Daire, 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı tespit edilen kişilerin aylıklarının kesilmesinin zorunlu olduğunu belirtti. Yargıtay, boşanmanın hangi amaçla yapıldığının araştırılmasına ise gerek olmadığına hükmetti.
1 Ekim 2008 öncesindeki eski sosyal güvenlik mevzuatında ise boşandığı eşiyle aynı evde yaşamaya devam eden kişilerin aylığının kesilmesine ilişkin açık bir kanun hükmü bulunmadığına dikkat çekildi.
Yıllar sonra yeniden aylık için başvurdu
Bursa'da yaşayan bir kadın, 2001 yılında eşi Ahmet H.'dan boşandı. Kadın, 2002 yılında hayatını kaybeden babası üzerinden yetim aylığı almaya başladı.
SGK, kadının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşamaya devam ettiğini tespit ederek aylığını 26 Ekim 2008'de kesti ve yapılan ödemeleri borç olarak kaydetti.
Kadın, 2022 yılında yeniden SGK'ya başvurdu. Başvurusunun reddedilmesi üzerine İş Mahkemesi'ne giderek işlemin iptalini ve başvuru tarihinden itibaren ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte kendisine verilmesini talep etti.
Yerel mahkeme kadını haklı buldu
SGK, kadının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığının tespit edildiğini ve kurum işleminin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istedi.
İş Mahkemesi ise davacıyı haklı bularak davanın kabulüne karar verdi. Mahkeme, kadının babası üzerinden talep ettiği yetim aylığının 19 Temmuz 2022 tarihindeki başvurusundan itibaren ödenmesine hükmetti.
Başvuru tarihinden itibaren ödenmeyen aylıkların, ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek yasal faizle birlikte SGK'dan tahsil edilmesine karar verildi.
Yargıtay alt mahkemenin kararını bozdu
SGK'nın istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedilmesinin ardından dosya, kurum avukatının temyiz başvurusu üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'ne geldi.
Yargıtay, alt mahkemelerin kararlarını oy birliğiyle bozdu. Kararda, mevzuatta boşanmanın amacına ilişkin herhangi bir şart bulunmadığı belirtildi.
Daire, kesinleşmiş bir boşanma kararı bulunan kişilerin, 1 Ekim 2008 tarihinden itibaren hangi nedenle boşandıklarına bakılmaksızın eski eşleriyle fiilen birlikte yaşadıklarının tespit edilmesi halinde aylıklarının kesilmesi gerektiğine işaret etti.
Birlikte yaşama durumu yeniden araştırılacak
Yargıtay, yerel mahkemenin yalnızca yüzeysel kolluk araştırması ve birkaç tanığın beyanıyla karar vermesini yeterli bulmadı.
Dosyanın yeniden incelenmesini isteyen Daire, öncelikle davacı kadın ile eski eşinin nüfus kayıt sistemindeki adres bilgilerinin getirtilmesini istedi. Her iki adreste kimlerin yaşadığının da kolluk ekipleri aracılığıyla yerinde araştırılması gerektiği belirtildi.
Yargıtay ayrıca mahalle muhtarı, komşular, kapıcı ve bina yöneticisi gibi bağımsız kişilerin tanık olarak dinlenmesine hükmetti.





