FIFA’nın 2026 Dünya Kupası’nda Koruma ve Çeşitlilik Yöneticisi olarak görevlendirdiği Gülhan Gündüz, Türk futbolunun geleceğinin çocukların güvenli ve sağlıklı ortamlarda yetişmesine bağlı olduğunu söyledi. Sporcu Esenliği ve Çocuk Koruma semineri için Gaziantep’e gelen Gündüz, futbolun yalnızca skor ve sportif başarı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) ve Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Sporcu Esenliği ve Çocuk Koruma Birimi Kurucusu Gündüz, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, uluslararası futbol organizasyonlarında yürütülen çalışmaları ve Türkiye’deki uygulamaları değerlendirdi.
“Futbolu geliştirmek çocukları korumaktan geçiyor”
Sporcu esenliği ve çocuk korumanın dünya futbolunda giderek daha fazla önem kazandığını belirten Gündüz, Türkiye’nin bu alanda geçmişe dayanan bir birikime sahip olduğunu ifade etti.
TFF bünyesinde 2014 yılında Fatih Terim’in öncülüğünde çocuk korumaya yönelik bir birim kurulduğunu hatırlatan Gündüz, bu adımın önemli bir vizyonun göstergesi olduğunu söyledi. FIFA ve Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) bünyesindeki benzer yapılanmalara da değinen Gündüz, Türkiye’nin deneyiminin uluslararası çalışmalara katkı sunduğunu dile getirdi.
“Skorlar değil, evlatlarımız daha önemli”
Çocukların korunmasının futbolun geleceğine yapılacak en önemli yatırımlardan biri olduğunu vurgulayan Gündüz, şu ifadeleri kullandı:
“Biz çocuklarımızı çok severiz, çok iyi bakarız ve bizim için skorlar değil, evlatlarımız daha önemlidir. Bu anlamda tekrar aynı duruşu sergilememiz gerekiyor. Çocuk futbolun tabiri caizse ham maddesidir. Bu fabrika çocuksuz işleyemez. Çocuklarımıza ne kadar iyi bakarsak bizim o kadar dirençli, omurgalı, aslan gibi mücadele eden, hiçbir şeyden korkmayan oyuncularımız olacak.”
“7 ila 10 yılda bütün vitrin değişebilir”
Çocukların güvenli ortamlarda yetişmesinin Türk futbolunun uzun vadeli gelişimine katkı sağlayacağını belirten Gündüz, sürdürülebilir bir yaklaşımın önemine dikkat çekti.
Gündüz, “Çok uzun değil, 7 ila 10 yıl arasında bütün vitrinin değişebilmesi sürdürülebilir bir duruşla mümkün.” değerlendirmesinde bulundu.
“Futbol kalple ve beyinle oynanır”
Futbolun yalnızca sportif başarıdan ibaret olmadığını ifade eden Gündüz, insanı merkeze alan bir anlayışın benimsenmesi gerektiğini söyledi.
Türk futbolunun bakış açısını genişletmesi gerektiğini belirten Gündüz, sözlerini şöyle tamamladı:
“Artık Türk futbolunun ‘Bu maç kaç kaç?’ demekten öte başka vizyonlara ihtiyacı var. Futbol kalple ve beyinle oynanır ama en çok insanla oynanır. İnsanı yana itip bir kenara ittiğiniz yerde kazansanız ne olur?”





