Yaklaşık 8,5 milyar liralık parasal değere sahip başvuruların 455 bin 500'ü karara bağlandı. Başvuru başına düşen ortalama tutar ise geçen yıla göre dikkat çekici biçimde yükseldi.
Başvuru başına düşen tutar 17 bin 600 liraya çıktı
2025 yılında tüketici hakem heyetlerine yapılan 907 bin 515 başvurunun toplam parasal değeri 12,4 milyar lira olurken, başvuru başına ortalama tutar 13 bin 663 lira olarak hesaplanmıştı.
2026'nın ilk 6 ayında ise bu tutar yaklaşık 17 bin 600 liraya yükseldi. Böylece tüketicilerin hak aradığı uyuşmazlıkların ortalama parasal boyutunda yaklaşık yüzde 29'luk artış yaşandı.
Ayıplı mal ve hizmet şikâyetleri ilk sıralarda
Ocak-haziran dönemindeki başvuruların yaklaşık yüzde 35'ini ayıplı mal, yüzde 29'unu ise ayıplı hizmet şikâyetleri oluşturdu. Böylece başvuruların yaklaşık üçte ikisi, satın alınan mal veya hizmetin beklenen özellikleri taşımadığı iddiasıyla yapıldı.
Ürün grupları arasında ayakkabı, kıyafet ve tekstil ürünleri ilk sırada yer aldı. Bu alandaki başvurular toplamın yaklaşık yüzde 18'ini oluşturdu.
Dayanıklı tüketim malları ve ev elektroniğinin payı yüzde 15,13 olurken, iletişim abonelikleri yüzde 6,26, kredi kartları yüzde 5,37 ve sağlık hizmetleri yüzde 3,92 pay aldı. İnternet üzerinden yapılan alışverişlere ilişkin başvuruların oranı ise yüzde 5,38 oldu.
Başvuruların yarısından fazlası perakende ticaretten
Sektör bazında bakıldığında tüketici uyuşmazlıklarının yarısından fazlası perakende ticarette yaşandı. İlk 6 ayda bu sektöre ilişkin 249 bin 240 başvuru yapıldı. Bu sayı toplam başvuruların yüzde 51,75'ine karşılık geldi.
Finansal hizmetlerin payı yüzde 10,27, abonelik hizmetlerinin payı ise yüzde 9 olarak kayıtlara geçti.
Başvuruların yüzde 76,7'sinin e-Devlet üzerinden yapılması da dikkat çekti. 2026 yılında değeri 186 bin liranın altında bulunan tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılabiliyor.
En fazla başvuru İstanbul'dan
İstanbul, 126 bin 319 başvuruyla tüketici uyuşmazlıklarının en fazla taşındığı il oldu. İstanbul'u 50 bin 353 başvuruyla Ankara, 32 bin 507 başvuruyla İzmir takip etti.
En az başvuru ise 305 dosyayla Ardahan'da gerçekleşti.
Tüketici hakem heyetlerine en fazla şikâyet edilen ürün ve hizmetlerin fiyatlarında da son bir yılda önemli artışlar yaşandı. Şikâyet konusu ürünlerin ortalama fiyatlarının yüzde 60 ila yüzde 110 arasında yükseldiği belirtildi.
Fiyat artışıyla birlikte kalite ve gramaj da gündemde
Tüketici dernekleri, fiyat artışlarının yaşanan sorunların mali boyutunu da artırdığına dikkat çekiyor. Dernek temsilcilerine göre tüketiciler yalnızca yüksek fiyatlarla değil, ödedikleri bedelin karşılığını alamama riskiyle de karşı karşıya kalıyor.
Ürünün fiyatı artarken gramajının azaltılması, kullanılan malzemenin kalitesinin düşürülmesi veya hizmet standardının gerilemesi tüketicinin mağduriyetini artırabiliyor.
Uzmanlar ise yüksek enflasyon dönemlerinde firmaların maliyet baskısını yalnızca fiyat artışlarıyla değil, ürünün gramajını veya kalitesini düşürerek de yönetebildiğine dikkat çekiyor. “Skimpflasyon” olarak adlandırılan bu durum, tüketicinin aynı ürünü daha yüksek fiyata alırken daha düşük kaliteyle karşılaşmasına neden olabiliyor.
Özellikle gıda, restoran, tekstil, temizlik ürünleri ve hizmet sektörlerinde görülebilen bu uygulamada ürünün fiyatı aynı kalsa bile gramajın azaltılması, içeriğin değiştirilmesi, daha ucuz ham madde kullanılması veya hizmet süresinin kısaltılması tüketicinin ödediği paranın karşılığını azaltabiliyor.




