Antep’in yerlisi yetmiş yaşlarında bir arkadaşım hasta olmuştu, geçmiş olsuna gittim. Evine gidince eşi hanımefendi kapıda karşıladı, hastamızın yattığı odaya buyur etti. Odanın bir köşesine hastamız yatıyordu. Dostumbeni görünce yaşım kendisinden küçük olmasına rağmen, nezaketen yerinden hafiften kalkar gibi oldu, müsaade etmedim.
Oturduk, “geçmiş olsun” dileklerimi iletirken, on beş yirmi yaşlarındaki torunu odaya girdi, yanımıza oturdu. Ben ve hasta dostum konuşurken biri daha dostumuzun ziyaretine geldi. Adam odayagirince selam verdi, ben adamın yaşına hürmetenyerimden kalktım, “hoş geldiniz” deyip yer gösterirken, genç torun elinde cep telefonu oralı bile olmadı.
Bunu görenev sahibi hasta dostum, torunun bu davranışından dolayı rahatsız oldu. Torunun evine gelen misafirine gösterdiği vurdumduymaz tavrını saygısızlık olarak değerlendirmiş olmalı ki , duyduğu mahcubiyeti dile getirircesine; “oğlum Hasan; bak misafirimiz gelmiş!… “Bi baş girerse, bi göt kalkmalı “, “biz size böyle mi bellettik?” deyip, torununu bildiği usulle ikaz etti.
Genç zorlamayla da olsa oturduğu yerde hafiften toparlanır gibi oldu;” hoş geldin amca” dedi, gersin geriye yerine oturdu, elince cep telefonu kaldığı yerden başka dünyalara dalışına devam etti…
Şaşırmıştım. Dostumun torununa bizim yanımızda böyle bir çıkışta bulunmasını önce doğru bulmadımsa da o bildiği usulle en kısa yoldan torununu ikaz etmek istemiş, bir ata sözüyle yaptığı yanlışı hatırlatmıştı.
“Bi baş girerse bi göt kalkmalı”, ne muhteşem bir atasözü.Ciltler dolusu kitapların anlatamadığı; saygı, sevgi, hürmet gibi kavramları formüle edilmiş o birkaç sözcükle, torununu bilmem amabenim beynime mıh gibi çakmıştı.
Toplumumuzda hayatın her alanında, her yaştaki kişinin kişiye saygısının, sevgisinin, hürmetinin, tahammülünün giderek azaldığı bir dönemde, hepimize yol gösteren, kılavuz olan, ders veren, unuttuklarımızı hatırlatan atasözlerimize sahip çıkmak, onları hatırlamak, gençlere öğretmek geleceğimiz için çok önemli. Kısacası; atasözleri gerçeği en kestirme yoldan, kısa sözcüklerle bize hatırlatan, binlerce yılın tecrübesimücevher kıymetindeki ata öğütleridir.
Çünkü;” Kurt ulusundan gördüğünü işler!”