Kurum, Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) çalışma dönemlerinin ve prim günlerinin yeniden değerlendirilmesini, Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) ise mevcut mevzuatta değişiklik ihtiyacının incelenmesini tavsiye etti.
Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca'nın imzasını taşıyan 26 Ekim 2026 tarihli kararda, özellikle 30 günden az bildirilen sigortalılık sürelerinin borçlanılması konusunda yaşanan sorunlara dikkat çekildi. Karar, eksik prim günlerini tamamlamak isteyen mevcut ve eski ücretli öğretmenleri ilgilendiriyor.
Ücretli öğretmen KDK'ya neden başvurdu?
Başvuran öğretmen, 24 Aralık 2012 ile 14 Haziran 2013 tarihleri arasında İstanbul'un Bayrampaşa ilçesindeki bir ortaokulda ücretli öğretmen olarak görev yaptı. Öğretmen, okulun açık olduğu dönemde her iş günü çalıştığını ve bu durumun puantaj cetvelleriyle belgelendiğini belirtti.
Buna rağmen sigorta günleri, “07-Puantaj” eksik gün koduyla bildirildi. Eksik sürelerini borçlanamadığını belirten öğretmen, 8 Mayıs 2026'da KDK'ya başvurarak bildirimlerin “06-Kısmi İstihdam” koduyla düzeltilmesini ve borçlanma talebinin kabul edilmesini istedi.
SGK borçlanma talebini neden reddetti?
SGK, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 41'inci maddesi kapsamında borçlanma hakkının belirli koşullara bağlı olduğunu bildirdi. Kuruma göre bu hak, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında kısmi süreli iş sözleşmesiyle çalışanlara tanınıyor.
MEB'in 17 Nisan 2025 tarihli yazısına atıfta bulunan SGK, ücretli öğretmenlerin İş Kanunu kapsamında çalışmadığını belirtti. Bu nedenle eksik gün kodunun değiştirilmesinin tek başına borçlanma hakkı doğurmayacağını ifade etti.
SGK ayrıca yazılı kısmi süreli iş sözleşmesinin sunulmadığını ve geçmiş dönemlere ait bildirimlerin değiştirilmesi için gerekli belgelerin incelenmesi gerektiğini kaydetti. Kurum, kanundaki özel borçlanma hükmünün de başvuranın durumunu kapsamadığını bildirdi.
Eksik gün kodu tek başına yeterli değil
KDK, eksik gün kodlarının sigortalının bir ay içinde neden 30 günden az bildirildiğini gösteren idari kayıtlar olduğuna dikkat çekti. Karara göre “07-Puantaj” kodu çalışmanın tam süreli olmadığını kanıtlamadığı gibi, “06-Kısmi İstihdam” kodu da tek başına kısmi süreli çalışmayı veya borçlanma hakkını kesinleştirmiyor.
Kurum, SGK'nın 2020/20 sayılı İşveren İşlemleri Genelgesi'ndeki hükümlere de işaret etti. Buna göre yazılı kısmi süreli iş sözleşmesi bulunmayan ve puantaj kaydıyla çalışan sigortalıların, çalışma yaptıkları günleri çalışma süresine bakılmaksızın tam gün üzerinden bildirmeleri gerekiyor.
Genelgede, eksik gün nedeninin yanlış olduğunun açıkça anlaşılması durumunda bildirimin süre sınırı olmaksızın değiştirilebileceği de belirtiliyor. KDK, valilik görevlendirme onaylarının sözleşme yerine geçmese de bildirimlerin doğruluğu değerlendirilirken dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Hangi ücretli öğretmenlik dönemleri tam süreli sayılabilir?
KDK, daha önce verdiği 26 Haziran 2026 tarihli bir tavsiye kararındaki ölçütlere de atıfta bulundu. Bu değerlendirmede sınıf öğretmenleri için haftalık 18, branş öğretmenleri için haftalık 15 saatlik ders yükümlülüğü esas alındı.
Çalışma Süreleri Yönetmeliği'ndeki emsal çalışmanın üçte ikisi ölçütüne göre şu sınırlar belirtildi:
-
Sınıf öğretmenleri: Haftada en az 12 ders saati çalışılan dönemler.
-
Branş öğretmenleri: Haftada en az 10 ders saati çalışılan dönemler.
Bu koşulları karşılayan dönemlerde prim günlerinin tam süreli çalışma esasına göre hesaplanması gerektiği değerlendirildi.
KDK ayrıca öğretmenlik hizmetinin yalnızca sınıfta geçirilen ders saatlerinden oluşmadığını; ders hazırlığı, ölçme ve değerlendirme çalışmalarının da dikkate alınması gerektiğini belirtti. Bununla birlikte bütün ücretli öğretmenlik dönemlerinin otomatik olarak 30 gün üzerinden bildirileceği anlamına gelmediği, her dönemin kendi çalışma koşullarına göre incelenmesi gerektiği vurgulandı.
KDK, MEB ve SGK'ya ne önerdi?
KDK, MEB'e başvuran öğretmenin çalışma dönemlerini öğretmenlik türü, haftalık ders programı ve emsal tam süreli çalışma ölçütlerine göre yeniden değerlendirmesini tavsiye etti. Tam süreli çalışma niteliği taşıyan dönemlerin prim günlerinin bu esaslara göre hesaplanarak SGK'ya bildirilmesi istendi.
SGK'ya ise kısmi süreli olduğu belirlenen dönemlerde prim günleri ile eksik gün bildirimlerinin resmî kayıtlar üzerinden yeniden incelenmesi önerildi.
KDK, mevcut mevzuat kapsamında başvuranın borçlanma talebinin kabul edilememesini değerlendirirken, ücretli öğretmenlerin fiilen kısmi süreli çalışmalarına rağmen eksik sürelerini borçlanamamasını sosyal güvenlik hakkı bakımından bir sorun olarak nitelendirdi.
Kurum, uzman ve usta öğreticiler için özel prim günü hesabı ve borçlanma düzenlemesi bulunduğunu hatırlatarak SGK'ya ilgili kurumlarla iş birliği içinde etki analizi yapmasını ve mevzuat değişikliği ihtiyacını değerlendirmesini tavsiye etti.
KDK'nın tavsiye kararı bağlayıcı mı?
KDK'nın tavsiye kararları idareler açısından bağlayıcı değil. Bununla birlikte MEB ve SGK'nın karar üzerine yaptıkları işlemleri 30 gün içinde Kuruma bildirmeleri gerekiyor.
Kararda, birden fazla kamu kurumunu ilgilendiren uyuşmazlıklarda kurumlar arasında koordinasyon ve uygulama birliğinin sağlanması gerektiği de belirtildi. Mevzuat değişikliği önerisi ise ücretli öğretmenlerin eksik prim günlerini borçlanabilmesine yönelik yeni bir düzenleme yapılacağı anlamına gelmiyor; bu konuda henüz kesinleşmiş bir değişiklik bulunmuyor.





