Estetik cerrahide son yıllarda belirgin değişimlerin yerini daha doğal sonuçların aldığı belirtildi. Memorial Ataşehir Hastanesi Estetik ve Plastik Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Fırat Özer, “kimse anlamasın” yaklaşımının giderek daha fazla tercih edildiğini belirterek, estetik uygulamalarda kişinin anatomik özelliklerinin korunmasının önemine dikkat çekti.
Yaklaşık iki yıl öncesine kadar daha belirgin ve fark edilir değişimlerin öne çıktığını ifade eden Özer, son iki yılda doğal görünüme yönelik bir dönüşüm yaşandığını söyledi. Özer, kişinin kendi anatomisini ve karakteristik özelliklerini koruyan, dışarıdan bakıldığında estetik müdahale yapıldığı belli olmayan sonuçların tercih edilmeye başlandığını belirtti.

En çok tercih edilen 5 estetik operasyon
Op. Dr. Fırat Özer, dünyada en fazla uygulanan beş cerrahi işlemi göz kapağı estetiği, liposuction, meme büyütme, skar revizyonu ve rinoplasti olarak sıraladı.
Özer’in verdiği bilgilere göre kadınlarda liposuction ilk sırada yer alırken, bunu göz kapağı estetiği ve meme büyütme takip ediyor. Erkeklerde ise ilk sırada göz kapağı estetiği bulunurken, jinekomasti ve skar revizyonu öne çıkıyor.
Geçmişte daha büyük meme implantlarının tercih edilebildiğini belirten Özer, günümüzde ise kişinin vücut yapısıyla uyumlu ve daha ölçülü sonuçların tercih edildiğini söyledi.
“Amaç kişiyi değiştirmek değil”
Estetik cerrahide başarının tek tip ve modaya uygun görünüm oluşturmak olmadığını belirten Özer, kişinin anatomik oranlarının, mimiklerinin ve doğal yüz ifadesinin korunması gerektiğini ifade etti.
Özer, bazı dolgu uygulamalarında üst dudağa gereğinden fazla hacim verilmesinin doğal oranları bozabildiğini belirterek, burun estetiğinde de aşırı kalkık ve burun deliklerinin belirgin şekilde göründüğü sonuçların her yüz için uygun olmadığını söyledi.
Halk arasında “Barbie burnu” olarak tanımlanan görünümün her kişiye uygun olmadığını kaydeden Özer, estetik işlemlerde kişinin yüzü ve anatomisiyle uyumlu sonuçların hedeflenmesi gerektiğini vurguladı.
“Mini dokunuşlar” herkese uygun değil
Plastik cerrahide mümkün olduğunca az iz bırakarak etkili sonuç elde etmenin amaçlandığını belirten Özer, uygulanacak yöntemin kişinin dokusunun durumuna göre belirlenmesi gerektiğini söyledi.
İleri derecede yüz sarkması bulunan bir kişide yalnızca “mini dokunuşlar” veya çeşitli cihazlarla kalıcı ve etkili sonuç elde edilemeyebileceğini belirten Özer, bu tür durumlarda yüz germe ameliyatının gerekebileceğini ifade etti.
Modern yüz germe teknikleri
Yüzde yaşlanmanın yalnızca ciltte meydana gelmediğini, cilt altındaki derin dokularda da gevşeme ve sarkma oluşabildiğini belirten Özer, modern yüz germe tekniklerinde bu dokuların da değerlendirildiğini söyledi.
Dual plan tekniğinde yüzün farklı anatomik katmanlarının değerlendirilerek gerekli onarımların gerçekleştirildiğini belirten Özer, hedefin yüzü yalnızca germek değil, yaşlanmayla bozulan anatomik yapıyı mümkün olduğunca doğal şekilde yeniden düzenlemek olduğunu kaydetti.
“Her estetik talep doğru bir talep değildir”
Sosyal medya ve yapay zeka filtrelerinin gerçekçi olmayan kusursuz yüz algıları oluşturabildiğini belirten Özer, her estetik talebin kişiye uygun olmayabileceğini söyledi.
Özellikle genç hastalarda anatomik uygunluk ve beklentilerin gerçekçiliğinin değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Özer, gerektiğinde hekimin bir operasyonu önermemesinin de iyi hekimliğin parçası olduğunu belirtti.
Estetik cerrah seçiminde yalnızca sosyal medyadaki fotoğraflara bakılmaması gerektiğini de vurgulayan Özer, dürüst iletişim, gerçekçi beklenti değerlendirmesi ve ameliyat sonrasında hekime ulaşabilmenin önemine dikkat çekti.
Özer, başarılı estetik işlemin ilk bakışta fark edilen değil, kişinin daha dinç ve sağlıklı görünmesini sağlayan, doğal görünümü ve anatomisiyle uyumlu sonuç olduğunu ifade etti.





