İşçi ile işveren arasındaki güven ilişkisini doğrudan ilgilendiren ve tüm çalışanlar için emsal teşkil edecek bir yargı kararına imza atıldı.
Bir şirkette perakende satış elemanı olarak görev yapan İ.B., 08.11.2023 tarihinde amirine "annem hasta" diyerek izin aldı. Ancak yapılan incelemede İ.B.'nin yalan söylediği, aldığı izin gününde M.E. isimli kız arkadaşıyla buluştuğu tespit edildi. Güvenin kötüye kullanıldığını belirten işveren, İş Kanunu’nun 25/II maddesi kapsamında işçinin iş akdini tazminatsız olarak feshetti.
İşçi İşine İade ve Sendikal Tazminat İstedi
Tazminatsız şekilde kapı önüne konulan İ.B., İş Mahkemesi’nin yolunu tuttu. İş akdinin haksız ve sebep gösterilmeden feshedildiğini öne süren davacı; işe iadesini, feshin kötü niyetle ve sendikal sebeple yapıldığını iddia ederek en az 1 yıl 3 aylık brüt ücret tutarında sendikal tazminat ödenmesini talep etti.
Davalı işveren ise İ.B.'nin savunmalarında yalan söylediğini itiraf ettiğini, çalışma disiplinine ve iş yeri kurallarına aykırı davrandığını belirterek davanın reddini istedi.

Davayı inceleyen İş Mahkemesi, davacının işverene yalan beyanda bulunarak izin aldığını ve kız arkadaşı ile buluştuğunu kabul ettiğine dikkat çekti. Bu eylemin taraflar arasındaki güven ilişkisini zedelediği ve işverenin bu şekilde çalışmaya zorlanamayacağı gerekçesiyle feshin "geçerli nedene" dayandığına karar vererek davayı reddetti.
BAM Noktayı Koydu: "Geçerli Değil, Haklı Fesih!"
Tarafların kararı istinafa taşıması üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 8. Hukuk Dairesi’ne geldi. İlk derece mahkemesinin kararını düzelterek emsal bir şerh koyan BAM 8. Hukuk Dairesi, eylemin sıradan bir geçerli fesih değil, "haklı nedenle derhal fesih" olduğunu vurguladı.
BAM kararında şu ifadelere yer verildi:
"Dinlenen tanıklar feshe konu iddiayı doğrulamış olup davacının istinaf itirazları yerinde değildir. Davacının eylemi, 4857 sayılı Yasanın 25/II-a,d,e fıkraları uyarınca bir bütün olarak değerlendirildiğinde haklı nedenle derhal fesih sebebi olmasına rağmen ilk derece mahkemesince feshin geçerli nedene dayandığının kabulü hatalıdır. Fesih haklı nedene dayandığından davanın reddine karar verilmiştir."
Bu kararla birlikte, işverenine yalan söyleyerek izin alan ve güveni kötüye kullanan çalışanların kıdem ve ihbar tazminatı almadan işten çıkarılabileceği hukuken netlik kazanmış oldu.




