamakta, ekonomik kayıplar, güvencesiz çalışma koşulları, mesleki yetkinliğin göz ardı edilmesi ve mühendislik emeğinin değersizleştirilmesi nedeniyle de ciddi bir itibar ve saygınlık kaybıyla karşı karşıyadır. Bilimin, tekniğin ve mesleki liyakatin geri plana itilmesi, yalnızca mesleğimizin onurunu ve geleceğini değil, toplumun can ve mal güvenliğini de tehdit eder boyuta gelmiştir. Bu nedenle mesleğimizin onurunu, mühendislik emeğinin değerini ve hak ettiği toplumsal saygınlığı korumak; güvenli yapılaşmanın, nitelikli mühendislik hizmetlerinin ve kamu yararının da korunmasıdır.” ifadelerini kullandı.
“Mühendislik Emeğini Savunmak, Kamu Yararını Savunmaktır”
Mühendislerin taleplerinin yalnızca ekonomik haklarla sınırlı olmadığını vurgulayan Bulut, güvenli yapılaşmanın sağlanması için bilimsel ve teknik ilkelerin korunması gerektiğini dile getirdi. İMO tarafından sürdürülen kampanya kapsamında mühendislerle farklı çalışma alanlarında bir araya geldiklerini belirten Bulut, “Mücadelemiz yalnızca meslektaşlarımızın ekonomik ve sosyal haklarını koruma mücadelesi değildir. Mesleğimizi savunmak halkın yaşam hakkını savunmaktır. Mühendislik emeğini savunmak kamu yararını savunmaktır. Bilimi ve tekniği savunmak ülkemizin güvenli geleceğini savunmaktır. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak bir süredir yürüttüğümüz “Talebimiz Geleceğimiz” kampanyası kapsamında şantiyelerde, proje bürolarında, yapı denetim kuruluşlarında, kamu kurumlarında ve üniversitelerde meslektaşlarımızla bir araya geliyoruz. Sorunlarımızı, taleplerimizi ve çözüm önerilerimizi ilgili kurumlara ve karar vericilere iletiyoruz.” dedi.
“İnsanca Yaşamaya Yetecek Ücret İstiyoruz”
İnşaat mühendislerinin çalışma koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini ifade eden Bulut, özellikle genç mühendislerin işsizlik sorununa çözüm bulunmasını, kamuda istihdamın artırılmasını ve mesleki yetkinliğin yasal güvenceye alınmasını istedi. Bulut, taleplerini şu sözlerle dile getirdi: “Taleplerimiz açıktır: Mühendislik emeğinin karşılığı verilmeli, insanca yaşamaya yetecek ücret ve güvenceli çalışma koşulları sağlanmalıdır. Kamuda mühendis istihdamı artırılmalı, ücret ve özlük hakları iyileştirilmeli, liyakat esas alınmalıdır. Genç mühendislerin işsizliğine ve güvencesizliğine son verecek istihdam politikaları geliştirilmelidir. Mesleki yetkinlik ve uzmanlaşma yasal güvenceye kavuşturulmalı, yetki ve sorumluluklar arasında adil bir denge kurulmalıdır.”
“Yeni Bir Yapı Denetim Sistemi Oluşturulmalı”
Yapı güvenliğinin sağlanmasında mühendislik hizmetlerinin niteliğinin belirleyici olduğunu vurgulayan Bulut, mevcut yapı denetim sisteminin bilimsel esaslar doğrultusunda yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. Deprem yargılamalarında sorumlulukların bütün yönleriyle değerlendirilmesi gerektiğine de dikkat çeken Bulut, “Proje, şantiye şefliği ve yapı denetim hizmetlerinin niteliği güvence altına alınmalı, mühendislik hizmetleri haksız fiyat rekabetine terk edilmemelidir. Emekli mühendislerin insanca yaşayabilecekleri ekonomik ve sosyal koşullar sağlanmalıdır. Bilimsel esaslara dayanan, kamusal denetimi güçlendiren, güvenli yapılaşmayı önceleyen bir yapı denetim sistemi oluşturulmalıdır. Deprem yargılamalarında, yıkıma neden olan tüm etkenlerin bilimsel ve teknik esaslarla değerlendirilmesi, gerçek sorumluların ortaya çıkarılması ve meslektaşlarımızın adil yargılanma hakkının güvence altına alınması sağlanmalıdır.” dedi.
“12 Kasım’da Taleplerimizi Haykıracağız”
İnşaat mühendislerinin ekonomik ve mesleki sorunlarının çözümü için mücadelelerini sürdüreceklerini belirten Bulut, güvenli yapılaşma konusunda geri adım atmayacaklarını ifade etti. Türkiye genelinde gerçekleştirilecek etkinliklere Gaziantep'ten de katılım sağlanacağını açıklayan Bulut, basın açıklamasını “İMO olarak mesleğimizin sorunlarını, mühendislik hizmetlerinin toplumsal önemini ve halkımızın yaşam hakkını gündemde tutmaya devam edeceğiz. Bu kapsamda 12 Kasım 2026 tarihinde tüm Türkiye’de olduğu gibi biz de Gaziantep’te kitlesel bir etkinlikle taleplerimizi haykıracağız” sözleriyle tamamladı.




