1 Ağustos 2026 itibarıyla uygulanmaya başlanan düzenlemeyle, tüketicilerin yanıltıcı indirim kampanyalarına karşı korunması ve fiyat şeffaflığının artırılması hedefleniyor.
“Yüzde 50 indirim”, “son fırsat” ve “büyük kampanya” gibi ifadelerle duyurulan satışlarda, indirim öncesindeki fiyatın nasıl belirlendiği önem taşıyor. Yeni kurallarla birlikte, ürünün fiyatı üzerinden gerçekte olduğundan daha yüksek bir indirim yapıldığı izlenimi oluşturulmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor.
İndirim öncesi en düşük fiyat esas alınacak
Düzenlemenin öne çıkan maddelerinden biri, indirim hesaplamasında kullanılacak fiyatla ilgili oldu. Buna göre indirimli satışlarda, kampanyanın başladığı tarihten önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyatın esas alınması gerekiyor.
Örneğin, bir ürün son günlerde 1.000 liradan satılırken kısa süreliğine 1.200 liraya çıkarılmışsa indirim hesabında 1.200 lira üzerinden işlem yapılamayacak. İlgili dönemde uygulanan en düşük fiyat dikkate alınacak. Böylece fiyatın önce yükseltilip ardından yüksek oranlı indirim yapılmış gibi gösterilmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor.
Kampanyalarda farklı kurallar uygulanacak
Yeni düzenleme yalnızca doğrudan indirim ifadeleriyle duyurulan kampanyalarla sınırlı kalmıyor. Tüketiciye belirli koşullar karşılığında avantaj sağlayan kampanyalar da indirimli satış reklamlarına ilişkin kurallar kapsamında değerlendiriliyor.
Meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen ürünlerle hizmetlerde ise farklı bir yöntem uygulanıyor. Bu alanlarda indirimli fiyatın hesaplanmasında, indirimden hemen önceki fiyat esas alınıyor.
Alışveriş yaparken nelere dikkat edilmeli?
Tüketicilerin alışveriş sırasında yalnızca ilan edilen indirim oranına bakmaması, ürünün farklı satıcılardaki fiyatlarını karşılaştırması ve kampanya koşullarını incelemesi önem taşıyor.
Ticaret Bakanlığı, yanıltıcı indirim algısı oluşturan uygulamalara yönelik denetimlerin hem fiziksel mağazalarda hem de dijital platformlarda sürdürüldüğünü bildirdi.




