<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Gaziantep Son Dakika Haberleri | Gaziantep Haber - Gaziantep Doğuş</title>
    <link>https://www.gaziantepdogus.com</link>
    <description>Gaziantep son dakika gelişmeleri ve Gaziantep haberler ile en güncel olayları anında takip edin. Tüm detaylar gaziantepdogus.com'da!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gaziantepdogus.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 19 Jul 2026 06:59:52 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı Uyardı: Bu Saatlerde Dışarı Çıkmayın]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/uzmani-uyardi-bu-saatlerde-disari-cikmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/uzmani-uyardi-bu-saatlerde-disari-cikmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, yaz aylarında artan sıcaklıkların özellikle kalp hastaları için ciddi risk oluşturduğunu belirterek, günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkılmaması ve düzenli su tüketilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz sıcakları yalnızca günlük yaşamı zorlaştırmakla kalmıyor, kalbin iş yükünü de artırıyor. Özellikle kalp hastaları, hipertansiyon ve ritim bozukluğu bulunan kişilerde aşırı sıcaklar; çarpıntı, tansiyon dalgalanmaları ve kalp krizi riskini artırabiliyor. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, sıcak havalarda kalp sağlığının korunması için dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi.</p>

<p></p>

<h3>"Sıcak havalarda kalbin yükü artıyor"</h3>

<p>Sıcaklık artışıyla birlikte vücudun kendini korumak için terleme ve damar genişlemesi gibi mekanizmaları devreye soktuğunu belirten Doç. Dr. Yücel, "Yaz aylarında artan hava sıcaklıkları yalnızca günlük yaşamı zorlaştırmakla kalmaz, kalp sağlığı üzerinde de önemli etkiler oluşturabilir. Özellikle kalp ve damar hastalığı bulunan kişiler için aşırı sıcaklar, dikkat edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek bir risk faktörüdür" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vücudun sıcak havaya karşı verdiği tepkilerin kalbin çalışma yükünü artırabileceğini ifade eden Yücel, "Damarların genişlemesiyle birlikte tansiyonda düşüş yaşanabilir. Bu dengeyi sağlamak için kalp daha hızlı ve daha güçlü çalışmaya başlar. Sağlıklı bireylerde bu durum çoğu zaman sorun oluşturmazken; kalp yetmezliği, hipertansiyon, koroner damar hastalığı veya ritim bozukluğu bulunan kişilerde kalbin yükü önemli ölçüde artar" diye konuştu.</p>

<p></p>

<h3>Mineral kaybı ritim bozukluğuna yol açabilir</h3>

<p>Sıcak havalarda terleme ile birlikte vücudun su ve mineral kaybettiğine dikkat çeken Yücel, "Terleme sırasında sadece su değil, sodyum, potasyum ve magnezyum gibi hayati mineraller de kaybedilir. Bu minerallerin azalması kalp ritmini olumsuz etkileyerek çarpıntı ve ritim bozukluklarına neden olabilir. Yeterli sıvı alınmadığında ise kan yoğunlaşır, dolaşım zorlaşır ve kalbin daha fazla çalışması gerekir" ifadelerini kullandı.</p>

<p></p>

<h3>"Tansiyon ilaçları doktor önerisi olmadan değiştirilmemeli"</h3>

<p>Sıcak havaların tansiyon hastalarını da etkileyebileceğini vurgulayan Doç. Dr. Yücel, "Bazı kişilerde tansiyon düşerken bazı kişilerde ani yükselmeler görülebilir. Özellikle idrar söktürücü veya tansiyon ilacı kullanan hastalarda sıvı kaybı daha hızlı gelişebileceği için ilaçlar doktor önerisi olmadan değiştirilmemelidir" uyarısında bulundu.</p>

<p><img alt="Sıcaklık 4" height="486" src="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/gaziantepdogus-com/uploads/2025/07/sicaklik-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="864" /></p>

<h3>Kalp sağlığı için sıcak havalarda öneriler</h3>

<p>Sıcak havalarda alınabilecek önlemleri sıralayan Yücel, şunları kaydetti:</p>

<p>"Günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalıdır. Zorunlu durumlarda gölgede kalmaya özen gösterilmeli, ince, açık renkli ve pamuklu kıyafetler tercih edilmelidir. Susamayı beklemeden gün boyunca düzenli su tüketmek, ağır ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak, yoğun fiziksel aktiviteleri sabah erken veya akşam serin saatlere bırakmak önemlidir."</p>

<p>Kalp hastalarının yaz aylarında doktor kontrollerini aksatmaması gerektiğini belirten Doç. Dr. Yücel, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, aşırı halsizlik, baş dönmesi veya bayılma hissi gibi belirtiler görülmesi halinde zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Sıcak havaların herkesi etkileyebileceğini ancak kalp hastalarında bu etkinin daha belirgin olduğunu ifade eden Dr. Yücel, açıklamasını şöyle tamamladı:</p>

<p>"Basit önlemlerle yaz sıcaklarının kalp üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak mümkündür. Özellikle kronik kalp hastalığı bulunan bireylerin sıcak havaları hafife almaması, yaşam düzenlerini hava koşullarına göre planlaması ve vücutlarının verdiği sinyalleri dikkate alması sağlıklı bir yaz dönemi geçirmelerine yardımcı olacaktır."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/uzmani-uyardi-bu-saatlerde-disari-cikmayin</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 23:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2026/06/sicaklik-2-1.png" type="image/jpeg" length="81251"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hafızayı Güçlendiren Meyveler Belli Oldu]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/hafizayi-guclendiren-meyveler-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/hafizayi-guclendiren-meyveler-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Unutkanlık ve dikkat dağınıklığı yalnızca yaşlılarda değil, her yaştan bireyde görülebiliyor. Daha güçlü bir hafıza için beslenme büyük önem taşıyor. İşte beyin sağlığını destekleyen o besinler...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yoğun iş temposu, stres, düzensiz uyku ve sağlıksız beslenme hafızayı olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, tek başına hiçbir besinin hafızayı "mucizevi şekilde güçlendirmediğini" vurgularken, düzenli ve dengeli beslenmenin beyin fonksiyonlarını korumaya yardımcı olduğunu belirtiyor. Özellikle bazı meyveler içerdiği vitamin ve antioksidanlarla dikkat çekiyor.</p>

<h3>Yaban Mersini İlk Sırada Yer Alıyor</h3>

<p>Yaban mersini, antosiyanin adı verilen güçlü antioksidanlar açısından oldukça zengindir.</p>

<p>Araştırmalar, bu bileşiklerin beyin hücrelerini oksidatif strese karşı korumaya yardımcı olabileceğini ve öğrenme ile hafıza fonksiyonlarını destekleyebileceğini gösteriyor. Taze ya da dondurulmuş olarak tüketilebilir.</p>

<h3>Çilek Beyin Hücrelerini Destekleyebilir</h3>

<p>Çilek de antosiyanin ve C vitamini bakımından zengin meyveler arasında bulunuyor.</p>

<p>Düzenli meyve tüketiminin, yaşa bağlı bilişsel gerileme riskinin azaltılmasına katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Ancak tek başına çilek tüketmek hafıza sorunlarını tedavi etmez.</p>

<h3>Nar Güçlü Antioksidan Kaynağı</h3>

<p>Nar, polifenoller bakımından zengin bir meyvedir.</p>

<p>Bu bileşiklerin hücreleri serbest radikallerin zararlarından korumaya yardımcı olduğu düşünülüyor. Mevsiminde taze olarak tüketilmesi öneriliyor.</p>

<h3>Portakal ve Mandalina C Vitamini Deposu</h3>

<p>Turunçgiller, güçlü antioksidan özellik gösteren C vitamini içeriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeterli C vitamini alımı, sinir sistemi ve bağışıklık sistemi için önem taşırken, beyin hücrelerinin korunmasına da katkı sağlayabiliyor.</p>

<h3>Avokado Sağlıklı Yağlarıyla Dikkat Çekiyor</h3>

<p>Her ne kadar meyve olarak bilinse de avokado, içerdiği tekli doymamış yağ asitleri sayesinde beyin sağlığı açısından öne çıkıyor.</p>

<p>Sağlıklı yağlar, beynin normal işleyişini destekleyen besin öğeleri arasında yer alıyor.</p>

<p><img alt="Meyve-3" height="467" src="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/gaziantepdogus-com/uploads/2024/10/meyve-3.JPG" width="864" /></p>

<h3>Üzüm Faydalı Bitkisel Bileşikler İçeriyor</h3>

<p>Özellikle mor ve siyah üzüm, resveratrol adı verilen doğal bileşik açısından dikkat çekiyor.</p>

<p>Bu bileşiğin damar sağlığını destekleyebileceği ve beyne giden kan akışının korunmasına katkı sağlayabileceği yönünde çalışmalar bulunuyor.</p>

<h2>Elma da Listeye Giriyor</h2>

<p>Elma, lif ve antioksidan içeriği sayesinde sağlıklı beslenmenin önemli parçalarından biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Kabuklu tüketildiğinde daha fazla lif ve faydalı bitkisel bileşen alınabiliyor. Elmanın düzenli tüketimi genel sağlık açısından da destekleyici olabilir.</p>

<h3>Hafızayı Korumak İçin Sadece Meyve Yetmiyor</h3>

<p>Uzmanlar, güçlü bir hafıza için yalnızca belirli meyveleri tüketmenin yeterli olmadığını vurguluyor.</p>

<p>Düzenli egzersiz yapmak, kaliteli uyku uyumak, sigaradan uzak durmak, Akdeniz tipi beslenmek, yeterli su tüketmek ve zihni aktif tutacak aktiviteler yapmak da beyin sağlığının korunmasında büyük önem taşıyor.</p>

<p><img alt="Sebze Meyve-3" class="" height="486" src="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/sebze-meyve-3.webp" width="864" /></p>

<h3>Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?</h3>

<p>Unutkanlık günlük yaşamı etkileyecek düzeye ulaşıyorsa, sık tekrar ediyorsa veya kişide yön bulma, konuşma güçlüğü ya da davranış değişiklikleri gibi belirtiler görülüyorsa bir nöroloji uzmanına başvurulması öneriliyor. Bu belirtiler farklı sağlık sorunlarının habercisi olabilir.</p>

<p><strong>Uyarı: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır. Hiçbir meyve hafıza kaybını tedavi etmez veya tek başına zihinsel performansı belirgin şekilde artırmaz. Dengeli beslenme, düzenli yaşam alışkanlıkları ve gerektiğinde tıbbi değerlendirme beyin sağlığının korunması açısından önemlidir.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/hafizayi-guclendiren-meyveler-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 22:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/meyve-7.png" type="image/jpeg" length="87621"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baş Ağrısıyla Başlayan Bu Belirtileri Hafife Almayın]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/bas-agrisiyla-baslayan-bu-belirtileri-hafife-almayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/bas-agrisiyla-baslayan-bu-belirtileri-hafife-almayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Murat Uğur, aşırı sıcakların beyin kanaması riskini artırabileceğini belirterek özellikle risk grubundakileri uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aşırı sıcak havalarda yaşanan sıvı kaybının tansiyon dengesini olumsuz etkileyebileceğini belirten Op. Dr. Murat Uğur, özellikle hipertansiyon hastaları, ileri yaştaki bireyler ve kalp-damar hastalığı bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Beyin kanamasının ani gelişebilen ve hayati tehlike oluşturabilen bir tablo olduğuna dikkat çeken Uğur, "Şiddetli ve aniden başlayan baş ağrısı, konuşma bozukluğu, yüz veya vücudun bir tarafında güçsüzlük ya da uyuşma, denge kaybı, bilinç bulanıklığı ve görme bozukluğu gibi belirtiler görüldüğünde zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Erken müdahale, hastanın yaşamını kurtarabileceği gibi kalıcı hasar riskini de azaltır" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Baş Ağrısının Ardındaki Gizemli Sebepler (2)" height="399" src="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/gaziantepdogus-com/uploads/2024/01/bas-agrisinin-ardindaki-gizemli-sebepler-2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="864" /></p>

<h3>Riski Azaltmak Elinizde</h3>

<p>Sıcak havalarda alınacak basit önlemlerin büyük önem taşıdığını vurgulayan Op. Dr. Murat Uğur, "Günün en sıcak saatleri olan 11.00-16.00 arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalı, bol su tüketilmeli, alkol ve aşırı kafein tüketiminden kaçınılmalı, kronik hastalığı olan kişiler ilaçlarını düzenli kullanmalı ve tansiyon kontrollerini ihmal etmemelidir" diye konuştu.</p>

<p>Op. Dr. Murat Uğur, aşırı sıcakların beyin kanamasına doğrudan neden olmadığını ancak risk faktörlerini artırabileceğini belirterek, özellikle risk grubundaki kişilerin yaz aylarında sağlıklarını korumak için gerekli önlemleri almalarının hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/bas-agrisiyla-baslayan-bu-belirtileri-hafife-almayin</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 21:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2024/01/bas-agrisinin-ardindaki-gizemli-sebepler-1.jpg" type="image/jpeg" length="85144"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Telefonu Elinden Düşürmeyenler İçin Kötü Haber]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/telefonu-elinden-dusurmeyenler-icin-kotu-haber</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/telefonu-elinden-dusurmeyenler-icin-kotu-haber" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Klinik Psikolog Merve Vural, sürekli bildirim kontrol etmenin zihinsel yorgunluğu artırdığını belirterek, ruh sağlığını korumak için gün içinde ekransız zamanlar oluşturulmasını önerdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Telefonunuza gelen her bildirimi kontrol etme, mesajlara anında cevap vermeye da sosyal medyada neler olup bittiğini sürekli takip etme ihtiyacı hissedilmesinin yalnızca alışkanlık olmadığını belirten Vural, "Dijital çağ beraberinde sürekli çevrim içi olma halini getiriyor. Bu da zihnimizi fark etmeden yoruyor. Sürekli ulaşılabilir olmak, sinir sistemini devamlı uyarılmış halde tutabiliyor. Bu durum zamanla odaklanma güçlüğü, tahammülsüzlük, uyku sorunları ve duygusal tükenmişlik olarak karşımıza çıkabiliyor" uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Zihnimiz gün içinde gerçek anlamda mola veremiyor"</h3>

<p>Bazen fiziksel olarak hiçbir şey yapmamış olsak bile zihinsel olarak tükenmiş hissedebildiğimizin altını çizen Merve Vural, "Bunun önemli nedenlerinden biri dijital olarak sürekli ulaşılabilir olmamızdır. Telefon bildirimleri, iş mesajları, e-postalar ve sosyal medya, zihnimizin gün içinde gerçek anlamda mola vermesini zorlaştırabiliyor. Bir mesaj geldiğinde hemen cevap verme ihtiyacı, iş saatleri dışında da telefonu kontrol etme alışkanlığı, sosyal medyada olup biteni kaçırma korkusu ve gündemi sürekli takip etme hali sinir sistemini devamlı uyarılmış durumda tutabiliyor. Bu durum iş ve özel hayat arasında sınırların kaybolmasına sebep olduğu gibi, zamanla odaklanma güçlüğü, tahammülsüzlük, uyku sorunları, bedensel gerginlik ve duygusal yorgunluğu da beraberinde getirebiliyor" dedi.</p>

<p><img alt="Telefon-7" height="486" src="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/gaziantepdogus-com/uploads/2025/09/telefon-7.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="864" /></p>

<h3>"Yalnızca ekran süresi değil, ekranın nasıl kullanıldığı önemli"</h3>

<p>Dijital yorgunluğun çocuk ve ergenlerde de giderek daha fazla görüldüğünü belirten Vural, "Yaz aylarında ekran süresi artabiliyor. Ancak yalnızca 'kaç saat ekran kullanıyor?' sorusuna odaklanmak yeterli değil. Çocuğun ekranda ne yaptığı, sonrasında nasıl hissettiği, uykusunun, arkadaş ilişkilerinin ve günlük yaşamının etkilenip etkilenmediği de değerlendirilmelidir." diye konuştu.</p>

<h3>"Ruh sağlığı için dijital sınırlar da gerekli"</h3>

<p>Dijital yorgunluğun karşımıza "hiçbir şeye yetişemiyorum", "odaklanamıyorum, organize edemiyorum", "sürekli gerginim, öfkeliyim", "dinlensem de dinlenmiş hissetmiyorum" gibi cümlelerle karşımıza çıkabildiğini belirten Merve Vural, "Ruh sağlığını korumanın önemli yollarından biri sınır koyabilmektir. Telefonu sessize almak, bildirimleri sınırlandırmak, iş saatleri dışında mesajlara cevap verme alışkanlığını gözden geçirmek ve gün içinde ekransız zamanlar oluşturmak zihinsel yükü azaltmaya yardımcı olabilir" dedi.</p>

<p>"Bazen en iyi dinlenme, ulaşılabilir olmamaktır"<br />
İnsan zihninin kesintisiz performans göstermek üzere tasarlanmadığını belirten Vural, "Dinlenme, boşluk, yavaşlama ve durgunluk da psikolojik sağlığın bir parçasıdır. Bazen verimliliği artıran şey daha fazla çalışmak değil, zihne durma fırsatı vermektir. Gün içinde kısa bir süre bile olsa kimseye cevap vermek zorunda olmadığımızı hissettiğimiz küçük molalar ruh sağlığımız açısından koruyucu olabilir" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/telefonu-elinden-dusurmeyenler-icin-kotu-haber</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 21:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2026/06/cep-telefonu-toplu-2400078.jpg" type="image/jpeg" length="29605"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuk ürolojisi uzmanından sünnet önerileri]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/cocuk-urolojisi-uzmanindan-sunnet-onerileri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/cocuk-urolojisi-uzmanindan-sunnet-onerileri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi'nden Op. Dr. Akın Karagözoğlu, yaz aylarında sünnetin sık tercih edildiğini ancak işlemin uzman hekim tarafından ve uygun şartlarda yapılması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Ürolojisi Uzmanı Op. Dr. Akın Karagözoğlu, yaz tatilinde artan sünnet talepleriyle ilgili ailelere önemli uyarılarda bulundu. Karagözoğlu, sünnet için belirleyici unsurun mevsim değil, çocuğun sağlık durumu ve işlemin uygun şartlarda yapılması olduğunu belirtti.</p>

<p>Okulların kapanmasıyla birlikte birçok ailenin sünnet işlemini yaz aylarında yaptırmayı tercih ettiğini ifade eden Karagözoğlu, yaz tatilinin çocukların iyileşme sürecini daha rahat geçirmesine imkan sağladığını söyledi.</p>

<p>Sünnetin cerrahi bir işlem olduğuna dikkat çeken Karagözoğlu, işlemin mutlaka steril hastane ortamında ve deneyimli hekimler tarafından gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Uygun olmayan koşullarda yapılan sünnetlerin kanama, enfeksiyon ve istenmeyen sonuçlara yol açabileceğini kaydetti.</p>

<p><img alt="" height="486" src="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/cocuk-urolojisi-uzmanindan-sunnet-onerileri.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="864" /></p>

<p>Sünnet sonrası havuz ve deniz kullanımına ilişkin de uyarılarda bulunan Karagözoğlu, yara bölgesinin tamamen iyileşmeden suyla temas etmemesi gerektiğini belirterek, erken dönemde havuz veya denize girilmesinin enfeksiyon riskini artırabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bazı çocuklarda sünnet öncesinde çocuk ürolojisi uzmanı tarafından değerlendirme yapılmasının önemine değinen Karagözoğlu, hipospadias (peygamber sünneti), gömük penis ve bazı doğumsal farklılıkların bulunduğu vakalarda sünnet kararının dikkatle verilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Karagözoğlu, ailelere sünnet öncesinde çocuk ürolojisi uzmanına başvurmaları çağrısında bulunarak, doğru planlama ve uygun cerrahi koşulların çocukların bu süreci daha sağlıklı ve konforlu geçirmesini sağlayacağını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/cocuk-urolojisi-uzmanindan-sunnet-onerileri</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/cocuk-urolojisi-uzmanindan-sunnet-onerileri2.jpg" type="image/jpeg" length="81103"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Günde İki Bardak Yetiyor: Kronik İltihabın Kökünü Kazıyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/gunde-iki-bardak-yetiyor-kronik-iltihabin-kokunu-kaziyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/gunde-iki-bardak-yetiyor-kronik-iltihabin-kokunu-kaziyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni yapılan bir araştırma, domates ve soya karışımı özel bir içeceğin sadece 4 haftada vücuttaki kronik iltihap proteinlerini düşürdüğünü ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kronik inflamasyon (iltihaplanma); kalp-damar rahatsızlıklarından diyabete, obeziteden kansere kadar pek çok ciddi sağlık sorununun zeminini hazırlayan en önemli faktörler arasında gösteriliyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yürütülen yeni bir bilimsel çalışma ise domates ve soya bileşenleriyle hazırlanan özel bir içeceğin, sadece 4 haftalık düzenli tüketimle vücuttaki iltihap proteinlerini önemli ölçüde azaltabildiğini kanıtladı.</p>

<h3>4 Haftalık Deneyde Dikkat Çeken Bulgular</h3>

<p>Obezitesi bulunan 12 sağlıklı yetişkinin katıldığı çalışmada, katılımcılar 4 hafta boyunca her gün yaklaşık 177 mililitrelik 2 porsiyon domates-soya suyu tüketti. Belirli bir aranın ardından, aynı katılımcılara bu kez aynı süre boyunca soya bileşeni içermeyen standart domates suyu içirildi.</p>

<p>Yapılan kan analizleri, domates-soya suyu tüketilen dönemde sistemik iltihapla doğrudan ilişkili olan 3 farklı sitokin (bağışıklık hücresi proteini) seviyesinde anlamlı düşüşler olduğunu gösterdi. Tümör Necrosis Faktör Alfa (TNF-α) seviyelerinde de aşağı yönlü bir eğilim gözlense de bu değişim istatistiksel olarak anlamlı seviyeye ulaşmadı.</p>

<h3>Domates ve Soya Güçlerini Neden Birleştirdi?</h3>

<p>Uzmanlar, elde edilen bu olumlu etkinin iki güçlü bitkisel bileşenin bir araya gelmesinden kaynaklandığını belirtiyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Likopen: Domatese kırmızı rengini veren, hücre hasarını önlemeye yardımcı antioksidan özellikleri son derece güçlü bir karotenoid.</p>

<p>Soya İzoflavonları: Vücutta hafif düzeyde östrojene benzer etkiler gösterebilen ve hücre koruyucu özellikleri bulunan flavonoid grubu bitkisel bileşikler.</p>

<p>Aslında bu formülün geçmişi yıllar öncesine dayanıyor. Ohio Eyalet Üniversitesi araştırmacıları, domates ve soya ağırlıklı beslenen erkeklerde prostat kanseri riskinin belirgin şekilde düşük çıkması üzerine yüksek likopenli domatesleri soya izoflavon özütüyle birleştirerek bu özel içeceği geliştirmişti.</p>

<h3>İdrar Analizleri ve Tek Başına Domatesin Gücü</h3>

<p>Araştırma sürecinde sadece kan değerleri değil, katılımcıların idrar örnekleri üzerinden metabolit profilleri de yakından incelendi. Hem zenginleştirilmiş domates-soya suyu hem de standart domates suyu içilen dönemlerde vücutta olumlu metabolik değişiklikler saptandı. Bu durum, domatesin tek başına tüketildiğinde dahi biyolojik açıdan son derece faydalı olduğunu bir kez daha kanıtladı. Ancak zenginleştirilmiş karışımı tüketenlerde soya izoflavonlarına ait metabolitlerin çok daha belirgin olması, içeceğin vücutta ölçülebilir ve güçlü bir biyolojik etki yarattığını doğruladı.</p>

<h3>Yeni Hedef: Pankreatit Hastaları</h3>

<p>Daha önce hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde aynı formülün kronik pankreatit (pankreas iltihabı) üzerinde olumlu etkileri olduğunu gören araştırma ekibi, şimdi rotayı insan klinik çalışmalarına çevirdi. Ulusal Diyabet, Sindirim ve Böbrek Hastalıkları Enstitüsü'nün desteğiyle pankreatit hastalarını kapsayan yeni bir pilot çalışma resmen başlatıldı.</p>

<p>Uzmanlar, 12 kişiyle yapılan bu ilk çalışmanın sonuçlarının son derece umut verici olduğunu ancak formülün kesin etkilerinin tam olarak tescillenmesi için daha geniş katılımlı, büyük klinik araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>YENİÇAĞ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/gunde-iki-bardak-yetiyor-kronik-iltihabin-kokunu-kaziyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2024/02/domates-suyu.jpeg" type="image/jpeg" length="49044"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda Obezitenin Gizli Nedeni Ortaya Çıktı]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/cocuklarda-obezitenin-gizli-nedeni-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/cocuklarda-obezitenin-gizli-nedeni-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Murat Doğan, çocuklarda obezitenin yalnızca beslenmeden kaynaklanmadığını belirterek, uzun ekran süresi ve hareketsiz yaşamın kilo artışını hızlandırdığı uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk çağı obezitesinin dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirten Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Uzmanı Doç. Dr. Murat Doğan, ailelerin yalnızca çocuklarının beslenmesine değil, günlük hareket düzeyine ve ekran kullanım alışkanlıklarına da dikkat etmesi gerektiğini ifade etti.<br />
Teknolojinin hayatın vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini ancak çocukların televizyon, tablet, telefon ve bilgisayar başında geçirdiği sürenin kontrol altında tutulmasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Doç. Dr. Murat Doğan, "Çocuklar ekran karşısında uzun süre vakit geçirdiğinde hem fiziksel aktiviteleri azalıyor hem de farkında olmadan daha fazla kalorili yiyecek tüketebiliyor. Harcanan enerjinin azalması ve alınan kalorinin artması zaman içinde kilo artışına neden oluyor. Bu nedenle çocuklarda kilo alımını değerlendirirken sadece beslenmeye odaklanmak yeterli değildir" dedi.</p>

<h3><br />
Hareketsizlik obezite riskini artırıyor</h3>

<p><br />
Günlük fiziksel aktivitenin çocukların sağlıklı büyüme ve gelişimi için vazgeçilmez olduğunu belirten Doç. Dr. Murat Doğan, özellikle okul sonrası zamanın ekran karşısında değil, hareket ederek değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Dr. Doğan, "Çocukların her gün yaşlarına uygun fiziksel aktivite yapmaları, açık havada zaman geçirmeleri ve oyun oynamaları hem kilo kontrolünü destekliyor hem de kas ve kemik gelişimine katkı sağlıyor. Ayrıca düzenli hareket, çocukların ruh sağlığı, dikkat süresi ve uyku kalitesi üzerinde de olumlu etkiler oluşturuyor" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Obezite birçok hastalığın habercisi olabilir</h3>

<p>Çocukluk çağında gelişen obezitenin yalnızca kilo fazlalığı anlamına gelmediğini belirten Doç. Dr. Murat Doğan, "Obezite; insülin direnci, tip 2 diyabet, karaciğer yağlanması, yüksek tansiyon, uyku apnesi ve bazı hormonal bozukluklar gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir. Özellikle hızlı kilo alan, boy uzaması yavaşlayan veya gelişiminde farklılık görülen çocukların çocuk endokrinolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmesi önemlidir" diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Ailelere ekran süresi uyarısı</h3>

<p>Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının aile içinde kazanıldığını ifade eden Doç. Dr. Murat Doğan, ebeveynlerin çocuklarına örnek olması gerektiğini belirterek, "Çocukların ekran süreleri yaşlarına uygun şekilde sınırlandırılmalı, ekran karşısında yemek yeme alışkanlığı önlenmeli ve ailece aktif yaşam desteklenmelidir. Günlük yürüyüşler, parkta oyun, bisiklet sürme ve sportif aktiviteler çocukların hem fiziksel hem de psikolojik gelişimine önemli katkı sağlar. Sağlıklı bir gelecek için çocuklarımızın sadece ne yediğine değil, ne kadar hareket ettiğine de dikkat etmeliyiz" ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Doç. Dr. Murat Doğan, çocuklarda sağlıklı büyümenin temelinde dengeli beslenme, yeterli uyku, düzenli fiziksel aktivite ve kontrollü ekran kullanımının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/cocuklarda-obezitenin-gizli-nedeni-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/obezite-13.webp" type="image/jpeg" length="25554"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araştırma Ortaya Koydu: Meğer En Güçlü Doğal Destek Buymuş]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/arastirma-ortaya-koydu-meger-en-guclu-dogal-destek-buymus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/arastirma-ortaya-koydu-meger-en-guclu-dogal-destek-buymus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir araştırma, egzersiz öncesinde tüketilen pancar suyunun spor performansını artırabileceğini ortaya koydu. Uzmanlar, doğru zamanda tüketildiğinde pancar suyunun patlayıcı güç, sprint hızı ve oksijen kullanımında önemli gelişmeler sağlayabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sporcuların performansını doğal yollarla artırabilecek besinler üzerine yapılan araştırmalara bir yenisi daha eklendi. Bilim insanlarının gerçekleştirdiği kapsamlı inceleme, egzersizden önce tüketilen pancar suyunun hem dayanıklılığı hem de yüksek yoğunluklu performansı olumlu yönde etkileyebileceğini ortaya koydu.</p>

<h3>500'den Fazla Sporcunun Verileri İncelendi</h3>

<p>Independent Türkçe'nin aktardığına göre, araştırmada profesyonel ve amatör olmak üzere 500'den fazla sporcunun yer aldığı 33 farklı bilimsel çalışma değerlendirildi. Analiz sonucunda, pancar suyunun egzersiz performansını artırdığına yönelik güçlü bulgular elde edildi. Frontiers in Nutrition dergisinde yayımlanan incelemeye göre, pancar suyu tüketen sporcuların patlayıcı güç, sprint hızı ve oksijen kullanımında belirgin iyileşmeler görüldü.</p>

<h3>Egzersizden İki Saat Önce Tüketilmesi Öneriliyor</h3>

<p>Araştırmacılar, en yüksek etkinin egzersizden yaklaşık iki saat önce 140 mililitre konsantre pancar suyu ya da yaklaşık 250 mililitre standart pancar suyu tüketildiğinde elde edildiğini belirledi. Bu sürenin, pancar suyunda bulunan nitratların vücutta etkili şekilde kullanılabilmesi için yeterli olduğu ifade edildi.</p>

<h3>Etkisinin Kaynağı Diyet Nitratı</h3>

<p>Uzmanlara göre pancarın performans üzerindeki olumlu etkisi, doğal olarak içerdiği diyet nitratından kaynaklanıyor. Pancar ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bulunan bu bileşik, vücutta nitrik okside dönüşüyor. Nitrik oksit ise damarların genişlemesine yardımcı olarak kan akışını artırıyor, kaslara taşınan oksijen miktarını yükseltiyor ve fiziksel performansın gelişmesine katkı sağlıyor. Ayrıca pancarın, nitratların azot monoksite dönüşmesini desteklediği, bunun da kaslara daha fazla kan gitmesini sağlayarak kasların daha güçlü çalışmasına ve yorgunluğun gecikmesine yardımcı olduğu belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Sebze (2)" height="486" src="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/sebze-2.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="864" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Hem Güç Hem Dayanıklılık İçin Destek Sağlayabilir</h3>

<p>Araştırma bulguları, pancar suyunun kısa süreli yüksek güç gerektiren aktivitelerde olduğu kadar uzun süreli dayanıklılık egzersizlerinde de fayda sağlayabileceğine işaret ediyor. Araştırmacılar, özellikle futbol gibi yüksek yoğunluklu sporlarla ilgilenenlerin yanı sıra koşucular, bisikletçiler ve dayanıklılık sporcularının da pancar suyundan yararlanabileceğini ifade ediyor.</p>

<h3>Uzmanlardan Uyarı</h3>

<p>Araştırmada pancar suyunun egzersiz performansına katkı sağlayabileceği belirtilse de bunun tek başına başarı garantisi olmadığı vurgulanıyor. Uzmanlar, spor performansını artırmak için dengeli beslenme, düzenli antrenman ve yeterli dinlenmenin temel unsur olduğunu, kronik hastalığı bulunanlar, düşük tansiyonu olanlar veya düzenli ilaç kullanan kişilerin ise pancar suyu ve benzeri takviyeleri düzenli tüketmeden önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerektiğini belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/arastirma-ortaya-koydu-meger-en-guclu-dogal-destek-buymus</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/sebze-1.png" type="image/jpeg" length="29615"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnek Sütü mü Keçi Sütü mü: Hangisi Daha Sağlıklı]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/inek-sutu-mu-keci-sutu-mu-hangisi-daha-saglikli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/inek-sutu-mu-keci-sutu-mu-hangisi-daha-saglikli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gündelik beslenmenin en temel gıdalarından olan süt türleri arasındaki besin değeri ve sindirim farkları uzmanların değerlendirmeleriyle yeniden tartışılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı ve dengeli beslenmenin vazgeçilmez unsurlarından biri olan süt tüketimi, doğru tercih konusunda yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. Raflarda sıklıkla karşılaştığımız inek sütü ile son yıllarda popülaritesi giderek artan keçi sütünün vücuda olan etkileri, uzmanlar tarafından mercek altına alındı.</p>

<h3>Sindirimi Kolaylaştıran Küçük Yağ Molekülleri</h3>

<p>Keçi sütünün son dönemde öne çıkmasının en önemli nedenlerinden biri, sahip olduğu yapısal özellikler oluyor. İnek sütüne kıyasla çok daha küçük yağ moleküllerinden oluşan keçi sütü, mideyi yormadan son derece hızlı bir emilim sağlıyor. Bu durum, özellikle hassas bir sindirim sistemine sahip olan kişiler için keçi sütünü daha cazip kılıyor.</p>

<h3>Gaz ve Şişkinlik Sorununa Karşı Keçi Sütü</h3>

<p>Süt tüketiminin ardından en sık karşılaşılan problemlerin başında gaz ve karın şişkinliği geliyor. Keçi sütünün bünyesinde barındırdığı laktoz miktarı, inek sütüne göre daha düşük seviyelerde bulunuyor. Bu sayede, laktoz hassasiyeti nedeniyle süt içmekten kaçınan bireylerin rahatlıkla tüketebileceği bir alternatif olarak değerlendiriliyor.</p>

<h3>Kalsiyum Deposu Arayanlara Keçi Sütü Müjdesi</h3>

<p>Kemik ve diş sağlığı açısından kritik öneme sahip olan kalsiyum değerleri karşılaştırıldığında kazanan keçi sütü oluyor. Yapılan araştırmalar, keçi sütünün yaklaşık yüzde 13 oranında daha fazla kalsiyum içerdiğini gösteriyor. Üstelik bu sütün yapısı, içerdiği minerallerin insan vücudu tarafından emilim oranını da ciddi ölçüde artırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>B12 ve Folik Asit Yarışında İnek Sütü Önde</h3>

<p>Vitamin değerleri söz konusu olduğunda ise ibre yeniden inek sütüne dönüyor. Özellikle sinir sistemi ve kan yapımı için hayati önem taşıyan B12 vitamini ile folik asit miktarı inek sütünde çok daha yüksek seviyelerde bulunuyor. Keçi sütü bu iki değerli vitamin açısından inek sütünün gerisinde kalıyor.</p>

<h3>Alerji Riski Taşıyan Bünyelere Özel Uyarı</h3>

<p>İnek sütünün içerisinde yer alan bazı spesifik protein yapıları, özellikle bebeklerde ve hassas bünyeli yetişkinlerde alerjik reaksiyonları tetikleyebiliyor. Keçi sütünün protein yapısı ise anne sütüne daha yakın bir form sergilediği için alerji geliştirme riski çok daha düşük bir seviyede seyrediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>YENİÇAĞ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/inek-sutu-mu-keci-sutu-mu-hangisi-daha-saglikli</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 09:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2024/01/avrupada-1-numara-inek-sutunun-faydasini-ikiye-katliyor11.jpg" type="image/jpeg" length="89433"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te Ücretsiz Hizmetler Genişliyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/gaziantepte-ucretsiz-hizmetler-genisliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/gaziantepte-ucretsiz-hizmetler-genisliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sunulan ücretsiz sağlık hizmetlerine ilişkin yeni uygulamayı duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vatandaşlar artık birçok hizmet için Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu oluşturabilecek, dileyenler ise randevusuz olarak da merkezlere başvurabilecek.</p>

<h3>Ücretsiz Hizmetler Tek Çatı Altında</h3>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, vatandaşlar Güvenevler'deki Abdulkadir Konukoğlu Sağlıklı Hayat Merkezi, Ocaklar Mahallesi'ndeki Selma Adnan İnanıcı Sağlıklı Hayat Merkezi, Gümüştekin Mahallesi'ndeki Cumhuriyet Sağlıklı Hayat Merkezi ile Saha Mahallesi'nde bulunan Nizip Salih Ekmekçi Sağlıklı Hayat Merkezinden ücretsiz olarak hizmet alabilecek.</p>

<p>Merkezlerde sigara bırakma polikliniği, psikolojik danışmanlık, diyetisyen, fizyoterapi ve sosyal destek hizmetleri sunuluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>MHRS'den Randevu Alınabilecek</h3>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü, vatandaşların diyetisyen, psikolog, fizyoterapist, sosyal çalışmacı, çocuk gelişimci ve sigara bırakma polikliniği hizmetleri için MHRS üzerinden doğrudan randevu oluşturabileceğini açıkladı.</p>

<p>Açıklamada, "Randevu almak için MHRS web sitesi veya ALO 182 Çağrı Merkezi kullanılabilir. Randevunuz olmasa bile merkezlerimize doğrudan başvurarak ücretsiz hizmet almaya devam edebilirsiniz." ifadelerine yer verildi.</p>

<p>Sağlıklı Hayat Merkezlerinde uygulanacak yeni sistemle birlikte hem randevulu hem de doğrudan başvuru yöntemi devam edecek. Böylece vatandaşların ücretsiz koruyucu sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/gaziantepte-ucretsiz-hizmetler-genisliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/sagalkl-hayat-merkezlerinde-yeni-doenem.png" type="image/jpeg" length="73616"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocukları Yazın Bu Hatalardan Koruyun]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/cocuklari-yazin-bu-hatalardan-koruyun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/cocuklari-yazin-bu-hatalardan-koruyun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi'nden Uzm. Dr. Öznur Kademli, yaz aylarında çocukların güneşten korunması, yeterli su tüketmesi ve hijyen kurallarına uyulması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Öznur Kademli, yaz aylarında çocukların sağlığını korumak için güneşten korunma, yeterli sıvı tüketimi ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Yaz aylarında çocukların cildinin yetişkinlere göre daha hassas olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Kademli, özellikle güneş ışınlarının yoğun olduğu saatlerde çocukların uzun süre doğrudan güneş altında bırakılmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Şapka kullanımı, uygun kıyafet seçimi ve çocukların cilt yapısına uygun güneş koruyucuların tercih edilmesinin güneşin zararlı etkilerine karşı koruyucu olduğunu ifade eden Kademli, sıcak havalarda sıvı kaybının arttığını hatırlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="486" src="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/cocuklari-yazin-bu-hatalardan-koruyun-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="864" /></p>

<p>Çocukların oyun oynarken susadıklarını fark etmeyebileceğini belirten Kademli, ailelerin düzenli aralıklarla su tüketimini sağlaması gerektiğini vurguladı. Halsizlik, baş dönmesi ve aşırı yorgunluğun sıcak havalarda sıvı kaybının belirtileri olabileceğini kaydetti.</p>

<p>Deniz ve havuz kullanımında hijyen kurallarının önemine de değinen Kademli, bakımı düzenli yapılmayan havuzların enfeksiyon riskini artırabileceğini belirterek, çocukların yüzme öncesi ve sonrası duş alması, havuz suyunu yutmaması ve ıslak mayo ile uzun süre kalmaması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yaz aylarında ishal, ateşli hastalıklar, cilt sorunları, güneş yanıkları ve alerjik reaksiyonların daha sık görülebildiğini dile getiren Kademli, yüksek ateş, sürekli kusma, belirgin halsizlik, bilinç değişikliği veya ciddi güneş yanıkları gibi durumlarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/cocuklari-yazin-bu-hatalardan-koruyun</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/cocuk-21.webp" type="image/jpeg" length="92814"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnme Tedavisinde Kritik Uyarı]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/inme-tedavisinde-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/inme-tedavisinde-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, inme tedavisinde erken başlayan kişiye özel rehabilitasyonun hastaların bağımsız yaşamına katkı sağladığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, inme tedavisinde temel hedefin hastaların mümkün olan en yüksek fonksiyonel bağımsızlığa ulaşmasını sağlamak olduğunu belirterek, erken dönemde başlanan kişiye özel rehabilitasyonun tedavide kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Koca, egzersiz, yürüme eğitimi, denge çalışmaları, kas güçlendirme uygulamaları ve günlük yaşam aktivitelerine yönelik rehabilitasyon programlarının hastaların iyileşme sürecinde temel rol üstlendiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="1152" src="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/inme-tedavisinde-kritik-uyari.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="864" /></p>

<p>Rehabilitasyonun yalnızca hareket kabiliyetinin geri kazandırılmasına odaklanmadığını vurgulayan Koca, tedavi sürecinde hastanın beslenme durumunun değerlendirilmesi, yeterli protein alımı, D vitamini ve B12 başta olmak üzere vitamin-mineral eksikliklerinin giderilmesi, uyku düzeninin sağlanması, psikolojik desteğin verilmesi ve eşlik eden hastalıkların kontrol altına alınmasının da önem taşıdığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İnme rehabilitasyonunda bütüncül yaklaşımlara ilginin arttığını belirten Koca, uygun hastalarda ve uzman hekim değerlendirmesi doğrultusunda nöral terapi, akupunktur, ozon tedavisi ile bazı bitkisel içerikli nörolojik destek ürünlerinin rehabilitasyon programı kapsamında değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Rejeneratif tıp alanındaki gelişmelere de değinen Koca, özellikle eksozom uygulamaları ve sinir sistemi onarımını desteklemeye yönelik biyolojik tedavi stratejileri üzerine bilimsel çalışmaların hız kazandığını belirterek, bu araştırmaların gelecekte inme rehabilitasyonuna yeni tedavi seçenekleri sunmasının beklendiğini ifade etti.</p>

<p>Prof. Dr. Koca, bilimsel gelişmeler ışığında oluşturulacak kişiselleştirilmiş rehabilitasyon programlarının hastaların fonksiyonel iyileşmesini, bağımsız yaşam becerilerini ve yaşam kalitesini artırmayı hedeflediğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/inme-tedavisinde-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/inme-1.webp" type="image/jpeg" length="43216"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Endokrin uzmanından önemli uyarılar]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/endokrin-uzmanindan-onemli-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/endokrin-uzmanindan-onemli-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Medical Point Gaziantep Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, tiroit hastalıkları ve diyabette erken teşhisin ciddi sağlık sorunlarını önlediğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Point Gaziantep Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ümit Çınkır, toplumda en sık görülen endokrin hastalıkları arasında yer alan tiroit hastalıkları ve diyabette erken teşhisin, yaşam kalitesini artırırken ciddi komplikasyonların önüne geçtiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tiroit bezinin vücudun metabolizmasını düzenleyen en önemli organlardan biri olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Çınkır, tiroit hormonlarının az ya da fazla çalışmasının birçok sistemi etkileyebileceğini söyledi. Sürekli yorgunluk, halsizlik, kilo değişiklikleri, çarpıntı, saç dökülmesi, kabızlık, aşırı terleme, tahammülsüzlük ve uyku düzensizliklerinin tiroit hastalıklarının belirtileri arasında yer aldığını belirten Çınkır, bu şikayetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><img alt="" height="486" src="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/endokrin-uzmanindan-onemli-uyarilar.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="864" /></p>

<p>Diyabetin de giderek yaygınlaşan kronik hastalıklar arasında bulunduğunu kaydeden Çınkır, sık idrara çıkma, aşırı susama, ağız kuruluğu, açıklanamayan kilo kaybı, sürekli açlık hissi, bulanık görme ve geç iyileşen yaraların diyabetin önemli belirtileri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Erken tanının önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Çınkır, diyabetin uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiğini, düzenli sağlık kontrolleri sayesinde hastalığın erken dönemde tespit edilerek uygun tedavinin planlanabileceğini söyledi. Kontrol altına alınmayan diyabetin kalp ve damar hastalıkları, böbrek yetmezliği, sinir hasarı ve görme kaybı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>Tiroit hastalıklarının kadınlarda daha sık görülmesine rağmen her yaş grubunda ortaya çıkabileceğini ifade eden Çınkır, özellikle aile öyküsü bulunan bireylerin ve risk grubundaki kişilerin düzenli endokrinoloji kontrollerini aksatmaması gerektiğini kaydetti.</p>

<p>Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, ideal kilonun korunması ve periyodik sağlık kontrollerinin hem diyabet hem de tiroit hastalıklarına karşı koruyucu rol oynadığını belirten Uzm. Dr. Ümit Çınkır, vatandaşlara vücudun verdiği sinyalleri dikkate alarak şikayetleri halinde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmaları çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/endokrin-uzmanindan-onemli-uyarilar</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/endokrin-uzmanindan-onemli-uyarilar2.jpg" type="image/jpeg" length="71326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baş ağrısı ciddi hastalık belirtisi olabilir]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/bas-agrisi-ciddi-hastalik-belirtisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/bas-agrisi-ciddi-hastalik-belirtisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Özel Hatem Hastanesi'nden Uzm. Dr. Işıl Güzel, sık tekrarlayan ve uzun süren baş ağrılarının ciddi hastalıkların habercisi olabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Işıl Güzel, sık tekrarlayan ve uzun süren baş ağrılarının mutlaka araştırılması gerektiğini belirterek, bazı vakalarda altta yatan ciddi sağlık sorunlarının ilk belirtisi olabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Baş ağrısının baş veya boyun bölgesinde hissedilen ağrı, baskı ya da rahatsızlık hissi olarak tanımlandığını ifade eden Uzm. Dr. Güzel, stres, yorgunluk, açlık, sinüzit ve migren gibi birçok farklı nedenin baş ağrısına yol açabileceğini söyledi. Günlük yaşamı olumsuz etkileyen ve sık tekrar eden baş ağrılarının nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><img alt="" height="864" src="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/bas-agrisi-ciddi-hastalik-belirtisi-olabilir.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="864" /></p>

<p>Migrenin en sık görülen baş ağrısı türlerinden biri olduğunu belirten Dr. Güzel, bu rahatsızlığın ataklarla seyreden kronik bir nörolojik hastalık olduğunu kaydetti. Migren ataklarında genellikle tek taraflı ve zonklayıcı baş ağrısının görüldüğünü, ışık ve sese hassasiyet, bulantı ile kusmanın da tabloya eşlik edebildiğini ifade etti.</p>

<p>Modern yaşamın getirdiği stres, uzun süre masa başında çalışma, kötü duruş, anksiyete ve çene sıkma alışkanlığının da baş ağrılarını artırdığına dikkat çeken Dr. Güzel, boyun ve omuz kaslarındaki gerginliğin zamanla baş ağrısını tetikleyebileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baş ağrılarının önlenmesinde düzenli egzersiz, doğru oturma pozisyonu, yeterli uyku ve stres yönetiminin önemine değinen Uzm. Dr. Işıl Güzel, doğru tanı ve erken müdahalenin hem yaşam kalitesini artıracağını hem de olası ciddi hastalıkların önüne geçilmesine katkı sağlayacağını belirtti.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/bas-agrisi-ciddi-hastalik-belirtisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/bas-agrisi-ciddi-hastalik-belirtisi-olabilir2.jpg" type="image/jpeg" length="28913"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gündüz Uykusunda Erken Ölüm Riski]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/gunduz-uykusunda-erken-olum-riski</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/gunduz-uykusunda-erken-olum-riski" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de 86 binden fazla kişiyle yapılan 11 yıllık araştırma, düzensiz ve uzun süren gündüz uykularının erken ölüm riskini artırabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de 86 binden fazla yetişkin üzerinde yapılan yeni bir araştırma, gündüz uykusuna ilişkin dikkat çeken sonuçlar ortaya koydu. Gün içinde kısa bir şekerleme yapmak birçok kişi tarafından dinlendirici ve faydalı olarak düşünülse de uzun süren, düzensiz ve günün belirli saatlerinde yapılan şekerlemelerin erken ölüm riskiyle ilişkili olabileceği belirtildi. Ancak uzmanlar, araştırmanın neden-sonuç ilişkisini kesin olarak kanıtlamadığını ve daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.</p>

<h3>Erken Ölüm Riskini Artıran Üç Uyku Alışkanlığı</h3>

<p>Boston'daki Massachusetts Genel Hastanesi'nden araştırmacılar, 86 binden fazla yetişkinin uyku düzenini bir hafta boyunca akıllı saat benzeri bilekliklerle takip etti. Analizler sonucunda erken ölüm riskiyle doğrudan ilişkilendirilen üç kritik alışkanlık belirlendi. Buna göre; gündüz uzun süre uyumak, şekerleme sürelerinin günden güne düzensiz şekilde değişmesi ve şekerlemelerin ağırlıklı olarak öğle ile öğleden sonraki erken saatlerde yapılması ciddi bir risk faktörü olarak öne çıkıyor. Araştırmacılar, bu alışkanlıklara sahip kişilerin tüm sağlık ve yaşam tarzı faktörleri hesaba katıldıktan sonra bile daha yüksek risk grubunda yer aldığını belirtti.</p>

<h3>Katılımcılar 11 Yıl Boyunca Yakından Takip Edildi</h3>

<p>Araştırma kapsamında yaş ortalaması 63 olan katılımcılar yaklaşık 11 yıl boyunca kesintisiz takip edildi. Bu uzun soluklu süreçte katılımcılardan 5 bin 189 kişinin yaşamını yitirdiği kaydedildi. Yapılan incelemelerde sadece uyku süreleri değil; yaş, cinsiyet, vücut ağırlığı, sigara ve alkol kullanımı ile gece uyku süresi gibi hayati önem taşıyan birçok yan faktör de değerlendirmeye alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Uzmanlar Riskin Altında Yatan Nedeni Henüz Bilmiyor</h3>

<p>Araştırmayı yürüten Dr. Chenlu Gao, uzun ve düzensiz gündüz uykularının altta yatan başka kronik sağlık sorunlarının gizli bir işareti olabileceğini ya da vücudun biyolojik saatini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Öte yandan bilim insanları, mevcut çalışmanın yalnızca istatistiksel bir ilişki ortaya koyduğunu, gündüz uykusunun doğrudan ve tek başına erken ölüme neden olduğunu göstermediğini özellikle vurguladı.</p>

<h3>Gündüz Kaç Saat Uyku Sağlık Açısından Faydalı?</h3>

<p>Gündüz uykusunun ideal süreleri konusunda İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi (NHS) ile Amerikan Uyku Tıbbı Akademisi rehber niteliğinde tavsiyeler yayınladı. Resmi sağlık kurumları, gündüz uykusunun mutlaka 10 ila 30 dakika arasında tutulmasını ve öğleden sonra saat 15.00'ten önce yapılmasını tavsiye ediyor. Uzmanlara göre bu kısa süre, gece uykusunu olumsuz etkilemeden gün içinde enerji kazanılmasına yardımcı oluyor. Ancak gündüz uykusunun genel sağlık üzerindeki tüm etkilerini netleştirmek için hala daha kapsamlı araştırmalara ihtiyaç duyulduğu ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>GZT</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/gunduz-uykusunda-erken-olum-riski</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Jul 2026 11:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2024/07/uyku-bagisiklik-sistemini-nasil-etkiler-6114-1-1.jpg" type="image/jpeg" length="40083"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz Sıcağında Bu Hatalar Hastanelik Edebilir]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/yaz-sicaginda-bu-hatalar-hastanelik-edebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/yaz-sicaginda-bu-hatalar-hastanelik-edebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında kulak enfeksiyonu, boğaz kuruluğu ve alerjik şikâyetlerde artış yaşandığını belirten KBB Uzmanı Prof. Dr. Aylin Gül, havuz ve klima kullanımına karşı önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüzme sonrası kulakta kalan nemin bakterilerin çoğalması için uygun bir ortam oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Aylin Gül, dış kulak yolu enfeksiyonlarının yaz aylarında en sık karşılaşılan KBB hastalıklarından biri olduğunu söyledi. Prof. Dr. Aylin Gül, "Yüzme sonrasında kulakta ağrı, dolgunluk hissi, kaşıntı veya akıntı gelişmesi enfeksiyon belirtisi olabilir. Kulak içine pamuklu çubuk ya da yabancı cisimlerle müdahale etmek enfeksiyonu daha da ağırlaştırabilir. Şikayetler başladığında vakit kaybetmeden bir Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulmalıdır" dedi.</p>

<h3>Klima Kullanımında Ölçülü Olunmalı</h3>

<p>Klimaların bilinçsiz kullanımının boğaz kuruluğu, ses kısıklığı ve üst solunum yolu enfeksiyonlarını tetikleyebildiğini ifade eden Prof. Dr. Aylin Gül, ortam sıcaklığının çok düşük ayarlanmaması gerektiğini vurguladı. Dr. Gül, "Klima hava akımının doğrudan yüz ve boyun bölgesine gelmesi boğaz mukozasını kurutarak enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. Ortamın düzenli havalandırılması ve yeterli sıvı tüketimi yaz aylarında büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Alerjik Belirtiler Göz Ardı Edilmemeli</h3>

<p>Yaz mevsiminde polen, toz ve çevresel alerjenlerin etkisinin devam ettiğini belirten Prof. Dr. Aylin Gül, uzun süren burun tıkanıklığı ve benzeri şikâyetlerin uzman değerlendirmesi gerektirebileceğini ifade etti. Dr. Gül, "Burun tıkanıklığı yalnızca yaşam kalitesini düşürmekle kalmaz; uyku düzenini, nefes almayı ve günlük performansı da olumsuz etkileyebilir. Uzun süren şikâyetlerde mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalıdır" şeklinde konuştu.</p>

<h3>Uzun Süren Şikâyetlerde Geç Kalınmamalı</h3>

<p>İki haftadan uzun süren ses kısıklığı, boyunda ele gelen kitle, yutma güçlüğü, işitme kaybı ve sürekli burun tıkanıklığının ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Aylin Gül, erken teşhisin tedavi başarısını artırdığını söyledi.</p>

<h3>"Sağlıklı Bir Yaz İçin Küçük Önlemler Yeterli Olabilir"</h3>

<p>Yaz aylarında alınacak basit önlemlerin birçok KBB hastalığını önleyebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Aylin Gül, "Temizliği denetlenen havuzları tercih etmek, yüzme sonrasında kulak hijyenine dikkat etmek, klimayı doğru kullanmak, bol su tüketmek ve uzun süren şikâyetleri önemseyerek gecikmeden hekime başvurmak sağlıklı bir yaz geçirmenin temel adımlarıdır. Erken tanı sayesinde birçok Kulak Burun Boğaz hastalığı başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir" diye konuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/yaz-sicaginda-bu-hatalar-hastanelik-edebilir</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/kulak-3.png" type="image/jpeg" length="60056"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evde Kolayca Hazırlanıyor: Yaz Boyu Ferah Kalmanın Yolu]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/evde-kolayca-hazirlaniyor-yaz-boyu-ferah-kalmanin-yolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/evde-kolayca-hazirlaniyor-yaz-boyu-ferah-kalmanin-yolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıcak havalarda vücut ısısını yükselten şekerli içecekler yerine evde kolayca hazırlanan salatalıklı ve naneli ayranın tüketilmesi önerildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bunaltıcı sıcakların etkisini artırdığı günlerde ferahlamak isteyen pek çok kişi buzlu ve şekerli içeceklere yöneliyor. Ancak uzmanlar, şekerli gıdaların vücut ısısını yükselttiğini belirterek evde doğal malzemelerle hazırlanabilecek özel bir karışımı öneriyor.</p>

<h3>Yazın Yeni Kurtarıcısı: Salatalıklı ve Taze Naneli Ayran</h3>

<p>Sıcak havalarda kurtarıcı olan ve vücuda anında ferahlık veren bu içeceğin adı salatalıklı ve taze naneli ayran olarak öne çıkıyor. Limon ve tuzla da desteklendiğinde bu sağlık deposu karışım, yaz boyu serin kalmanıza yardımcı oluyor.</p>

<h3>Gerekli Olan Malzemeler</h3>

<p>Evde birkaç dakikada hazırlanan bu içecek için ev yoğurdu, kabuğuyla birlikte rendelenecek salatalık, taze nane yaprakları, soğuk su veya maden suyu ile bir çimdik kaya tuzu gerekiyor. Malzemelerin bu şekilde seçilmesi vücudun sıvı dengesini doğrudan koruyor.</p>

<h3>Pratik Hazırlanış Yöntemi</h3>

<p>Tüm malzemeler nane yaprakları tamamen parçalanana ve üst kısımda hafif bir köpük oluşana kadar blenderde çırpılıyor. Mutfak robotu kullanmak istemeyenler ise salatalığı rendeleyip naneyi incecik kıydıktan sonra su ve yoğurtla karıştırıp buzdolabında bekletebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Susuzluk Sorununa Kesin Çözüm</h3>

<p>Salatalığın büyük kısmının su olmasından kaynaklı olarak bu içecek, hızlı şekilde susuz kalmanın önüne geçiyor. Terleme yoluyla kaybedilen mineralleri de kaya tuzu sayesinde geri kazandıran karışım, yaz boyu elinizde su şişesiyle gezme ihtiyacını ortadan kaldırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>YENİÇAĞ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/evde-kolayca-hazirlaniyor-yaz-boyu-ferah-kalmanin-yolu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/evde-kolayca-hazirlaniyor-yaz-boyu-ferah-kalmanin-yolu.png" type="image/jpeg" length="98454"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GAÜN Hastanesi'nden Bir İlk Daha]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/gaun-hastanesinden-bir-ilk-daha</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/gaun-hastanesinden-bir-ilk-daha" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi Hastanesi'nde ağır Hemofili B hastasına gen tedavisi başarıyla uygulandı. Hastanede gerçekleştirilen dördüncü başarılı uygulama, hastalara umut oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Hastanesi, hemofili tedavisinde önemli bir uygulamayı daha başarıyla tamamladı. Erişkin Hematoloji Bilim Dalı'nda ağır Hemofili B tanısıyla takip edilen bir hastaya gen tedavisi uygulanırken, bu işlem hastanede gerçekleştirilen dördüncü başarılı hemofili gen tedavisi olarak kayıtlara geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>İleri Tedavi Bir Kez Daha Başarıyla Uygulandı</h3>

<p>Tedavi, Hematoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Vahap Okan'ın koordinasyonunda görev yapan gen tedavi ekibi tarafından gerçekleştirildi. Uygulamayla birlikte GAÜN Hastanesi, ileri tedavi yöntemleri ve bilimsel altyapısı konusundaki yetkinliğini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<h3>Hastalığın Temel Nedeni Hedefleniyor</h3>

<p>Gen tedavisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Vahap Okan, "Hemofili B, kanın pıhtılaşmasını sağlayan Faktör IX'un eksikliğine bağlı olarak gelişen kalıtsal bir kanama hastalığıdır. Gen tedavisi ise hastalığın temel nedenini hedefleyen yenilikçi bir tedavi yöntemidir. Bu yöntemle vücudun uzun süreli Faktör IX üretmesi amaçlanmaktadır. Uygun hastalarda düzenli faktör tedavisi ihtiyacını azaltabilen gen tedavisi, kanama sıklığının düşmesine ve hastaların yaşam kalitesinin artmasına önemli katkı sağlayabilmektedir." ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Türkiye'nin Referans Merkezleri Arasında Yer Alıyor</h3>

<p>Hemofili alanında yürüttüğü klinik araştırmalar ve ileri tedavi uygulamalarıyla dikkat çeken Gaziantep Üniversitesi Hastanesi, gen tedavisi başta olmak üzere yenilikçi sağlık uygulamalarını hayata geçirmeyi sürdürüyor.</p>

<h3>Bilimsel Çalışmalara Katkı Sürüyor</h3>

<p>Prof. Dr. Vahap Okan, Gaziantep Üniversitesi olarak ileri tedavi yöntemlerini hastalarla buluşturmaya devam edeceklerini belirterek, bu uygulamaların hem hastaların yaşam kalitesini yükselttiğini hem de Türkiye'de hemofili tedavisinin gelişimine katkı sunduğunu ifade etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/gaun-hastanesinden-bir-ilk-daha</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 10:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/gaun-11-2.jpeg" type="image/jpeg" length="15240"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gaziantep'te Karaciğer Tümörü Tedavisinde Tarihi Adım]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/gaziantepte-karaciger-tumoru-tedavisinde-tarihi-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/gaziantepte-karaciger-tumoru-tedavisinde-tarihi-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep Üniversitesi Hastanesi'nde karaciğere yayılmış tümörü bulunan bir hastaya ilk kez mikrodalga ablasyon yöntemi uygulandı. Ameliyatsız gerçekleştirilen işlem başarıyla tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Hastanesi, girişimsel radyoloji alanında önemli bir uygulamaya imza attı. Karaciğere yayılmış tümörü bulunan bir hasta, hastanede ilk kez uygulanan mikrodalga ablasyon yöntemiyle ameliyata gerek kalmadan tedavi edildi.</p>

<p>İşlem, GAÜN Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Hamdi Şahan ve ekibinin görüntüleme cihazları eşliğinde gerçekleştirdiği girişimsel işlemle başarıyla tamamlandı. Cilt üzerinde açılan küçük bir girişten uygulanan mikrodalga ablasyon yöntemi sayesinde tümörlü doku yüksek ısıyla hedef alınarak etkisiz hale getirildi.</p>

<p><img alt="Ameliyatsız Tedavi Kanser (2)" height="576" src="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/ameliyatsiz-tedavi-kanser-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="864" /></p>

<h3>Modern Tedavi Yöntemi Öne Çıkıyor</h3>

<p>Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Mehmet Hamdi Şahan, mikrodalga ablasyon yönteminin uygun hastalarda açık cerrahiye alternatif olabilecek modern tedavi seçeneklerinden biri olduğunu ifade etti. Şahan, işlemin küçük bir girişten uygulanması sayesinde hastaların hastanede daha kısa süre kaldığını ve günlük yaşamlarına daha hızlı dönebildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="Ameliyatsız Tedavi Kanser (3)" height="576" src="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/ameliyatsiz-tedavi-kanser-3.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="864" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Tedavi Süreci Planlandığı Gibi İlerliyor</h3>

<p>İşlemin ardından hastanın genel sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Tedavi ve takip sürecinin ise planlanan şekilde sürdüğü ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/gaziantepte-karaciger-tumoru-tedavisinde-tarihi-adim</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2026/07/ameliyatsiz-tedavi-kanser-1.jpeg" type="image/jpeg" length="79759"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Telefon Kullananlar Dikkat: Sağlığınız Sessizce Bozuluyor]]></title>
      <link>https://www.gaziantepdogus.com/telefon-kullananlar-dikkat-sagliginiz-sessizce-bozuluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gaziantepdogus.com/telefon-kullananlar-dikkat-sagliginiz-sessizce-bozuluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital cihazlara olan bağımlılığın artmasıyla birlikte hareketsiz yaşamın tetiklediği fiziksel rahatsızlıklar insan vücudunda kalıcı hasarlara yol açıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda hayatımızın dijital cihazlara bağlılığının artmasıyla birlikte telefon ve bilgisayar kullanımı her geçen gün artmaya devam ediyor. Akıllı telefon ve dijital cihazlar günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken, uzmanlar uzun süre ekran kullanımının fiziksel sağlık üzerindeki olumsuz etkilerine karşı ciddi uyarılarda bulunuyor. Boyun duruşundan göz sağlığına, kas gücünden el-göz koordinasyonuna kadar birçok alanda değişikliklere neden olabilen ekran alışkanlıkları, küçük önlemlerle kontrol altına alınabiliyor.</p>

<h3>Teknoloji Boynu Riski Büyüyor</h3>

<p>Uzmanlara göre telefonu kullanırken başın sürekli öne eğik tutulması, boyun bölgesine yaklaşık 27 kilograma kadar yük bindirebiliyor. Bu durum zamanla kaslarda, omurgada ve eklemlerde geri dönülemez sorunlara yol açabiliyor. Bu tehlikeli durumun önüne geçebilmek adına telefonun mümkün olduğunca göz hizasında tutulması ve uzun süre aynı pozisyonda sabit kalınmaması öneriliyor.</p>

<h3>Göz Sağlığı Tehlike Altında</h3>

<p>Yapılan son araştırmalar, miyop vakalarının artışında yalnızca ekran kullanımının değil, açık havada geçirilen sürenin azalmasının da etkili olabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, her gün gün ışığında vakit geçirmenin göz gelişimi açısından koruyucu olabileceğini ve dijital cihaz kullanımının düzenli molalarla desteklenmesi gerektiğini ifade ediyor.</p>

<h3>Kas Gücü ve Kavrama Kuvveti Azalabilir</h3>

<p>Hareketsiz yaşam ve uzun süre bilgisayar başında çalışmanın, özellikle gençlerde kavrama gücünü olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. Uzmanlar, düzenli egzersiz yapılmasının ve günlük yaşamda fiziksel aktivitenin artırılmasının kas gücünün korunması açısından hayati önem taşıdığını vurguluyor.</p>

<h3>El-Göz Koordinasyonu da Etkilenebiliyor</h3>

<p>Telefon ekranında yapılan hızlı dokunma hareketleri bazı dijital becerileri geliştirse de, uzmanlara göre bu durum ince motor becerilerinin geliştiği anlamına gelmiyor. Özellikle çocuklarda yemek yapmak, resim çizmek, müzik aleti çalmak ve elle yazı yazmak gibi fiziksel aktivitelerin el-göz koordinasyonunu doğrudan desteklediği ifade ediliyor.</p>

<h3>Uzmanlardan Dijital Cihaz Kullananlara Hayati Tavsiyeler</h3>

<p>Gün içinde alınacak basit önlemlerle bu sağlık risklerini en aza indirmek mümkün. Uzmanların sağlıklı bir dijital yaşam için sıraladığı altın kurallar şu şekilde özetleniyor:</p>

<p>Telefonu her zaman göz hizasına yakın tutmaya özen gösterin.</p>

<p>Uzun süre kesintisiz bir şekilde ekrana bakmaktan kaçının ve düzenli aralıklarla mola verin.</p>

<p>Her gün açık havada ve gün ışığında zaman geçirmeyi alışkanlık haline getirin.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akıllı saat gibi cilde temas eden cihazları belirli aralıklarla çıkarıp cildinizi dinlendirin.</p>

<p>İnce motor becerilerini ve el yeteneklerini geliştiren fiziksel aktivitelere zaman ayırın.</p>

<p>Düzenli egzersizler yaparak kas gücünüzü ve vücut duruşunuzu koruyun.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>GZT</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.gaziantepdogus.com/telefon-kullananlar-dikkat-sagliginiz-sessizce-bozuluyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gaziantepdoguscom.teimg.com/crop/1280x720/gaziantepdogus-com/uploads/2026/02/karanlikta-telefon-kullananlar-dikkat2.webp" type="image/jpeg" length="61014"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
