Süper Lig'in heyecan dolu maçında Trabzonspor ile Fenerbahçe karşı karşıya geldi. Mücadelenin sonucunda Fenerbahçe, 3-2'lik skorla galip gelerek üç puanın sahibi oldu. Gazeteciler, maçın detaylarını titizlikle ele aldı. İşte maçla ilgili yazarların yorumları...

GÜRCAN BİLGİÇ – ŞAPKADAN ADALET ÇIKTI

Bana "Sahaya çıkarken Fenerbahçe'yi alkışlayacağız.

Pota’da Play-Off Programı Belli Oldu Pota’da Play-Off Programı Belli Oldu

Çünkü biz milliyetçiyiz, Türkiye'yi çeyrek finale taşıyan takıma hakkına veririz. Sonrasına bakarız" demişti Sürmeneli arkadaşım.

Ama tribünler, "Fenerbahçe'yi şampiyonluktan edeceğiz" diyenin peşine düşmeyi tercih etti.

Oyuna geldi kısacası. İki takımın şampiyonluk yarışında öfkelerini, hırslarını göstermek için sadece birini seçtiler. Bunu da sosyal medyadan organize olan tribün liderlerine kulak vererek yaptılar. O kişiler neden bir maçta bunu demediler, diğerinde dediler. Düşünmediler… Halil Umut Meler "elit" hakem… Dün sahada yaşananlar herhangi bir UEFA maçında olsaydı, sahada kalır mıydı? Kalsaydı, bir daha maç alır mıydı? Fenerbahçe yöneticisi Selahattin Baki, bu maçı yönetecek hakemler için "Şapkadan ne tavşan çıkartacaklar" dedi.

Seyirci moduna geçen Meler'in, bir yerden su alıp, Fenerbahçeli oyunculara atmadığı kaldı açıkçası.

Bir-iki-üç değil, dört-beş oyuncu yere düştü, en son Livakovic'in çenesi yarıldı. Bitişi; sahaya girip, oyuncu kovalayanlar ile yaptık. Batshuayi'nin galibiyeti getiren golüydü, şapkadan çıkan "adalet"… Tribün baskısından ezilen, rakibe dokunsa faul verilen bir takımın oyuncusu olarak hayal edin kendinizi.

Fenerbahçe kazandıysa tek karşılığı bu; ilahi adalet. Destansı galibiyet.

REHA KAPSAL – YARIŞA DEVAM

Trabzonspor'un son haftalardaki başarılı grafiği Trabzonspor taraftarını F.Bahçe maçı öncesi umutlandırdı, F.Bahçe için de beraberliğin bile yetmeyeceği tek çıkış yolunun galibiyetten başka hiçbir skorun yaramadığı belki de ligde erken final niteliğinde bir maçtı. Abdullah Avcı ilk yarıdaki hem kadro tercihi hem planı hem de stratejisi doğru değildi. Çünkü Kadıköy'de kazandıkları maçta orta sahada Mendy, Berat ve Abdülkadir Ömür'le oynamıştı. Orta sahada 3 oyuncu tercihiyle bu seçtiği profillerle galip gelmesini bilmişti. İşin enteresanı; Fred,

Szymanski gibi F.Bahçe'nin en güçlü olduğu orta sahada makine dairesinde, Mendy ve Berat gibi hareket hızı olmayan ve bir eksikle oynamak bütün oyunun kontrolünü sarı-lacivertlilere verdiği gibi 4-4-2 düzeniyle çift santrforla Pepe ve Enis'le oynamak aynı zamanda bunlara Trezeguet ve Vişça'nın eşlik etmesi çok gol pozisyonun girip galip gelinecek futbol göstergesi değildir. Bunlar ancak konsol oyunlarında olur. Plan ve strateji ile doğru analiz olmayınca ve Trabzon, geriye yaslanınca ilk yarıyı 2-0 geride bitirdi. İkinci devre hem daha doğru düzen, Enis'in çıkmasıyla Umut, Bardhi, Berat düzeniyle dengenin de sağlanmasıyla daha doğru bir oyun tercihi olduğu gibi golleri de buldu Trabzonspor.

Sarı lacivertliler 2. yarı oyundan düşünce bu da gayet doğal Konferans Ligi maçı oynadılar burada İsmail Kartal'ın geç hamleleri, takımının gol yemesine neden olduğu gibi oynanan kötü oyunun baş sebeplerinden biriydi. Aynı İsmail Kartal doğru yaptığı Serdar Dursun ve Batshuayi hamlesiyle F.Bahçe'nin kazanmasında başrolü oynadı. G.Saray, yendikten sonra F.Bahçe'nin 'tamam mı ve devam mı?' diyeceği bir 90 dakikada Batshuayi hayat verdi, şampiyonluk yarışına devam etmesini sağladı. Trabzonspor taraftarının bir bölümünün maçtan sonra sahaya girerek yapmış olduğu hareketler futbol adına hiç hoş olmayıp aynı zamanda da şık olmadı.

EMRE BOL – FUTBOL MU? O DA NE?

Yabancı hakem, yabancı hakem" diye bağırıyoruz. Allah aşkına yabancı bir hakem bu maçı oynatır mıydı? İlk yarıda oynaması gerektiği gibi oynayan Fenerbahçe, iki farklı üstünlüğü alır almaz futbol oynamasına müsade edilmedi. Yabancı maddelerin haddi hesabı yok! Kanatta oynamak, taç, korner atmak imkansız hale geldi. Şampiyonluk böyle gidecekse gitsin! Sahada oynanan şeye kim futbol diyebilir? Sen istediğin kadar Dzeko'yu, Tadiç'i, Fred'i al, oynamasına müsade edilmezse ne yazar! Ceza sahası içinde meşale cayır cayır yanarken maçı oynatan Halil Umut Meler'in artık hakemlik yapmaması lazım. Biraz da oyunu konuşalım.

Trabzonspor'un ilk golünde Livakovic'in büyük hatası var. Aynı şekilde daha önce de gol yemişti. Aslında durduğu yer doğru ama topa konsantre olmuyor. Yoksa yenecek bir gol değil. İsmail hoca değişiklik yapmak için çok bekledi. Yaptığı oyuncu değişikliklerini 2 farklı öndeyken yapsaydı maç çok rahat geçecekti. Hocam bunları, "can havliyle" yaptığın zaman teknik adam katkısı olmuyor. Olsa olsa gözü kara hamle olarak bakılıyor! Zira bu ortamda en son konuşulacak şey teknik- taktik! Karşılaşmanın rezil hale gelmesinin tek nedeni sahadaki hakemcikti. Neyseki Fenerbahçe onu da yenmeyi başardı. Trabzon'dan sakatsız, cezasız dönmek çok önemliydi. Gerisini boşverin.

ZEKİ UZUNDURUKAN – OLAYLARIN SORUMLUSU MHK'DİR

Dünkü tribün gerginliklerinin sorumlusu Merkez Hakem Kurulu'dur! Durup dururken gerilmedi Trabzonspor taraftarı… Sebebi var tabi ki… MHK, maçtan önce yaptığı VAR ataması ile koca bir şehrin sinir uçları ile oynamıştı… Koca bir şehri enayi yerine koymuştu. Dünkü tribün gerginliğinin tek sebebi VAR'a yapılan atamalardır.

Bu böyle biline. Onuachu'nun rakip tekmesi ile kolunun kırıldığı pozisyona kılını bile kıpırdatmayan Onur Özütoprak, VAR'a atanmıştı.

AVAR'da Emre Malok… Çıldırtan atamalara bakın hele… İşte bu atama, Trabzonspor taraftarının sabırlarını taşırmıştı. Maç bu gerginlik altında başladı.

Ey MHK, başka atayacak VAR hakemi mi bulamadınız!

Hani VAR hakemi sayısını 40'a yükseltmiştiniz! Dünkü tribünlerden atılan sular, aslında Fenerbahçeli futbolculara değil, MHK'ye bir tepki olarak atıldı.

Yahu düşün bu şehrin yakasından.

Ne istiyorsunuz Trabzon'dan!

Yeter artık yeter! Mübarek Ramazan ayında bari yapmayın!

Kul hakkı yemeyin! İnsanları sokaklara dökmeyin!

Maça gelirsek… Abdullah Avcı yanlış bir 11 ile Fenerbahçe karşısına çıktı. Fenerbahçe'yi saniye saniye çalıştığını söyleyen Abdullah Avcı, doğru kurgu ile sahaya çıkmadı. Haftalardır ideal bir 11 ve doğru kurgu ile sahaya çıkan Trabzonspor, dünkü derbide bütün doğrularına adeta çöpe attı.

Hocam, bu kadar yumuşak bir orta saha mı olur? Berat-Mendy ikilisi çok yumuşak kalıyor.

Olmuyor… Olmuyor. Dünkü maçın ilk yarısında orta alanda 5'e 2 yakaladı Fenerbahçe hep Trabzonspor'u. İlk yarıyı çöpe attın Abdullah hocam.

İkinci yarıda Enis Bardhi oyuna girdikten sonra top oynamayan başladı Trabzonspor. Skoru 2-2'ye getirdikten sonra İsmail Kartal'ın yaptığı iki değişiklik, Fenerbahçe'ye galibiyeti getirdi.

Fenerbahçe'nin attığı 3. golden önce Umut Bozok'a yapılan bir faul vardı. Ne Halil Umut Meler gördü, ne de VAR gördü!

Fenerbahçe çok kritik bir galibiyet elde etti. Kadro kalitesi ve oyun anlayışı olarak Trabzonspor'un çok önünde olan bir Fenerbahçe vardı sahada… Derbiyi kazanan Fenerbahçe, galibiyet sevincini saha ortasında yaşamak ve kutlamak istedi.

Hakları da… Ama tribünlerin bu kadar gergin olduğu bir ortamda keşke bu sevinci soyunma odasında doyasıya yaşasalardı.

Trabzonspor'un şampiyonluk şansı yoktu. Üçüncülük yarışında da avantaj yakalamıştı. Yani taraftarın gerileceği bir durum söz konusu bile değildi.

Ama dönüp dolaşıp aynı yere geleceğim. Trabzonspor taraftarını geren VAR atamasıydı.

MHK'nin işgüzarlığıydı. MHK, belki de amacına ulaştı. Bir şehrin psikolojisini yerle bir etti. Ama bilerek ama bilmeyerek.

Bilmiyorsanız, koltukları işgal etmeyin! Bilmeme şansınız da yok ya… Onuachu'nun sakatlandığı pozisyonu cümle alem bilirken, siz mi bilmiyorsunuz! Hadi oradan yaaaa… Yarından tezi yok istifa edin! Fenerbahçe'yi tebrik ederim. Bu gergin ortamdan altın değerinde 3 puan çıkardılar.

Editör: Fatma Gültekin