Türkiye, 24 Ocak 1993 sabahına araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu’nun suikast haberiyle uyandı. Ankara Karlı Sokak’taki evinin önünde aracına yerleştirilen bombanın patlaması sonucu hayatını kaybeden Mumcu’nun ölümü, aradan geçen yıllara rağmen Türkiye’nin en karanlık dosyalarından biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.

22 Ağustos 1942’de Kırşehir’de doğan Uğur Mumcu, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Gazeteciliğe adım attığı ilk günden itibaren siyaset, terör, tarikatlar, silah kaçakçılığı ve devlet içindeki yasa dışı yapılanmalar üzerine yaptığı araştırmalarla dikkat çekti. Uzun yıllar Cumhuriyet Gazetesi’nde kaleme aldığı yazılarla kamuoyunu bilgilendirdi.

Mumcu, gazetecilik anlayışını “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” sözüyle özetledi. Yazılarında belgeye dayalı haberciliği esas aldı, tehditlere ve baskılara rağmen geri adım atmadı. Kaleme aldığı Rabıta, Tarikat–Siyaset–Ticaret, Silah Kaçakçılığı ve Terör gibi kitaplar, Türkiye’de araştırmacı gazeteciliğin temel eserleri arasında yer aldı.

Suikastın ardından yürütülen soruşturmalar yıllar içinde farklı aşamalardan geçse de, cinayetin tüm yönleriyle aydınlatılamaması kamuoyundaki tepkileri diri tuttu. Her yıl 24 Ocak’ta Mumcu, basın özgürlüğü, laiklik ve demokrasi vurgusuyla anılıyor.

Dilimi 32 TL, Kilosu 3 Bin 200 TL
Dilimi 32 TL, Kilosu 3 Bin 200 TL
İçeriği Görüntüle

Uğur Mumcu, geride bıraktığı yazılar ve sorularla bugün hâlâ Türkiye’ye seslenmeye devam ediyor. Onun açtığı yol, araştırmacı gazetecilik yapmak isteyen pek çok muhabir için hâlâ pusula niteliği taşıyor.

Kaynak: haber merkezi