Yazılım sektöründe yapay zekânın etkisi giderek artarken, Stanford Üniversitesi gibi seçkin okullardan mezun bilgisayar bilimcilerinin bile giriş seviyesi iş bulmakta zorlandığına yönelik açıklamalar, teknoloji dünyasında yeni bir istihdam tartışmasını gündeme taşıdı.

Stanford University gibi üst düzey üniversitelerden mezun bilgisayar bilimcilerinin dahi giriş seviyesi işlere girmekte zorlandığı belirtiliyor. Los Angeles Times’ın haberine göre, Stanford mezunları arasında işsizlik ve belirsizlik duygusu giderek yayılıyor. Gazeteye konuşan bir Stanford öğrencisi, kampüste “karamsar ve kasvetli bir atmosfer” hâkim olduğunu ifade etti.

Stanford Üniversitesi Biyomühendislik Profesörü Jan Liphardt ise tabloyu, “Stanford bilgisayar bilimi mezunlarının büyük teknoloji şirketlerinde giriş seviyesi iş bulmakta zorlanması gerçekten akıl almaz” sözleriyle değerlendirdi.

“Artık junior geliştiriciye gerek yok” görüşü yayılıyor

Haberde, yazılım dünyasında giderek güçlenen yeni bir anlayışa dikkat çekiliyor. Buna göre, geçmişte 10 yazılımcıyla yapılan işlerin artık iki yazılımcı ve bir büyük dil modeli (LLM) ile yürütülebileceği düşünülüyor.

Sertifikalı İHA Pilotu Eğitimi
Sertifikalı İHA Pilotu Eğitimi
İçeriği Görüntüle

Palo Alto merkezli yapay zekâ girişimi Vectara’nın CEO’su Amr Awadallah, bu yaklaşımı açık sözlerle dile getirerek, “Yapay zekâ artık en iyi okullardan mezun ortalama bir junior geliştiriciden daha iyi kod yazabiliyor. Bu nedenle junior geliştiricilere ihtiyaç kalmadı” ifadelerini kullandı.

Mezunlar farklı yollar arıyor

Ortaya çıkan tablo karşısında bazı yeni mezunlar kendi girişimlerini kurarak risk sermayesine yönelirken, bazıları ise özgeçmişlerini güçlendirmek amacıyla yüksek lisans ve doktora gibi akademik yollara yöneliyor.

Araştırmalar tabloyu sorguluyor

Sahadaki bu karamsar havaya rağmen, bilimsel çalışmalar yapay zekânın yazılımcıların yerini almaya henüz hazır olmadığını gösteriyor. Bu yıl yayımlanan bir araştırmaya göre, yazılım geliştiricilerin kod yazarken yapay zekâ araçlarını kullanması, beklentilerin aksine verimliliği artırmak yerine yüzde 19 oranında yavaşlamaya yol açtı. Bu bulgu, ekonomistlerin ve makine öğrenmesi uzmanlarının öngörüleriyle çelişiyor.

İşgücü verileri farklı bir tablo çiziyor

Öte yandan işgücü piyasasına ilişkin veriler, yapay zekâya en açık mesleklerin ücret artışı ve istihdam büyümesi açısından daha iyi performans sergilediğini ortaya koyuyor. Yatırım şirketi Vanguard’ın raporunda, mevcut yapay zekâ sistemlerinin genel olarak çalışan verimliliğini artırdığı ve işleri daha yüksek katma değerli alanlara kaydırdığı vurgulanıyor.

Tartışma: Yapay zekâ mı, sistem mi?

Uzmanlara göre asıl sorun yapay zekânın kendisi değil, bu teknolojinin hangi ekonomik anlayışla kullanıldığı. Teknoloji analisti Morten Rand-Hendriksen, yapay zekânın insan kapasitesini büyütebilecek güçlü bir araç olduğunu belirterek, bunun gerçekleşmesi için insan emeğini ve kazanımlarını hissedar kârının önüne koyan bir ekonomik yapıya ihtiyaç olduğunu ifade ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi