İsviçre ve Almanya'dan bilim insanlarının yürüttüğü son iklim araştırması, önceki tahminlerin küresel ısınma risklerini hafife almış olabileceğini gösterdi. ETH Zürih ve Leipzig Üniversitesi araştırmacılarının çalışmasına göre, acil önlemler alınmadığı takdirde küresel sıcaklık artışının yüzyılın sonuna kadar yaklaşık 3,25°C’ye (5,85°F) ulaşabileceği belirtildi.
Swissinfo'nun aktardığı çalışmada; doğal iklim değişkenliği ile Dünya'nın enerji dengesizliğine ait uydu verilerinin hesaba katılmasıyla tahminlerin yukarı yönlü revize edildiği bildirildi.
"Beklenenden %25 Daha Yüksek Olabilir"
ETH Zürih'te doktora araştırmacısı ve çalışmanın baş yazarı Gergana Gyuleva, sert emisyon azaltımları yapılmadığı takdirde her emisyon gidişatında küresel ısınmanın %25 daha yüksek olmasının beklendiğini vurguladı. Gyuleva, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
"3°C bir dünyada neler olacağı, bizim sonuçlarımızla değişmiyor. Sonuçlarımız sadece bu 3°C dünyasının ne kadar çabuk veya ne kadar olası hale geleceğini değiştiriyor. Sonuçlarımız, belirli bir sıcaklık hedefi için daha hızlı önlemler alınması gerektiğine işaret ediyor."

İsviçre İçin Tehlike Çanları Çalıyor
Bulguların, küresel ortalamadan daha hızlı ısınan İsviçre için kritik sonuçlar doğurduğuna dikkat çekildi. Sanayi öncesi döneme göre küresel çapta yaşanacak 3°C'lik bir artışın, İsviçre genelinde yaklaşık 4,9°C'lik (8,82°F) bir sıcaklık yükselişine denk geldiği kaydedildi.
Ülkenin kayıtlara geçen en sıcak yaz mevsiminde; Basel'de 30°C'nin üzerindeki gün sayısı 2003'teki 41 günden 58 güne, Bern'de 29 günden 46 güne, Zürih'te ise 27 günden 38 güne yükselmişti. MeteoSwiss ve ETH Zürih senaryoları, 3°C'lik ısınma altında Zürih bölgesinde tipik bir yaz boyunca en az 30 günün 30°C üzerinde geçeceğini öngörüyor.
Karbon Bütçesi Daraldı
Çalışma ayrıca, hedeflenen sıcaklık sınırlarında kalabilmek için kullanılabilecek kalan küresel karbon bütçesinin, önceki modellerin tahmin ettiğinden yaklaşık beşte bir (%20) oranında daha küçük olduğunu saptadı.
Bilim insanları, bu karamsar tabloya rağmen yüksek ısınma senaryolarının kesin bir kader olmadığını, emisyonlarda atılacak radikal adımlarla gelecekteki ısınmanın önemli ölçüde sınırlandırılabileceğini hatırlattı.




