ZONKLAMA VE YARIM BAŞ AĞRISI

Migren tanısının baş ağrısının özelliklerine göre konulduğunu belirten Doç. Dr. Yalın, şunları dile getirdi: "Herhangi bir kan tetkiki veya beyin MR'ı gibi görüntüleme yöntemi ile migrenin varlığı gösterilememektedir. Migren baş ağrısını düşündüren özellikler arasında zonklama, yarım baş ağrısı, uzun süreli ve zonklayıcı baş ağrıları yer almaktadır. Baş ağrısına eşlik eden bulantı, kusma, ışık ve ses hassasiyeti gibi belirtilerden bir veya daha fazlasının bulunması tanıyı destekler." Yine de Doç. Dr. Yalın, bu özelliklerin tüm hastalarda bulunmadığına dikkat çekerek, "Bu semptomlardan birkaçının bile bulunması tanı için önemlidir. Tanı için bazen beyin filmleri ve kan tetkikleri yapıyoruz. Çünkü migreni taklit eden beyin tümörü, beyin kanaması gibi bir takım sebepleri dışlamak istiyoruz" dedi.

SIK ATAK BÜYÜK ACI VERİYOR

Migren ataklarını da değerlendiren Doç. Dr. Yalın, "Migren atakları kişilerin çoğunda seyrek tekrarlanmaktadır. Ayda birkaç gün veya birkaç ayda bir gelen, ağrı kesici ile geçen ataklar çoğu kişi için büyük bir problem teşkil etmez. Ancak sık atak yaşayan hastalar veya atakları günlerce sürüp yatağa düşüren şiddetli ataklar yaşayan hastalar en büyük acıyı yaşamaktadır. Ayda 15 günden daha sık baş ağrısı yaşayan migren hastalarına kronik migren tanısı koyuyoruz. Hastalığın kronik hale gelmesi tedavi şeklimizi ve seçeneklerimizi değiştiren bir durumdur" dedi.

PSİKOLOJİK DEĞİL BİYOLOJİK

"Neden bazı insanlar seyrek ataklar yaşarken, bazılarında ataklar sıktır?" sorusuna Doç. Dr. Yalın, şu yanıtı verdi: "Bunu açıklayan pek çok sebep olduğu düşünülmektedir. Eskiden migrenin psikolojik bir rahatsızlık olduğu düşünülürdü. Ancak artık atakların biyolojik bir sebebe dayandığını biliyoruz. Bu hastalığın histeri etiketiyle anılmasına kesinlikle karşıyız. Böyle bir anlayış, kişinin yaşadığı acıyı ve çektiği ıstırabı küçümseyen bir tavırdır. Bu nedenle bu etiketlemeye şiddetle karşı çıkıyoruz. Günümüzde migren için geliştirilen ilaçların hemen hepsi migrenin biyolojik temellerini kanıtlar niteliktedir. Genetik yük, hastalığın gelişiminde ve atak sıklığında oldukça önemli bir faktördür."

DEPRESYON ATAK SIKLIĞINI ARTIRABİLİR

Hali hazırda var olan migren ataklarının sıklaşmasının bazı psikososyal yüklerin ağırlığı ile açıklandığını söyleyen Doç. Dr. Yalın, şu konulara dikkat çekti: "Ağır anksiyete, depresyon gibi psikolojik faktörler atak sıklığını artırabilir. Benzer şekilde obezite, sigara kullanımı, hareketsiz yaşam, yüksek karbonhidrat içerikli ağır öğünler, uzun süreli açlık, uyku düzensizliği gibi bedenimize zarar veren durumlar da atak sıklığını artıran biyolojik sebepler olarak öne çıkmaktadır."

MEVSİM DEĞİŞİKLİKLERİ BİLE ETKİLİYOR

Dikkat! Bu rahatsızlık işten ayrılmaya sebep olabiliyor Dikkat! Bu rahatsızlık işten ayrılmaya sebep olabiliyor

Ani stres, aşırı yorgunluk, uzun süreli fazla gürültü kirliliği, hava kirliliği, aşırı sorumluluk, iş, güç ve üzüntüyle baş etmekte zorlanmanın yaygın olduğunu belirten Doç. Dr. Yalın, şu açıklamalarda bulundu: "Enfeksiyon veya uykusuzluk, açlık, kadınlarda hormonal dengenin değiştiği menstruasyon (adet döngüsü) günleri, mevsim değişiklikleri gibi gücümüzü azaltan olaylar bazen dengeyi migren atağına çevirebiliyor. Bu zorluklarla ve toksinlerle mücadele gücümüz azaldığında bazılarımızda migren atağı tetikleniyor; bazı bireylerde fibromiyalji, bazılarında kronik baş ağrısı veya hipertansiyon, diyabet gibi hastalıklar ortaya çıkabilmektedir."


0X0 Migreninin Tipi Nasil 1711796292418
Editör: Muharrem Türkoğlu