Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki 2030 hedeflerini açıkladı. Kacır, 81 ilde kurulacak Yapay Zekâ Okuryazarlığı Atölyeleriyle iki yılda 5 milyon vatandaşa ulaşılacağını, 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirileceğini söyledi.

Bahçeşehir Üniversitesi’nin Beşiktaş’taki güney kampüsünde düzenlenen “Kurumlarda Yapay Zekâ: Güvenlik, Etik, Entegrasyon ve Ekonomik Değer” başlıklı sempozyuma katılan Kacır, Türkiye’nin yapay zekâ alanındaki çalışmalarına ve 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamındaki hedeflere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Sempozyumda yapay zekânın kurumlara sunduğu fırsatların yanı sıra güvenlik, etik, entegrasyon ve ekonomik değer başlıkları ele alındı. Yapay zekânın iş süreçlerine güvenli ve kontrollü şekilde entegrasyonu, veri güvenliği, kişisel veriler ve ticari sırların korunması ile kurumsal dönüşüm konuları da değerlendirildi.

81 ilde yapay zekâ atölyeleri kurulacak

Kacır, yapay zekâ teknolojilerinin Türkiye’nin kalkınmasında farklı alanlarda kullanılmasının önemine dikkat çekerek, kamu, özel sektör, akademi ve toplumun farklı kesimlerinin görüşleriyle hazırlanan 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı kapsamında 16 eylem ve 2030 yılına yönelik somut hedefler belirlendiğini ifade etti.

Planın “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” olmak üzere dört temel eksen üzerine inşa edildiğini belirten Kacır, “81 şehrimizde kuracağımız Yapay Zekâ Okuryazarlığı Atölyeleriyle iki yılda 5 milyon vatandaşımıza ulaşacağız. 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştireceğiz” dedi.

Kacır ayrıca sağlıktan tarıma, eğitimden elektronik ticarete kadar farklı alanlarda en az 2 bin kamu veri setinin Ulusal Veri Kütüphanesi’nde erişime açılacağını belirtti.

Yapay zekâ altyapısına 10 milyar dolarlık kaynak hedefi

Dijital altyapının da yapay zekâ dönüşümünün gerektirdiği ölçekte büyütüleceğini belirten Kacır, veri merkezlerinin toplam kurulu gücünün 2030 yılına kadar en az 1 gigavata çıkarılacağını söyledi.

Kacır, veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zekâ altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağın harekete geçirileceğini ifade etti.

Türkçe yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalara da değinen Kacır, toplumun hafızasını, değer dünyasını ve dilin zenginliğini yansıtması hedeflenen BİLGE dil modelinin araştırmacılar ve girişimcilerle buluşturulacağını kaydetti.

Türkiye'nin 2030 Yapay Zeka Hedefleri Açıklandı
Türkiye'nin 2030 Yapay Zeka Hedefleri Açıklandı
İçeriği Görüntüle

Ulusal Yapay Zekâ Etik Kurulu kurulacak

Kacır, yapay zekâ uygulamalarında güvenin önemine dikkat çekerek Ulusal Yapay Zekâ Etik Kurulu kurulacağını açıkladı.

Kurulun başta mahremiyetin korunması, ayrımcılığın önlenmesi ve çocukların güvenliği olmak üzere geliştiricilere ve kurumlara rehberlik edeceğini belirten Kacır, sağlık, eğitim ve istihdam gibi vatandaşların hayatını doğrudan etkileyen alanlarda sistemlerin muhtemel etkilerinin kullanıma sunulmadan önce değerlendirilmesinin esas alınacağını söyledi.

İnsan denetimi ve teknik güvenlik testlerinin bu süreçlerin ayrılmaz parçası hâline getirileceğini ifade eden Kacır, öncelikli sektörlerde kurulacak düzenleyici deney alanlarıyla girişimcilerin yenilikçi çözümlerini güvenli ve öngörülebilir şartlarda test edebileceğini belirtti.

“Hiçbir algoritma insanın sorumluluğunu ortadan kaldıramaz”

Yapay zekânın insani değerlerin önüne geçmemesi gerektiğini vurgulayan Kacır, yaygın yapay zekâ modellerinin farklı toplumların hafızasını, değer dünyasını, dil zenginliğini ve hayat tecrübesini göz ardı edebilecek tek tipleştirici bir yapıya sahip olabileceğini söyledi.

Kacır, “Hiçbir algoritma, insanın ahlaki ve hukuki sorumluluğunu ortadan kaldıramaz. Hiçbir teknolojik üstünlük, sivillerin yaşam hakkının yok sayılmasının utancını örtemez. İnsanı merkeze almayan, adaleti gözetmeyen, mahremiyeti korumayan bir zeminde geliştirilen teknoloji; insanlığın hayrına netice üretemez” dedi.

Türkiye’nin yapay zekâ ekosistemine yönelik çalışmalar

Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuyla yapay zekâyı vatandaşlar ve tüm insanlık için refah vesilesine dönüştürecek irade ve birikime sahip olduklarını belirten Kacır, son 23 yılda araştırma, yenilik ve üretim ekosisteminin adım adım inşa edildiğini ifade etti.

Kacır; TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsü, TÜBİTAK Yapay Zekâ Ekosistem Çağrıları, Rekabet Öncesi İş Birliği Programı, KOSGEB Yapay Zekâ Kredi Programı, TEKNOFEST, Milli Teknoloji Uzmanlık Programları, Deneyap Teknoloji Atölyeleri, Sektör Kampüste, 42 Okulları ve Yapay Zekâ ve Teknoloji Akademisi gibi uygulamalarla yapay zekâ alanındaki çalışmaların sürdürüldüğünü aktardı.

Araştırmacıların ve girişimlerin işlem kapasitesi ihtiyacını karşılamak amacıyla yüksek başarımlı hesaplama kümesi ARF’nin hizmete alındığını belirten Kacır, yapay zekâ girişimlerinin EuroHPC süper bilgisayarlarından ücretsiz yararlanmasının ve MareNostrum 5’in işlem kapasitesine erişiminin sağlandığını söyledi.

“İnsan merkezli bir anlayışla yönetmeliyiz”

Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu da yapay zekânın kurumların karar alma biçimini, üretme kapasitesini ve geleceğe hazırlanma anlayışını yeniden düşünmeyi gerektiren stratejik bir dönüşüm alanı olduğunu belirtti.

Hatipoğlu, “Üzerinde durduğumuz temel konu, bu teknolojiyi insanı merkeze alan, güveni koruyan ve gerçek değer üreten bir anlayışla nasıl yöneteceğimizdir” dedi.

Sempozyumda gün boyunca yapay zekânın kurumların iç süreçlerine entegrasyonundan güvenlik kullanımına, veri ve hukuki sorumluluktan ekonomik değerine kadar farklı boyutların ele alınacağı belirtildi.

Kaynak: İHA