Su çiçeği, genellikle çocukluk çağında görülen ancak her yaşta ortaya çıkabilen bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığı olarak biliniyor. Hastalık çoğunlukla ateş, halsizlik ve ciltte kaşıntılı döküntülerle kendini gösteriyor. Döküntüler, içi berrak sıvı dolu kabarcıklar şeklinde başlıyor ve yüz, saçlı deri, boyun ile birlikte vücudun büyük bölümüne yayılabiliyor.
Su çiçeği çocukluk hastalığı olarak tanınsa da, virüsle daha önce karşılaşmamış yetişkinlerde de görülebiliyor. Uzmanlar, hastalığın yetişkinlerde çocuklara kıyasla daha ağır seyredebildiğini ve kaşıntı, döküntü ile genel halsizliğin daha belirgin olabildiğini belirtiyor. Ayrıca erişkinlerde ciltte iz kalma riskinin daha yüksek olduğu ifade ediliyor.
Hastalık oldukça bulaşıcı. Virüs vücuda girdikten sonra yaklaşık 10 ila 21 gün süren bir kuluçka döneminin ardından belirtiler ortaya çıkıyor. Bulaşıcılık, döküntüler ortaya çıkmadan 1–2 gün önce başlıyor ve tüm kabarcıklar kabuklanana kadar devam ediyor. Bu nedenle su çiçeği geçiren kişilerin, özellikle risk grubundaki bireylerle temas etmemesi büyük önem taşıyor.
Su çiçeği döküntüleri zamanla kabuklanarak iyileşiyor. Kaşıntı nedeniyle döküntülerin kaşınması ise enfeksiyon riskini ve iz kalma ihtimalini artırabiliyor. Uzmanlar, hastalık belirtileri görüldüğünde mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmasını ve hekim önerilerine uyulmasını tavsiye ediyor.




