Gaziantep'in tarihi dokusuna ev sahipliği yapan Yesemek Antik Kenti, geçmişten günümüze sanatın ve tarihin izlerini taşıyan nadide bir müze olarak öne çıkmaktadır. İslahiye İlçesi'ne bağlı Yesemek Köyü'nde bulunan bu açık hava müzesi, Yakın Doğu'nun en eski ve en büyük taş ocağı ve heykel atölyesi olma özelliğini taşır. M.Ö. II'nci bin yılın son çeyreklerinden başlayarak M.Ö. 8'inci yüzyıla dek süregelen tarihî süreç içerisinde, özellikle Hititlerin egemenliği altında sanatsal faaliyetlerin merkezi haline gelmiştir.

Hititlerden Asurlulara Yesemek'in Tarihi Serüveni

Yesemek Antik Kenti, İmparator I. Şuppiluliuma döneminde, M.Ö. 1375-1335 yılları arasında resmi olarak işletilmeye başlanmış ve bu dönemde Hurriler tarafından yoğun bir üretim gerçekleştirilmiştir. Geç Hitit Krallıkları zamanında ise atölyede sanatsal faaliyetler yeniden canlanmış, Hitit, Suriye, Arami ve Asur sanat unsurlarını içeren Oriantalizm üslubu, Yunan sanatının temellerini etkileyen Batı'daki Ege kültürlerine ilham kaynağı olmuştur.

Ses yarışmasının şampiyonlarına ödül Ses yarışmasının şampiyonlarına ödül

Yesemek Açık Hava Müzesi

M.Ö. VIII. yüzyılın sonlarında Asurlular'ın bölgeye müdahalesiyle atölye faaliyetleri son bulmuş, ancak atölyede üretilen eserler ve yontu taslakları korunmuş ve 1890 yılına kadar neredeyse dokunulmamış bir şekilde kalmıştır. Yesemek Açık Hava Müzesi'nde bugün, bu taslaklardan üç yüzden fazlası, aralarında sfenksler, kapı aslanları, oturan aslanlar, kanatlı aslanlar ve Dağ Tanrısı kabartmaları gibi eserlerin yer aldığı, kendi doğal ortamlarında sergilenmektedir.

Gaziantep Müze Müdürlüğü tarafından yapılan çevre düzenlemesi ile ziyaretçilere sunulan Yesemek Antik Kenti, sanat tarihi ve arkeoloji alanında dünya çapında eşsiz bir öğrenme ve keşif alanı sunmaktadır. Bu antik atölye, günümüz teknolojisi ve sanatsal gelişmelerine rağmen benzerine rastlanmayan büyüklükteki bir sanat okulu olarak tarih sahnesindeki yerini korumaktadır.

Kaynak: Haber Merkezi